Ceza HukukuMakalelerimiz

Dolandırıcılık Suçu ve Cezası

Dolandırıcılık suçu malvarlığına ilişkin suçlardan ayrılır. Suçun ayrılma noktası ise failin hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına yarar sağlamasıdır.

Mağdurun iradesini kırmak veya yönlendirmek amacıyla hileli davranışlarda bulunmak suçun temel özelliğini oluşturur. Dolandırıcılık suçunda korunan hukuksal yararın malvarlığı olmasının yanında, hileli davranışlarla kişi aldatıldığı için, irade özgürlüğünün de korunduğu anlayışı vardır.

Bu yazımızda “dolandırıcılık suçu ve cezasına” ilişkin genel bilgiler paylaşılmış olup, hukuki uyuşmazlığınıza ilişkin detaylı bilgi için iletişim bölümündeki bilgilerden Çapa Hukuk Bürosu’na ulaşabilirsiniz.

Dolandırıcılık Suçu Nedir?

Dolandırma eylemleri toplumların en eski sorunlarından biridir. Ekonomik karmaşalar ortaya çıktıkça, insanlar çalışma hayatını bir yol olarak seçmedikçe, kolay yoldan bu suça sürüklenebilirler. Toplumda bu karmaşanın içinde kötü niyetin artmasıyla suça sürüklenenler, hakları olmayan malvarlıklarıyla haksız yarar sağlamakta ve bu da dolandırıcılık suçunu doğurmaktadır.

Dolandırıcılık suçunu, bir kimsenin iyi niyet kurallarına aykırı hareket ederek karşısındaki kişinin mal varlıklarında tasarruf etmesine neden olacak hareketlerde bulunması olarak tanımlayabiliriz.

Dolandırıcılık Suçu ve Cezası

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157. Maddesi uyarınca;

“Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası verilir.”

şeklinde açıklanmıştır. Fail, kendi malvarlığına yarar olacak şekilde herhangi bir kimseyi aldatarak bu suçu işler. Yargıtay Kararları ile örneklemek gerekirse;

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2014/399E. – 2015/722K. sayılı ve 15/09/2015 T. kararında;

“…dolandırıcılık suçunu malvarlığına karşı işlenen diğer suç tiplerinden farklı kılan husus, aldatma temeline dayanan bir suç olmasıdır. Birden fazla hukuki konusu bulunan bu suç işlenirken, sadece malvarlığı zarar görmemekte, mağdurun veya suçtan zarar görenin iradesi de hileli davranışlarla yanıltılmaktadır. Madde gerekçesinde de, aldatıcı nitelik taşıyan hareketlerle, kişiler arasındaki ilişkilerde var olması gereken iyi niyet ve güvenin bozulduğu, bu suretle kişinin irade serbestisinin etkilenip irade özgürlüğünün de ihlâl edildiği vurgulanmıştır.”

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2014/15-505E. – 2017/130K. sayılı ve 07/03/2017 T. kararında;

“Fail kendisi veya başkasına yarar sağlamak amacıyla bilerek ve isteyerek hileli davranışlar yapmalı, bu davranışlarla bir başkasına zarar vermeli, verilen zarar ile eylem arasında uygun nedensellik bağı bulunmalı ve zarar da, nesnel ölçüler göz önünde bulundurularak belirlenecek ekonomik bir zarar olmalıdır.”

Basit Dolandırıcılık Suçu

Basit dolandırıcılık suçu, failin belirli hileli davranışlarla mağdur kişiyi aldatması ve mağdur olan kişinin veya başkası zararına olacak şekilde bu suçu işleyenin kendisine veya başkasına yarar sağlamasıdır. Bu suç, Türk Ceza Kanunu’nun 157. maddesinde düzenlenir. Basit dolandırıcılığın cezası 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası ve 5.000 güne kadar adli para cezasıdır.

Nitelikli Dolandırıcılık Suçu

Dolandırıcılık suçu nitelikli hale geldiğinde;

  • Dinin istismar edilmesiyle,
  • Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanarak,
  • Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanarak,
  • Kamu kurum ve kuruluşları araç yapılarak bilişim Sistemlerinin kullanılması suretiyle,
  • Banka veya kredi kurumunun araç olarak kullanılması suretiyle,
  • Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle

cezanın arttırılmasını sağlamaktadır.

5237 Sayılı Türk Ceza Kanun’un 158/1. maddesinde düzenlenmiştir. 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle, cezanın alt-üst sınırı arttırılarak 2-7 yıl yerine 3-10 yıla çıkarılmış (ayrıca beş bin gün adli para cezasına hükmolunur.) Nitelikli haller de bent şeklinde eklenmiştir. Sıralamak gerekirse;

Dinin İstismar Edilmesiyle Nitelikli Dolandırıcılık Suçu

Din toplumsal yaşamda, toplum bireyleri için önemli bir noktada ve geniş bir alanda temsil edilmektedir. Gerek bilgi kirliliği gerek manevi, yoğun duygusallık gerekse alışılagelmiş ve gelenek olmuş olan inançlar bireyleri istismar edilmeye açık hale getirmekte, buna bağlı olarak da dini duyguları istismar etmek daha kolaydır.

TCK’nın 158/1-a maddesinde düzenlenen ve daha ağır cezayı gerektiren bu hal nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturacaktır. Bu kapsamda üfürükçü, muskacı, cami yaptırma menfaatiyle yarar sağlama bu bent kapsamına girer.

Kişinin İçinde Bulunduğu Tehlikeli Durum veya Zor Şartlardan Yararlanarak Nitelikli Dolandırıcılık Suçu

İçinde bulunduğu kötü şartlar nedeniyle zaruret halinde olan kimseler aslında yardım edilmesi gereken kimselerdir. Bu durumda olan kişiler güvenmeye daha muhtaçtır, aldatılmaları daha kolaydır. Bu nitelikli halin gerçekleşebilmesi için failin, mağdurun içinde bulunduğu tehlikeli veya zor şartlardan yararlanması yeterlidir. TCK’nın 158/1-b maddesinde düzenlenen ve daha ağır cezayı gerektiren bu husus nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturacaktır.

Kişinin Algılama Yeteneğinin Zayıflığından Yararlanarak Nitelikli Dolandırıcılık Suçu

Bu nitelikli halin gerçekleşmesi için mağdur yaşça küçük ya da aşırı yaşlılığı, akıl zayıflığı, sarhoşluğu gibi nedenlerle algılama yeteneğinin zayıflamış olması gerekir. Mağdurun algılama yeteneğinin zayıflığı kalıcı olabileceği gibi geçici de olabilir. Olay anında mağdurun zayıf olması şarttır. TCK’nın 158/1-c maddesinde düzenlenen ve daha ağır cezayı gerektiren bu hal nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturacaktır.

Kamu Kurum ve Kuruluşları Araç Yapılarak Nitelikli Dolandırıcılık Suçu

Kamu kurum ve kuruluşlarından kasıt; devletin yasama, yürütme ve yargı görevlerini yürüten, asli vazifeleri kamu hizmeti görmek olan, Anayasa ve ilgili kanunlarında görev ve yetkileri tanımlanmış bütün kamu kurumlarıdır. Bu kuruluşların ‘’araç’’ olarak kullanılması nitelikli halin gerçekleşmesi için yeterlidir, suçtan ayrıca zarar görmelerine gerek yoktur.

İlgili halin nitelikli olmasının sebebi halkın, kamu kurum ve kuruluşlarına, kamu meslek kuruluşlarına, siyasi partilere, dernek ve vakıflara daha fazla güvenmesi sonucunda dolandırılması halinin toplum huzuruna vereceği zarardır. Bu kurumlara duyulan güven kaybedildiği takdirde suçun işlenmesi daha basit hale gelecektir. 5237 Sayılı TCK Madde 158/1-d uyarınca tüzel kişiliklerin kamusal niteliğine duyulan güvenin korunması amaçlanmıştır.

Bilişim Sistemlerinin Kullanılması Suretiyle Nitelikli Dolandırıcılık Suçu

Genel olarak bilişim sistemi, bilgileri otomatik olarak işleyen sistem olarak tanımlanabilir. Bu nitelikli halde fail, mağdur ile yüz yüze gelmeden hileli davranışı yapmış olmalıdır. Bilişim sistemine örnek olarak internet, burada ‘’hile’’ aracıdır. TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenen ve daha ağır cezayı gerektiren bu hal nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturacaktır.

Banka veya Kredi Kurumunun Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Nitelikli Dolandırıcılık Suçu

Banka ve kredi kurumunun araç olarak kullanılması yeterlidir. Bankaların olağan faaliyetlerinden maddi varlıkların (çek, senet vb. ) hileli araç olarak kullanılmış olması gerektiği yönünde karar vermiştir. Nitelikli halin uygulanması için banka ya da kredi kurumunun suçtan zarar görmüş olması da gerekmez. TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenen ve daha ağır cezayı gerektiren bu husus nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturacaktır.

Basın ve Yayın Araçlarının Sağladığı Kolaylıktan Yararlanmak Suretiyle Nitelikli Dolandırıcılık Suçu

Bu nitelikli halin gerçekleşebilmesi için basın ve yayın araçlarının suçun işlenmesinde özel bir kolaylık sağlamış olmaları şarttır. ‘’Basın ve yayın araçları” denilmiş olduğundan, basılı yayınları yapan araçların yanı sıra internet, radyo, televizyon ve diğer online platformlar da bu niteliktedir. Aldatıcı bilgiler bu araçlar sayesinde kolay, hızlı ve daha büyük kitlelere yayılabilmektedir. TCK’nın 158/1-g maddesinde düzenlenen ve daha ağır cezayı gerektiren bu hal nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturacaktır.

Dolandırıcılık Suçunun Şartları

  1. Hileli Davranış: Bir kimseyi gerçek düşüncesinden kopararak hataya sebebiyet verecek şekilde fikrinin değiştirilmesidir.
  2. Aldatıcılık: Kişi gerçekleşen hileli davranıştan sonra aldatılmalı, failin veya başkasının lehine kendi malvarlığında aldatılarak tasarrufta bulunmalıdır.
  3. Zarar: Hileli davranış sonucunda kişinin malvarlığında bir zarar oluşmalıdır.

Dolandırıcılık suçunun tamamlanması için, hileli davranışların gerçekleşmesi sonucunda; mağdurun aldatılması ve onun zararına yarar elde edilmesi şartı aranır.

Dolandırıcılık Suçunun Özellikleri

Dolandırıcılık suçunun temel özelliği “hileli davranıştır.” Mağdur, fail tarafından hileli davranışla aldatılarak malvarlığına zarar olacak şekilde tasarrufta bulunmalı, bu tasarruf failin yararına olmalıdır.

Dolandırıcılık Suçu Nasıl Şikayet Edilir?

Dolandırıcılık eylemi ile karşılaşan mağdur, en yakın karakola veya savcılığa giderek şikayetçi olmalıdır. Yurt dışındaki suçlarla ilgili şikayet, Türkiye’nin elçilik veya konsolosluklarına yapılır. Fakat günümüz şartlarında değişen ve gelişen teknoloji ile birlikte suç farklı şekillerde işlenebilir. Bu yüzden sürecin mağdurun yüksek yararına olması ve işleyişin uygun şekilde takibi açısından profesyonel hukuki yardım en doğru karar olacaktır.

Dolandırıcılık Suçunda Zamanaşımı Kavramı

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 157. maddede düzenlenen basit dolandırıcılık suçunun dava zamanaşımı süresi, suçun işlendiği tarihten itibaren sekiz yıldır (TCK m.66/1-e).

Dolandırıcılık suçunun TCK m.158’de sayılan nitelikli hallerinin dava zamanaşımı süresi, suçun işlendiği tarihten itibaren on beş yıldır (TCK m.66/1-d, 66/3).

Dolandırıcılık Suçunda Uzlaşma

Nitelikli dolandırıcılık suçu uzlaşmaya tabi bir suç tipi değildir. Türk Ceza Kanunu 157.maddesinde yer alan Basit dolandırıcılık suçu ise uzlaşma kapsamına alınan suçlardan biridir. Şüphelinin mağdurun suçtan kaynaklı uğramış olduğu zararı tazmin veya iade etmek istemesi ve tarafların bu konuda anlaşmaya varması halinde kamu davası açılamayacağı veya devam eden kovuşturma sırasında uzlaşma yoluna gidildiği takdirde düşme kararı verileceği hüküm altına alınmıştır. (5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 253 ve 254)

Dolandırıcılık Suçunda Görevli ve Yetkili Mahkeme

Basit dolandırıcılık suçlarında görevli mahkeme “asliye ceza mahkemeleridir”. Nitelikli dolandırıcılık suçlarında görevli mahkeme “ağır ceza mahkemeleridir”.

Dolandırıcılık Suçunun Cezası 2024

Basit dolandırıcılık suçunda, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezasıdır.
Nitelikli dolandırıcılık suçunda, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezasıdır.

Dolandırıcılık Suçu ve HAGB

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmasını ifade eder (CMK 231/5). Burada da farklı bir tür erteleme, başka bir ifadeyle ceza kanunundaki ertelemeye nazaran daha lehe sonuçlar doğuran bir durum söz konusudur. Basit dolandırıcılık suçunda ceza miktarının 2 yıl veya daha az olması halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) uygulanması mümkündür.

Dolandırıcılık Suçu Adli Sicil Kaydına İşler Mi?

Dolandırıcılık suçunun cezası hapis veya adli para cezasıdır. Mahkemece hükmolunan adli para cezası ödenmesine ilişkin kararlar sabıka kaydınıza işlemektedir. Dolandırıcılık istisna suçlara girmektedir. İstisna suçlar arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren 15, yasaklanmış hakların iadesi kararı yoksa 30 yıl sonra arşivden silinir (5352 s. K. m. 12/1-b).

Dolandırıcılık Suçu Davası Ne Kadar Sürer?

Basit dolandırıcılık suçu 1-2 yıl sürmekle birlikte, nitelikli dolandırıcılık suçu 2-3 yıl arasında sürmektedir.

Dolandırıcılık Suçunda Avukat Desteği Neden Önemlidir?

Ceza muhakemesinin en iyi şekilde, adaletli, hukuka ve insan haklarına uygun biçimde gerçekleştirilmesi toplumun yararınadır. Bu yarar yargılamanın en hızlı ve adil şekilde gerçekleştirilmesiyle sağlanmaktadır.

Ceza Hukuku çok geniş bir penceredir. Mağdurların veya faillerin bu geniş pencereye tam olarak hakim olmaları pek mümkün değildir. Değişen dünya ile birlikte ilerleyen teknoloji, bilim sadece iyi niyetle değil kötü niyetle de kullanılmaktadır. Bu da ceza hukukunda suç olarak tasvir ettiğimiz birçok başlığı da içine alarak devam etmektedir. Yeni başlıklar açılmakta, yeni nitelikler kazanmaktadır. Sahip olunan hakların tam olarak bilinmesi, bilinen hakların yansıtılması, adil ve doğru şekilde savunulma ve yeniliklere hakim olarak sürecin takip edilmesi her iki taraf için de seçilmesi gereken tek profesyonel tercih olacaktır.

Av. Buğra Çapa

Av. Buğra Çapa, Tekirdağ Anadolu Lisesi’nden mezun olduktan sonra Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde hukuk eğitimi almıştır. 2019 yılında Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olmuştur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Hemen Bilgi Al!