Hakaret Suçu ve Cezası
Kişinin onur ve haysiyetiyle ilgili doğrudan bağlantılı olan hakaret suçu 5237 sayılı TCK M. 125 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bir kimsenin şeref ve gururunun incitilmesi, kişilik haklarını zedelemektedir. Dolayısıyla hakaret suçu doğrudan kişilik hakları ile ilişkilidir.
Bu yazımızda hakaret suçu ve cezasına ilişkin genel bilgiler paylaşılmış olup, cezai uyuşmazlığınıza ilişkin detaylı bilgi için iletişim bölümündeki bilgilerden Çapa Hukuk Bürosu’na ulaşabilirsiniz.
Hakaret Suçu Nedir? (TCK 125)
TCK M.125/1’e göre; bir kimseye, onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi hakaret suçunu işlemiş olur.

Somut bir fiil veya olgu isnat etmek suçun maddi unsurunu oluşturan seçimlik hareketlerden birisidir. Bunun anlamı, gerçekleşmiş belirli bir olayın veya işlenmiş bir fiilin mağdura yüklenmesidir. Somut bir fiil veya olgu ile anlatılmak istenen, doğruluğu ve yanlışlığı ortaya çıkarabilecek ispatlanması olanaklı bir fiildir. Örneğin; “o hırsızdır” demek sövme, buna karşılık “o (A)’nın evinden mücevher çaldı” demek somut olgu isnadıdır.
Sövmek fiilinde, bir kimse hakkında soyut olarak; onur, şeref ve saygınlığı rencide edici olumsuz bir değer yargısının belirtilmesidir. Suç, küfür etmek gibi sözlü bir biçimde işlenebileceği gibi, kişiye el-kol hareketi yapmak, yüzüne doğru tükürmek, kavga sırasında cinsel organını sallamak gibi davranışlarla da işlenebilir.
Hakaret Suçu Nasıl İşlenir? Hakaret Suçunu Oluşturan Sözler Nelerdir?
Hakaret suçunun fiil unsuru, sözle, yazıyla, görüntüyle veya herhangi bir davranışla gerçekleştirilebilir. Hakaret suçlarının “şeref” kavramını koruduğu konusunda öğretide görüş birliği vardır. Dolayısıyla hakaret fiilin; yere, konuya, zamana ve gerçekleşme biçimine göre değerlendirilmesi gerekir. Fiil, objektif olarak ve Yargıtay Kararlarına göre, hakaret olarak nitelendirilir ise suç oluşur.
Hakaret sayılan kelimeler kanunda tek tek belirtilmemiştir, hakaret suçunda önemli olan kişiyi değersizleştirecek ve kişilik haklarını zedeleyecek fiillerin cezalandırılmasıdır. Yargıtay kararlarına göre örnek olarak bir kişiye; “şerefsiz”, “gerizekalı”, “salak”, “adi”, “haysiyetsiz”, ”hayvan”, “aptal”, “pislik”, “alçak”, “fahişe”, “hırsız”, “rüşvetçi”, ”eşek”, “öküz”, “it”, ”ahlaksız”, vb. gibi sözler söylemenin veya hayvan isimleri ile hitap etmenin veya küfür olarak nitelendirebilecek kelimelerle hakaret edilmesi bu suçu oluşturur.
Huzurda (Yüze Karşı) İşlenmesi
Suçun huzurda işlenmiş sayılabilmesi için, söylenen sözün herhangi bir aracıya gerek duyulmaksızın doğrudan doğruya mağdur tarafından öğrenilmiş olması gerekir. Fail ve mağdurun yüz yüze gelmiş olmaları aranmaz. Bu nedenle örneğin; apartman sahanlığında giriş kapısının arkasında mağdurun duyabileceği biçimde söylenen sözlerin de huzurda söylenmiş olduğu kabul edilmektedir. Suçun huzurda işlenmiş olması durumunda, ayrıca ihtilatın da gerçekleşip gerçekleşmediğini araştırmaya gerek yoktur. Suçun huzurda işlenmiş sayılabilmesi için hakaretin doğrudan mağdur tarafından duyulmuş veya öğrenilmiş olması gerekir. Bu nedenle sözün uzakta söylenmiş veya işitme engelli olması nedeniyle hakaret içeren sözü mağdurun duymamış olması durumunda bu koşul gerçeklemiş olmaz, ihtilat da yok ise, faili cezalandırmak mümkün değildir.
Mağdurun Yokluğunda İşlenmesi
Hakaretin mağdurun gıyabında işlenmesi de mümkündür. Bu durumda, hakaretin cezalandırılabilmesi için suçun en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir (TCK m.125/1 c.2). Anayasa Mahkemesi, mağdurun yokluğunda işlenen hakaret suçlarında en az 3 kişi ise ihtilat edilmesi koşulu aranmasını, Anayasa’ya aykırı görmemiştir. “İhtilat”, en az üç kişinin isnat edilen fiil veya olgu ya da sövmeyi öğrenmiş olmaları demektir. Öğrenme olanağı yeterli değildir. Bu bakımdan, ihtilat ile aleniyet farklı şeylerdir. Aleniyetten kasıt, hakaretin belirsiz ve çok sayıda kişi tarafından öğrenilmesini mümkün kılacak şekilde gerçekleştirilmesidir.
Mağdur yokluğunda ihtilatın oluşması için, hakaret oluşturan sözü asgari sayıdaki kişinin bilgisine uzlaştırmaya elverişli herhangi bir araç kullanmış olabilir. Her ne kadar TCK m.125, bunların toplu veya dağınık olması gereğinden açıkçası söz etmiş değil ise de, TCK bakımından da asgari sayıdaki kişilerin bir arada bulunmaları ve hakareti aynı anda öğrenmiş olmalarına gerek yoktur. Yine isnat edilen fiil veya olguyu öğrenme olanağının doğrudan fail tarafından yaratılmış olması da aranmaz. İsnat edilen fiil veya olgunun, bir başka kişinin bilgisine ulaştırmaya uygun ve elverişli herhangi bir araç kullanılmış olabilir. Bu bağlamda, fiil veya olgunun bir başka kişiye aktarılması kastıyla tek bir kişiye söylenmesi ve o kişi tarafından üçüncü kişilere aktarılması durumunda da bu koşul gerçekleşmiş olur.
İnternet ve Sosyal Medya Yoluyla İşlenmesi
Hakaret suçunun huzurda işlenmiş sayılmasını, mağdurun doğrudan doğruya hakareti öğrenmiş olması durumuyla sınırlanmamış, bunun yanında suçun bazı araçlar kullanılarak işlenmesini de huzura eşit saymıştır. Suçun huzura eşit sayılan bir durumda işlenmesine ilişkin olarak TCK m. 125/2; “sesli, yazılı veya görüntülü ileti”den söz etmektedir. Bu açıdan bakıldığında TCK’daki düzenlemeye göre söz gelimi cep telefonu veya elektronik posta ile işlenen hakaret suçlarında da huzur koşulu gerçekleşmiş olmaktadır. Yeter ki, bunlar doğrudan “mağduru muhatap almış”, yani bunların içeriği doğrudan doğruya mağdur tarafından öğrenilmiş olsun. Bu yüzden yazının doğrudan doğruya ve ilk olarak mağdur tarafından okunmuş olması gerektiği gibi, telefonla hakaret suçunda da failin doğrudan mağdurla konuşmuş olması; elektronik postanın doğrudan mağdurun e-posta adresine (veya üyesi olduğu maili list’e), mesajın da mağdurun cep telefonuna gönderilmiş olması şarttır. Bu nedenle doğrudan mağduru muhatap almış olmadığı için basın yoluyla hakaret suçunun huzura eşit sayılan bir durumda işlenmiş sayılamayacağı haklı olarak kabul edilmektedir.
Hakaret suçu, yazı veya herhangi bir başka araçla gerçekleştirilmiş olabilir. Failin, söz gelimi ihtilat için aranan asgari sayıdaki kişilere mağdura isnat ettiği fiil veya olguyu mektupla veya elektronik posta ile bildirmesi durumunda da hakaret suçu oluşur. Bununla birlikte, mektup veya elektronik posta her seferinde aynı kişiye gönderilmiş olursa bu suç oluşmaz.
Hakaret Suçunun Nitelikli Halleri
Hakaret suçunda cezanın ağırlaştırılmasını gerektiren nitelikli haller TCK m.125/3 (suçun kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi, suçun kişinin dinsel, siyasal, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı işlenmesi, suçun kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle işlenmesi) ve TCK m.125/4’te düzenlenmiştir. Söz konusu nitelikli hallerden birisi gerçekleştiğinde, “cezanın bir yıldan aşağı olamayacağı” öngörülmüştür.
Kamu Görevlisine Hakaret
Suçun huzurda veya gıyapta işlenmesine ya da hakaret veya sövme olmasına göre bir ayrıma gidilmemiştir. Bununla birlikte, kamu görevlisine karşı işlenen suçun nitelikli hal sayılabilmesi için bunun görevden dolayı işlenmesi, mağdurun yerine getirdiği görev ile işlenen hakaret suçu arasında nedensellik bağlantısının bulunması (görev dolayısıyla işlenmesi) gerekir. Suçun görevden dolayı işlenmesi yeterli olup, ayrıca görev sırasında da işlenmiş olması gibi bir koşul aranmadığından kamu görevlisinin görevinden ayrılmasından sonra işlenen hakaret suçunda da bu hüküm uygulanmalıdır. Buna karşılık kamu görevlisinin görevini kötüye kullanması nedeniyle işlenen hakaret suçunda bu nitelikli hal uygulanmayacağı gibi, bu durum haksız bir fiile tepki olarak suçun işlenmesi nedeniyle cezanın indirilmesini de gerektirebilir (TCK m.129/1).
Yargıtay’a göre, hakaretin “görevden dolayı” mı olduğu tespit edilirken hakaret eylemlerine muhatap olan kamu görevlisinin faile karşı doğrudan veya dolaylı görev yapması koşulu aranmayacaktır. Zira, hakaret doğrudan görevle ilgili olabileceği gibi, görevin yerine getirilmiş yöntemi ya da sonuçları ile ilgili de olabilir. Burada önemi olan, hukuka uygun bir surette yapılan görevin hakaret nedenini oluşturması olup, bir kamu görevine karşı duyulan düşmanlık nedeni ile, görevi ifa eden veya etmiş olan görevliye yönelik bir hakarette de o görevle suç arasında nedensellik bağı bulunmaktadır.
Suçun Alenen Olması
Aleniyet, suç ister huzurda, isterse gıyapta başkalarıyla ihtilat ederek işlenmiş olsun, her iki durumda da nitelikli hal sayılmaktadır. TCK’da ihtilat ile aleniyet farklı anlamlarda kullanılmıştır. Aleniyet, soyut, ihtilat ise somut bir kavramdır. Buna göre aleniyet, belirsiz sayıda kişilerin hakaret oluşturanın içeriği öğrenmelerine olanak sağlayan herhangi bir araç kullanmak suretiyle suçun işlenmesini ifade eder. Failin hakaret oluşturan sözün duyulması olanağını yaratmış olması yeterlidir. Söylenen sözün fiilen duyulmuş olup olmaması, nitelikli halin uygulanması bakımından önem taşımaz. Örneğin, suçun herkese açık bir yerde (sokak, kahve, devlet dairesi) işlenmesi durumunda, bu nitelikli hal oluşur.
Herkese açık olmakla birlikte, alınman tedbirler nedeniyle bazı kişilerin giriş ve çıkışı için engel konulmuş olan yerlerde işlenen hakaret suçunda aleniyetin varlığından söz edilemez. Örneğin, “aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenmeyen sayıda kişi tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında”, baro odasındaki sözleri nedeniyle sanık bakımından aleniyet unsuru oluşmaz.
Hakaret Suçunun Cezası
Türk Ceza Kanunu madde 125/1’e göre; “Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.
(3) Hakaret suçunun;
a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,
b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,
c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle, işlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.
(4) Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır.
(5) Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde hükümleri uygulanır.
Hakaret suçunun “haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi”, haksız tahrik hali olarak sayılmıştır. TCK m.129/1’e göre; “hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.” Eğer hakaret, kasten yaralamaya tepki olarak işlenmiş ise, TCK m. 129/2’ye göre; “bu suçun, kasten yaralama suçuna tepki olarak işlenmesi halinde, kişiye ceza verilmez.” Hakaret suçu hakarete tepki olarak işlenmiş ise TCK m.129/ye göre; “hakaret suçunun karşılıklı olarak işlenmesi halinde, olayın mahiyetine göre, taraflardan her ikisi veya biri hakkında verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.”
Şikayet Süresi ve Zamanaşımı
Hakaret suçuna maruz kalan mağdur, hakaret fiilini ve hakaret suçunu işleyen faili öğrenmesinden itibaren 6 ay içerisinde şikayet etmesi gerekmektedir. Hakaret suçu bakımından zamanaşımı süresi 8 yıldır. Dolayısıyla hakaret fiilinin işlenmesinden itibaren 8 yıl geçmekle birlikte soruşturma ve/ veya kovuşturma süreci başlatılamaz.
Şikayetten Vazgeçme
Hakaret suçu kural olarak şikayete tabi olmakla birlikte (kamu görevlisine edilen hakaret hariç olmak üzere) şikayetçi yani hakaret suçuna maruz kalan mağdurun, soruşturma aşamasında şikayetinden vazgeçmesi ile birlikte suç ortadan kalkar. Ancak kovuşturma (yargılama) aşamasında şikayetçinin, şikayetinden vazgeçmesi sanık tarafın onayına bağlıdır. Sanık, eğer ki şikayetçinin, şikayetinden vazgeçmesini kabul etmezse yargılama devam eder.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Hakaret suçunda görevli mahkeme “Asliye Ceza Mahkemesi’dir.” Hakaret suçunda yetkili mahkeme ise “suçun işlendiği yer mahkemesidir.”
Hakaret Suçunun Cezasına HAGB
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmasını ifade eder (CMK 231/5). Burada da farklı bir tür erteleme, başka bir ifadeyle ceza kanunundaki ertelemeye nazaran daha lehe sonuçlar doğuran bir durum söz konusudur. Hakaret suçunda Mahkeme tarafından tayin edilen ceza miktarının 2 yıl veya daha az olması halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) uygulanması mümkündür.
Hakaret Suçunda Uzlaşma
Hakaret suçunun kovuşturulması kural olarak şikayete bağlıdır. Bu nedenle de CMK m.253 uyarınca uzlaşma kapsamındadır. Bununla birlikte eğer kamu görevlisine görevi nedeniyle hakaret edilmiş ise kovuşturma re’sen yapılır ve uzlaştırma aşaması da gündeme gelmez.
Etkin Pişmanlık Var Mıdır?
Suçun bütün unsurlarıyla tamamlanmasından sonra failin bazı pişmanlık gösteren hareketler yapması durumunda, bu hareketler dolayısıyla faile ceza verilmemesini veya cezada indirim yapılmasını ifade eden kuruma etkin pişmanlık adı verilmektedir. Etkin pişmanlık hükümleri sadece düzenlendikleri suçlar bakımından uygulanabilmekle birlikte, hakaret suçunda etkin pişmanlık hükümleri uygulanmamaktadır.
Şikayete Tabi Midir?
Hakaret suçu kural olarak şikayete tabi bir suçtur. Şikayet hakkına sahip olan kişi, hakarete maruz olan kişidir. Bununla birlikte, suça maruz kalan kişi, şikayet edemeden ölür veya bu suçlar ölmüş bir kişinin hatırasına karşı işlenmiş olursa, ölenin ikinci dereceye kadar üstsoy ve altsoyu, eş veya kardeşleri şikayette bulunabilir (TCK m.131/2). Ancak kamu görevlisine görevi nedeniyle hakaret edildiği takdirde, hakaret suçu şikayete tabi değildir re’sen soruşturulur ve kovuşturulur.
Adli Para Cezasına Çevrilir Mi?
Hakaret suçunun basit veya nitelikli hallerinde, suçun adli para cezasına çevrilmesi mevcut şartlara göre gündeme gelebilir. Tayin edilecek adli para cezası ise kişinin ekonomik durumuna göre gün karşılığı olmak üzere 20-TL ile 100-TL arasındadır.
Hakaret Suçunun Cezası Kaç TL’dir?
Hakaret suçunda tayin edilecek para cezası miktarı, sanık tarafa verilecek adli para cezasının kaç gün ve ekonomik durumuna göre de kaç TL ile belirlenmesi ile hesaplanabilmektedir. Hakaret suçunda adli para cezası 5 günden az ve 730 günden fazla olamaz. Örneğin; hakaret suçunu işleyen sanık tarafa; 200 gün adli para cezası ve bir gün karşılığı 50-TL belirlenirse, 200 gün X 50-TL olmak üzere toplamda 10.000-TL olarak belirlenir.
Mesajla Hakaret Etmenin Cezası Nedir?
TCK m.125/2 uyarınca; “Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.” Dolayısıyla mesaj yoluyla başka bir kişiye hakaret eden kişi hakaret suçunu işlediğinden bahisle 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası veya adli para cezası ile cezalandırılabilir.
Sosyal Medyada Küfür Etmenin Cezası Nedir?
Sosyal medya aracılığıyla herhangi bir kişiye küfür etmek, hakaret suçunun huzurda işlendiğine delalet eder. Sosyal medya vasıtasıyla hakaret suçunun huzura eşit sayılan bir durumda işlenmesi kabul edilerek TCK m.125/2 uyarınca; Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur. Bu sebeple sosyal medya aracılığıyla başka bir kişiye küfür eden kişi, bu suçu işlediğinden 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası veya adli para cezası ile cezalandırılabilir.
Şahsıma Hakaret Davası Açılırsa Ne Olur? Ne Yapmalıyım?
Şahsına hakaret davası açılan kişi ve kişilerin, bu suç nedeniyle haklarında gerek soruşturma (savcılık) süreci bakımından gerekse kovuşturma (yargılama) süreci yönünden desteklenmesi amacıyla uzman avukat desteği önemlidir. Türk Ceza Kanunu M.125 ve devamında hakaret suçunun işleniş şekline göre kanun koyucu birçok yaptırım koymuştur. Hakaret suçunu işleyen kişi bu dava vasıtasıyla hapis cezası ve adli para cezası gündemiyle yargılanmaktadır. Hakaret suçu ile yargılanan şüpheli veya sanık bakımından ise eğer ki şartları ve gerekçeleri var ise beraat veya indirimli ceza nedenleri incelenir. Çapa Hukuk Bürosu tarafından gerekli araştırmaların yapılması ile birlikte uzman avukat desteği sağlanmakta ve savunma hakkı kapsamında kişilere destek sağlanmaktadır.
Hakaret Davası Sicile İşlenir Mi?
Hakaret davası vasıtasıyla yargılanan bir kişi hakkında mahkeme tarafından ceza hükmü verilebilir. Bu dava nedeniyle mahkumiyet hükmü alan kişinin cezası, Adli Sicil Kanun’a göre adli siciline işler.




Hocam merhabalar ben sosyal medya instgramdan birine embesil su aygiri yorumu yaomistim. Bana sikayet edicem dawa aciyorum awukatima soyledim dedi oyuncu biriydi bu. Cezasi ne olur ? Simdiden tskkurler🤲🏻
Merhaba, sosyal medya üzerinden gönderdiğiniz mesajlar hakaret unsuru içermektedir.
Türk Ceza Kanunu madde 125/1’e göre; “Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.”
sosyal medya üzerinde tarafıma mal ve hırto gibi ifade kullanan bir şahıs hakkında nasıl bir yol izlemeliyiz
Savcılığa suç duyurusunda bulunabilirsiniz bu kelimeleri tarafınıza yönelten kişi bakımından. Savcılık ilgili ithamlar yönünden dosyayı öncelikle uzlaştırma bürosuna gönderecektir. Uzlaştırma prosedüründe karşı taraf ile anlaşamamanız halinde, Asliye Ceza Mahkemesi’nde ilgili kişi yönünden hakaret davası açılacaktır.