Ceza HukukuMakalelerimiz

Taksir Ne Demektir? Taksirli Suç Nedir?

Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir. Bu yazımızda genel bilgiler paylaşılmış olup, hukuki uyuşmazlığınıza ilişkin detaylı bilgi için iletişim bölümündeki bilgilerden Çapa Hukuk Bürosu’na ulaşabilirsiniz.

Taksir Ne Demektir?

İşlediği fiilde “kusurlu” görülen failin istemediği sonuçtan sorumlu tutulması taksirdir. Başka ifadeyle, isteyerek işlenen bir fiilden, istenmeyen neticelerin meydana gelmesi halinde taksirden söz edilir.

Kişiler isteyerek yaptıkları bir hareketten doğan ve fakat gerçekleşmesini istemedikleri neticelerden de sorumlu tutulmaktadırlar. Taksirin özünde dikkat ve özen göreninin yerine getirilmemesi yatar. Ne var ki, bunun için de bu görevin, yani dikkat ve özen ihtimam görevinin yerine getirilebilmesi mümkün olmalıdır. Bu da neticenin öngörülebilir olması demektir.

Taksirli Suç Nedir?

Kişinin suç tipindeki neticeye yönelik kast içinde olmadan ve fakat zorunlu olduğu özeni gösterdiği takdirde neticenin meydana gelmesi mümkün bulunmayan hallerde, tespit edilmiş suç tipini hukuka aykırı olarak ihlal etmesi durumunda taksirli suçtan söz edilir. Her ne kadar fail suç tipindeki neticeye yönelik bir irade ile hareket etmemekte ise de toplum düzeninin zarar göreceği düşüncesi ve uyulması gereken kurallara karşı, zorunlu olan ve beklenen özenin gösterilmemiş olması, failin sorumluluğunun esasını oluşturur.

Taksirli bir suçun unsurlarını sıralamak gerekirse; taksirin cezalandırılacağı konusunda kanunda hüküm bulunması, dikkat ve özen görevinin yerine getirilmemesi, neticeye sebep olan fiilin iradi olması, neticenin öngörülebilir olması, failin neticeyi istememiş olmasıdır.

Bilinçli Taksir

Bilinçli taksirde fail, normalde öngörülebilir neticeyi somut olayda da öngörmüş, buna rağmen her ne kadar öngördüğü neticeyi istemese de yine de hareketi yapmıştır. Bilinçli taksir kanunumuzda “kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi” şeklinde tanımlanmıştır (TCK M.22/3).

Bilinçli taksirde fail her ne kadar neticeyi genel hatlarıyla öngörebilmekte ise de o olayda neticenin meydana gelmeyeceğini kabul etmektedir.

Örneğin; karlı bir günde köy yolunda gitmekte iken domuzların arkadaşına saldırması ile birlikte, üzerine yüklenen domuzdan ölen arkadaşını kurtarmak için domuza ateş eden ve fakat bu arada kurşunlardan birinin arkadaşına isabetiyle ölümüne sebebiyet veren kimsenin bilinçli taksirle hareket ettiği açıktır.

Fail neticeyi öngörmekte, fakat asla istememektedir. Keza tek yönlü yolda ters yönde araç kullanmak sonucunda meydana gelen kazada bilinçli taksir vardır. Burada da kişi ters yönde araç kullanmasının sonuçlarını öngörmekte, ancak herhangi bir şey olmayacağı inancıyla hareket etmektedir. Aşırı alkollü ve uykusuz araç kullanılması halinde de bilinçli taksir vardır.

Bilinçsiz Taksir

Bilinçsiz taksirde fail normalde öngörülebilir neticeyi somut olayda öngörmemiştir. Taksirin unsurlarından birini teşkil eden öngörebilmenin tespitinde failin şahsi nitelikleri; tecrübesi, yaşı, zeka derecesi, görgüsü, mali durumu, beden kusurları, cinsiyeti ve sosyal seviyesi nazara alınır. Yani öngörmenin tespiti bakımından esas alınacak olan kişi, failin dışındaki orta kabiliyetli veya failin bulunduğu sosyal gruptan orta kabiliyetli bir kişi değil, “failin bütün kabiliyet ve niteliklerini üzerinden toplamış bir kişidir.”

Örneğin; 65 yaşında olan sanığın yaşı, hayat tecrübeleri, sosyal durumu itibarıyla evlere yakın ve yola on metre mesafede, herkesin gelip geçtiği, çocukların oynamakta bulunduğu bir alanda açtığı çukura çocukların ve hatta gece karanlığında büyüklerin de düşebileceğini tayin ve takdir edebilecek halde olduğu, bu nedenle öngörülebilir tehlikeye rağmen yol kenarında çukur açıp hiçbir önlem almayan sanığın tedbirsizce hareket ettiğine karar vermiştir.”

Taksirle Yaralama Suçu

Taksirle yaralama suçu genel olarak taksirle öldürme suçuna benzer. Aradaki fark, taksirle öldürmede ölüm neticesi ortaya çıkarken, taksirle yaralamada “başkasının vücuduna acı verme veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulması” neticelerinin söz konusu olmasından ibarettir.

Taksirle yaralama suçu, yaralamanın gerçekleşmesiyle tamamlanan bir zarar suçudur. Meydana gelen neticenin ağırlığı önemli değildir. Basit tıbbi müdahale ile giderilebilen bir neticenin meydana gerilmesi durumunda da TCK m.89 hükmü uygulanır. Taksirle yaralamanın da icrai ya da ihmali bir davranışla işlenmesi mümkündür. İhmali davranışla suçun işlenmesi durumunda herhangi bir indirim öngörülmemiştir. Uygulamada sıklıkla görülen bir örnek vermek gerekirse, faile ait hayvanın başıboş bırakılması sonucunda bir kimseye saldırıp onu yaralaması durumunda, taksirle yaralama suçu oluşur.

Taksirle Öldürme Suçu

Taksirle öldürme suçunun oluşabilmesi için için failin “taksirli” hareket etmesi gerekmektedir. Taksirle öldürme başlığını taşıyan TCK m.85/1 uyarınca; “taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

TCK m.85/2 uyarınca; “fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuş ise, kişi iki yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

Taksirle öldürme suçunda, failin ölüm neticesine yönelik doğrudan veya olası kast bulunmamaktadır. Fail, burada objektif özen yükümlülüğüne aykırı hareket etmesi nedeniyle öngörülebilir ve önlenebilir ölüm neticesini öngörmediği için, gerçekleşen ölüm neticesinden dolayı sorumlu tutulmaktadır. Taksirle öldürme suçunun fiil unsuru, mağdurun ölümü için nedensel olan failin bir davranışıdır. Bununla birlikte, birden fazla neden ölüm neticesini ortaya çıkarmış olabilir.

Örneğin; ikisi de kusurlu olan iki otomobil sürücüsünün çarpışması neticesinde bunlarının birinin aracında bulunan bir yolcu hayatını kaybetse, her bir sürücü TCK m.85’e göre taksirle öldürme suçu nedeniyle fail olacak ve kendi kusur durumuna göre cezası tayin edilecektir.

Bilinçli ve Bilinçsiz Ayrımı

Bilinç taksir halinde, taksirli suça ilişkin ceza arttırılır (TCK m.22/3). Bilinçsiz taksirin daha hafif cezalandırılmasının nedeni ise failin neticenin gerçekleşebileceğini tahmin edememesidir. Tahmin ettiği halde hareketin yapılması, faildeki kusurluluğunun daha yoğun olduğunu gösterir.

Taksirli hareket sonucu neden olunan netice, münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu bakımından, artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açmışsa ceza verilmez. Ancak bilinçli taksirde ise sadece cezada indirim yapılır (TCK m.22/6).

Taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezası uzun süreli de olsa, bu ceza adli para cezasına çevrilebileceği halde, bilinçli taksir halinde hapis cezası ancak kısa süreli olduğu takdirde adli para cezasına çevrilebilecektir (TCK m.50/4).

Taksirle yaralama suçunun soruşturma ve kovuşturması şikayete bağlıdır. Bilinçli taksir durumunda ise basit yaralama dışındaki yaralamalarda soruşturma ve kovuşturma re’sen yapılacaktır (TCK m.89/5).

Bilinçli ve Bilinçsiz Taksir Örnekleri

Bilinçli taksire örnek olarak; hekimin sarhoş olduğu halde tıbbi müdahalede bulunması, hastanın ısrarla “kendisinin neredeyse tüm ağrı kesici ilaçlara karşı alerjisi olduğunu, bu ilaçlardan herhangi birini aldığında yüzünün ve gözünün şiştiğini, nefes almakta zorlandığını” ifade ederken, hekimin “korkma, bir şey olmaz inşallah” gibi bir yaklaşımla önlem almaksızın hastaya analjeziği uygulaması sonucunda hastanın hayati tehlike geçirmesi veya ölmesi durumunda bilinçli taksir bulunmaktadır. Fail işine geç kalmıştır ve bu nedenle çok süratli araç kullanıyordur. O sırada bir okulun dağıldığını ve öğrencilerin çıkmakta olduğunu görür. Kendisinin de süratli olması dolayısıyla bunların yola çıkması durumunda onlara çarpabileceğini düşünür (öngörme unsuru). Ancak araç kullanmaktaki maharetine güvenerek, hızını azaltmaz ve kötü bir şey olmayacağı düşüncesiyle yoluna devam eder. Ancak yola fırlayan bir çocuğa çarpar ve ölümüne neden olur. Burada failin çocuğun ölümünü istemediği gibi, kabullenmektedir de. Bu nedenle bilinçli taksirden bahsetmek gerekecektir.

Bilinçsiz taksire örnek olarak; reşit olmayan küçüğün tabancayı boş zannederek tetiğini çekerek, bir kişinin ölümüne neden olursa, öngörülebilecek neticeyi öngörmemiştir dolayısıyla bilinçsiz taksir yani basit taksir hükümleri uygulanır. Yayanın, araba çarpması sonucu arabadakilerin yaralanacağını veya öleceğini öngörmesi hayatın olağan akışına göre düşünülemeyeceğinden basit taksir gündeme gelir. Yargıtay’a göre örnek bir olayda; intihar etmek için kendisini hızla gelen otomobilin altına atan ve kazaya neden olan şahsın amacı, kendi yaşamına son vermek olduğundan, sürücünün yaranabileceğinin önceden öngörebileceğinin söylenemeyeceği gerekçesiyle, taksirin öngörme unsuru gerçeklememiştir, dolayısıyla bilinçsiz taksir gündeme gelir.

Olası Kast ve Bilinçli Taksir Ayrımı

Bilinçli taksir ile olası kastın somut olayda birbirinden ayırt edilmesi zordur. Birçok olayda, failin neticeyi öngörmüş olmasının bilinçli taksir mi yoksa olası kast mı olarak nitelendirileceği sorunu ortaya çıkar. Bilinçli taksirde fail hareketi iradi olarak yapar ve neticenin meydana gelebileceğini de öngörür, ancak gerçekleşmesini istemez. Bu noktada iradenin neticeyi kapsamadığından söz edilir. Oysa olası kastta fail neticenin meydana gelmesini göze almıştır. Bu açıdan iradesi, neticeyi de kapsamaktadır. Fail somut olayın koşullarına göre neticenin gerçekleşebileceğini düşündüğü halde hareketinden vazgeçmeyerek neticeyi göze almışsa, failin neticeyi kabullendiğinden ve ortada olası kast bulunduğundan söz edilir. Bilinçli taksirde ise netice öngörülmüş, ancak istenmemiştir. Fail somut olayda neticenin gerçekleşmeyeceğine inanmış, failin yeteneği, deneyimi gibi bu inancını haklı gösterecek koşullar bulunmuş ve fail neticenin meydana gelmemesi için çaba göstermiş ise bilinçli taksir vardır. Failin neticenin gerçekleşmeyeceğine dair inancını haklı gösterecek koşullar yoksa olası kasttan söz edilir.

Av. Buğra Çapa

Av. Buğra Çapa, Tekirdağ Anadolu Lisesi’nden mezun olduktan sonra Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde hukuk eğitimi almıştır. 2019 yılında Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olmuştur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Hemen Bilgi Al!