Ceza HukukuMakalelerimiz

Kovuşturma Nedir?

CMK M.175/1’de, iddianamenin kabulüyle kamu davasının açılmış olacağı ve kovuşturma evresinin başlayacağı belirtilmektedir. Bu yazımızda kovuşturma evresine ilişkin genel bilgiler paylaşılmış olup, hukuki uyuşmazlığınıza ilişkin detaylı bilgi için iletişim bölümündeki bilgilerden Çapa Hukuk Bürosu’na ulaşabilirsiniz.

Kovuşturma Ne Demektir?

Kovuşturma, bütün yargılamanın en üst noktasını oluşturur. Her ne kadar ihtilafların birçoğu dava açılmadan da ceza muhakemesinin diğer kurumlarıyla çözülüyor ise de, yargı kararıyla suçluluk ve ceza yaptırımları hakkında bir yargı hükmü verilmesi gerekir. Kesinleşen bu hükmün hukuksal sonuçlarının doğabilmesi ancak kovuşturma evresi sonunda verilen hükümle doğar. Böylece soruşturma evresinin bitmesiyle beraber, iddianamenin de kabulüyle kovuşturma evresi başlamakta ve kanun yolları da bu evreye dahil olmaktadır.

Soruşturma ve Kovuşturma Arasındaki Fark Nedir?

Soruşturma ve kovuşturma arasındaki fark; soruşturma aşaması, suç haberinin alınması ile başlayan ve kovuşturmaya yer olmadığı kararının verilmesi veya iddianamenin kabulü ile son bulan evreye denilmektedir. Kovuşturma aşaması ise iddianamenin kabulü ile başlayıp hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi ifade ettiği belirtilmiştir (CMK 2/1-f).

Kovuşturma Aşamasında Duruşma Hazırlığı ve Duruşma

Duruşma hazırlığı evresinde; duruşma gününün belirleneceği, duruşmada hazır bulunması gereken kişilerin çağrılacağını, iddianamenin sanığa tebliğ edileceğini, sanığın savunma delillerinin toplanmasını isteyebileceğini, çağrılması reddedilen tanık veya uzman kişinin doğrudan mahkemeye getirilebileceğini, çağrılan tanıkların ad ve adreslerinin sanığa ve savcıya bildirileceğini, tanık ve bilirkişinin naiplik ve istinabe yoluyla dinlenebileceğini, ve son olarak tanık ve bilirkişinin dinleneceği günün bildirileceğini belirtmiştir (CMK M.175/2 – 181). Bu işlemler genellikle biçime ilişkin olmakla beraber, tanık veya bilirkişinin erken dinlenmesi (CMK M.180) ve keşif (CMK M.181/2) gibi esasa ilişkin işlemler de yapılabilir. Duruşma hazırlığında kural olarak, işlemlerin tarihleri ve özellikle ilk celse tarihi belirlenerek gerekli tebligatlar yapılıp ilgililer duruşmaya çağrılır. CMK M.175/2’ye göre mahkeme, iddianamenin kabulünden sonra duruşma gününü belirler ve duruşmada hazır bulunması gereken kişileri çağırır.

Duruşma hazırlığı evresinde belirlenen günde, yetkili mahkemenin duruşma salonunda tanık ve bilirkişi yoklaması ile başlayıp hükme iştirak edecek hakim veya hakimlerin huzuru, zabıt katibinin yerini alması, savcı ve kural olarak sanığın ve müdafinin katılımıyla ara vermeksizin, halka açık ve sözlü olarak cereyan eden, delillerin ikame edilip tartışılması suretiyle maddi gerçeğe ulaşılmaya çalışılan ve son sözün sanığa verilmesiyle sona eren kovuşturma safhasının en önemli evresine duruşma denmektedir. Hükmün mahiyetini değiştiren kararlar duruşma yapılarak verilmelidir. Dosya üzerinden karar verilemez. Yine; suçtan zarar gören kişi veya kurumlara, davaya katılma ve diğer haklarını kullanabilmeleri için duruşma bildirilmelidir, bu yapılmadan kurulan hüküm hukuka aykırıdır.

Kovuşturma Aşamasında Delillerin Tartışılması

Yargılama konusu olayın açıklığa kavuşturulması, maddi gerçeğin bulunabilmesi için ispat amacıyla kullanılan araçlara delil denilir. Ceza hukukunda delil serbestisi geçerlidir. Yani, delillerin tüm hukuksal özelliklerini taşımaları kaydıyla, her şey delil olabilir. Bir hususun mutlaka belirli bir delille ispatlanması gerektiği şeklinde bir kural konulmamıştır. Sadece, duruşmanın nasıl yapıldığı ispatına ilişkin olarak delil serbestisi ilkesine sınırlama getirilmiştir.

CMK M.222’ye göre; duruşmanın nasıl yapıldığı, kanunda belirtilen usul ve esaslara uygun olarak yapılıp yapılmadığı ancak tutanakla ispat olunabilir ve tutanağa karşı yalnız sahtecilik iddiası yöneltilebilir. Böylece, sahteliği kanıtlanmadığı müddetçe duruşma tutanağının, duruşmada gerçekleşenler hususunda tek ispat aracı olacağı benimsenmiş bulunmaktadır. Her ne kadar ceza hukukunda delil serbestisi kuralı esas ise de, ispat araçları bazı özelliklere sahip olmalıdır.

Delil araçları kısaca şöylece özetlenebilir;

  • İspat konusuyla ispat aracı arasında bir bağ olmalıdır. İspat aracı olayı temsil etmeli, başka ifadeyle, yargılama konusu olayın tümünü veya bir parçasını ispat edecek nitelikte olmalıdır.
  • İspat aracı, beş duyu organımızla algılanabilecek nitelikte olmalıdır.
  • İspat aracı elde edilebilir olmalıdır.
  • İspat aracı elde ediliş şekli, muhafaza ve değerlendirme bakımından hukuka uygun olmalıdır. Hukuka aykırılık varsa, o olayı ne kadar ispatlarsa ispatlasın, bunun hiçbir önemi yoktur (CMK M.206/2-a).
  • İspat aracı sağlam ve güvenilir olmalıdır.
  • İspat aracı müşterek olmalı, başka anlatımla müşterekliği sağlanmalıdır. Bunun için iddia, savunma ve yargılama makamlarının bilgisine sunulmalıdır.
  • İspat aracı, akılcı ve bilim tarafından kabul edilebilir olmalıdır.

Kovuşturma Aşamasında Hüküm

Hüküm, kovuşturma evresinin son aşamasında verilir. Başkan son oturumunda hükmü huzurdakilere okur ve gerekçelerini de bildirir. Hükmün gerekçelerinin detaylı olarak yazılması ve ilgililere bildirimi gerekir. Hüküm, yargı organı adına varılan yargıyı ve bundan sonra o derece mahkemesinde davaya devam edilemeyeceğini ifade eder. Hüküm, dava konusu fiil hakkında karar verilmiş kişi, delil ve emareler, nedensellik, fiilin hukuksak nitelemesi, cezanın tespit ve tayini, güvenlik önlemleri, yargılama giderleri, gerekçeler ve hakimin imzasını taşır.

Hükmün kesinleşmesiyle kovuşturma evresi ve dolayısıyla da ilk derece yargılama sona erer (CMK M.2). Yani, hükmün kesinleşmesi kovuşturma evresini ve ilgili yargılama derecesini sona erdirir. Buradan verilen hüküm bir son karar olup, ara karar değildir. Uyuşmazlığı çözen, sonlandıran kararlara son karar veya hüküm adı verilmektedir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkumiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı hükümdür (CMK M.223/1). Adli yargı dışındaki bir yargı merciine yönelik görevsizlik kararı da kanun yolu bakımından hüküm sayılır (CMK M.223/10).

Kovuşturmada Görevli Ceza Mahkemeleri

Soruşturma ve kovuşturma evreleri arasındaki en önemli fark, soruşturma evresinin “savcılık” kovuşturma evresinin ise “mahkemeler” aracılığıyla yürütülmesidir. Kovuşturma evresindeki görevli ceza mahkemelerini sıralamak gerekirse;

  • Ağır Ceza Mahkemeleri,
  • Asliye Ceza Mahkemeleri,
  • İcra Ceza Mahkemeleri,
  • Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemeleri,
  • Çocuk Mahkemeleri,
  • Çocuk Ağır Ceza Mahkemeleri.

Kovuşturma Ne Zaman Sona Erer?

Ceza yargılamasının amacı olan somut gerçeğin ortaya çıkarılması için kanıtların duruşmada ortaya konulmasından sonra, bu kanıtlardan sonuç çıkarma yani tartışma evresi başlar. Böylece, ortaya konulan kanıtlarla ilgili taraflara CMK M.216/1’de belirtilen sıraya göre söz hakkı verilecek ve tartışma olanağı sağlanacaktır. Bu tartışma tamamlandıktan sonra, önce bireysel iddia makamını temsil eden katılan ve vekili, sonra da kamusal iddia makamını temsil eden savcı esas hakkındaki görüşünü beyan edecektir. Soruşturma evresinde elde ettiği kanıtlardan ulaştığı sona göre iddianameyi hazırlamakla görevli iddia makamı, bu suretle CMK M.225/1 uyarınca kovuşturma aşamasının sınırlarını belirmektedir.

Kamusal iddia makamını temsil eden savcı, karar verilmeden önce toplanan kanıtlara göre esasa ilişkin görüşünü anlaşılır bir biçimde ve eğer görüşü mahkumiyete ilişkin ise mevzuatta yer alan yasa ve maddelerini de göstermek suretiyle açıklamak zorundadır. Bu konuda iddia makamı, muhakeme boyunca mütalaa mahiyetindeki hükümleri ile hakime ışık tutacak, muhakemede tez ileri sürüp sentez elde edilmesine çalışacaktır. Savcılık son kararının nasıl olması gerektiği hakkındaki görüşünü esas hakkındaki mütalaası ile açıklayacak ve artış şüphesi kalmayıp mahkumiyet kararı verilmesini düşünüyorsa o zaman da sanığın cezalandırılmasını isteyecektir. Kovuşturmanın sona ermesi anlattığımız olaylar ışığında cereyan eder ve duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir (CMK M.223/1).

Mahkeme, artık son kararı verebileceğine, olayı aydınlatmak için yapılacak başka bir iş kalmadığına kanaat getirince, duruşmanın bittiğini açıkladıktan sonra hüküm kurmalıdır. Duruşmanın bittiği bildirilmeden hüküm kurulması CMK’nın 223/1. maddesine aykırılık oluşturur. Son söz mağdura ve son savunma ise vekiline değil, sanıklara ve müdafilerine verilmelidir. Kovuşturmayı sona erdiren kararları sıralamak gerekirse;

  • Beraat Kararı,
  • Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Kararı,
  • Mahkumiyet Kararı,
  • Davanın Reddi Kararı,
  • Davanın Düşmesi Kararı.

Kovuşturma Sicile İşler Mi?

Soruşturma evresinde şüpheli hakkında yapılan soruşturma neticesinde kovuşturma aşamasına geçilmezse savcılık nezdinde yapılan incelemeler sicile işlenmez. Kovuşturma evresinde ise sanık hakkında verilen karar, mahkumiyet kararını içeriyorsa kovuşturma sicile işleyecektir.

Kovuşturma Süresi Ne Kadardır?

Kovuşturma süresi savcılık tarafından tanzim edilen iddianamenin kabulü ile başlayan ve hüküm aşamasına kadar devam eden bir evredir. Kovuşturma süresi her suç tipine göre farklılık göstermektedir. Örneğin; mala zarar verme suçunda kovuşturma süresi 1.5 yıl sürebilirken taksirle ölüme neden olma suçunda 3 yıl sürebilir. Her olayın mahiyetine göre ve sair diğer etkiler sebebiyle de kovuşturma süresi değişken olabilecektir.

Kovuşturmaya Yer Olmadığı İfadesi Ne Anlama Gelir?

Kovuşturmaya yer olmadığı ifadesi; savcılığın yaptığı soruşturma neticesinde kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması durumunda kovuşturmaya yer olmadığı kararını vermesidir (CMK M.172/1). Başka bir ifadeyle, savcının soruşturma evresi sonunda kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delile ulaşamaması durumunda ise, CMK’nın 172/1. maddesi uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermesi gereklidir. Kovuşturmaya yer olmadığı kararına, uygulamada “takipsizlik kararı” denilmektedir.

Kovuşturmaya Yer Olmadığın Kararını Kim Verir?

Soruşturma evresi sonunda savcılık makamının dava açmaya yeterli delil elde edemediği hallerin dışında iddia konusu eylemin tipikliğin bulunmaması veya bir hukuka uygunluk nedeninin bulunmaması gibi nedenlerle suç teşkil etmediği, soruşturmayı veya yargılamayı önleyici bir ceza muhakemesi nedeninin bulunduğu durumlarda da savcılık kovuşturmaya yer olmadığı kararını verir.

Av. Buğra Çapa

Av. Buğra Çapa, Tekirdağ Anadolu Lisesi’nden mezun olduktan sonra Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde hukuk eğitimi almıştır. 2019 yılında Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olmuştur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Hemen Bilgi Al!