İntihara Yönlendirme Suçu ve Cezası
İntihara yönlendirme suçuna neden olan eylemler; “başkasını intihara azmettirme, teşvik etme, başkasının intihar kararını kuvvetlendirme, başkasının intiharına herhangi bir şekilde yardım etmedir.” Türk Ceza Kanunu m.84’te belirtilen bu seçimlik hareketlerden herhangi birinin icrası ile birlikte suç tamamlanır.
Bu yazımızda “intihara yönlendirme suçu ve cezasına” ilişkin genel bilgiler paylaşılmış olup, hukuki uyuşmazlığınıza ilişkin detaylı bilgi için iletişim bölümündeki bilgilerden Çapa Hukuk Bürosu’na ulaşabilirsiniz.
İntihara Yönlendirme Suçu Nedir? (TCK 84)
Türk Ceza Kanun’un 84/1. maddesinde, “başkasını intihara azmettiren teşvik eden, başkasının intihar kararını kuvvetlendiren ya da başkasının intiharına herhangi bir şekilde yardım eden” ibaresi kullanıldığından, bu suç seçimlik hareketlidir. Suçun oluşması için mağdurun ölmesi gerekmez. Ölümün (intiharın) gerçekleşmesi, ikinci fıkrada cezayı ağırlaştıran bir hal olarak düzenlenmiştir.
Ancak suçun temel şeklinin oluşumu için, seçimlik hareketlerden birinin icrası neticesinde, mağdurun en azından intihara girişmiş olması gerekir. Genel iştirak kuralları uyarınca (bağlılık kuralı) azmettiren ve yardım edenin sorumlu tutulabilmesi için, fiilin en azından teşebbüs aşamasına ulaşmış olması gerekir (TCK m.40/3). Ayrıca, mağdurun intihar girişimi, failin davranışının eseri olarak ortaya çıkmalıdır. Diğer bir ifadeyle, intihar girişimi ile intihara yönlendirme arasında nedensellik bağı bulunmalıdır.
İntihara Yönlendirme Suçunun Unsurları
FİİL – NETİCE – NEDENSELLİK BAĞI
TCK m.84/1’e göre suçun maddi unsurunu oluşturan hareket, “başkasını intihara azmettirme, teşvik etme, başkasının intihar kararını kuvvetlendirme ya da başkasının intiharına herhangi bir şekilde yardım etme” biçiminde seçimlik olarak öngörülmüş olduğu için, bu hareketlerden yalnızca birisinin gerçekleştirilmesi suçun oluşması için yeterlidir. “İntihar” bir kimsenin kendi yaşamına son vermesidir. Bu suçun oluşması için failin hareketi, azmettirme, teşvik etme, başkasının intihar kararını kuvvetlendirme ya da başkasının intiharına herhangi bir şekilde yardım etme ile sınırlı olmalı; buna karşılık intihar bizzat mağdurun özgür iradesine dayanarak aldığı bir kararın sonucu olarak gerçekleşmelidir. Eğer yardım eden kişi, ölümü doğuran icra hareketi de kendisi gerçekleştirmiş ise, artık bu durumda intihara yönlendirme değil, kasten öldürme suçu oluşur. Bundan başka eğer fail tehdit, cebir ve hile kullanmak suretiyle bir başkasının ölümüne neden olmuş ise, artık bu suçtan dolayı değil, dolaylı faillik yoluyla kasten öldürme suçundan dolayı cezalandırılır. Nitekim TCK m.84/4’te cebir veya tehdit kullanmak suretiyle kişileri intihara mecbur edenlerin kasten öldürme suçundan dolayı cezalandırılacaklarına açıklık getirilmiştir. Her ne kadar maddede, “hileden” açıkça söz edilmiş değilse de, böyle bir durumda genel hüküm olan TCK m.37/2’deki “suçun işlenmesinde bir başkasını araç olarak kullanan kişi de fail olarak sorumlu tutulur” hükmüne dayanarak faili kasten öldürme suçundan dolayı cezalandırmak mümkündür.
Suçun maddi unsurunu oluşturan hareketlerden “azmettirme”, hiç intihar düşüncesi olmayan mağdura intihar etme kararını aldırmak; “teşvik etme”, intihar düşünce ve niyeti bulunan, fakat henüz kararını vermemiş bulunan bir mağduru intihara yöneltmek; “intihar kararını kuvvetlendirmek”, intihar kararını vermiş bulunan mağdurun bu kararını güçlendirmek; intihar kararını vermiş bulunan mağdurun bu kararını güçlendirmek; “yardım etmek” ise, mağdurun intiharını kolaylaştırmaya yönelik her türlü faaliyeti ifade etmektedir. Buradaki yardımın maddi veya manevi nitelikli olması mümkündür, yeter ki mağdur daha önceden intihara karar vermiş olsun. Seçimlik hareketli bir suç olsa da, bu seçimlik hareketlerden hangisi ile suçun işlendiği, TCK m.61 uyarınca cezanın belirlenmesinde önem taşıyabilecektir.
Bağımsız bir suç teşkil eden TCK m.84/3’te ise, başkalarını intihara “alenen teşvik eden” kişinin cezalandırılacağı düzenlenmiştir. Bu fıkra anlamında “teşvik” ile TCK m.84/1’deki “teşvik” arasındaki en önemli fark, 1. fıkradaki suçta belirli bir veya birden fazla kişinin hedef olarak alınmış olmasından ileri gelmektedir. Birinci fıkrada, belirli somut kişiler suça teşvik edilmektedir; oysa üçüncü fıkrada, muhatabı belirlenmeksizin kamuya yönelik aleni bir çağrı vardır. TCK m.84/3’ün soyut tehlike suçu olduğu söylenebilir. Bu madde anlamında teşvik, intihara özendirici nitelikte başkalarının iradesini etkilemeye yönelik ifadelere yer verilmesini gerektirir. TCK m.84/3’teki suçun oluşması için üçüncü kişilerin intihar etmiş ya da en azından intihar girişiminde bulunmuş olması şart değildir.
İntihara yardım niteliğinde herhangi bir hareket gerçekleştirmeksizin bir başkasının intiharına yalnıza engel olmamak bu suçu oluşturmaz. Bununa birlikte intiharı engellemeyen kişi neticeyi önleme hukuksal yükümlülüğü altında (garantör) ise, bu takdirde ihmali bir hareketle kasten öldürme suçunu (TCK m.83) işlemiş olur. Örneğin, çocuğunun kendisini öldürmesine seyirci kalan ana-baba ya da başkasına öldürücü aletle saldırdığını gören faili, kendisine bir şey olmasın diye, kasıtlı olarak engellemeyen polisin durumu. Eğer failin böyle bir yükümlülüğü yoksa, yardım ve bildirim yükümlülüğünün ihlali suçundan dolayı (TCK m.98) failin cezalandırılması yoluna gidilir.
Suçun maddi unsurunun gerçekleşmiş sayılabilmesi için mağdurun ölmüş olması aranmaz ise de, en azından kendisini öldürmeye yönelik girişimde bulunmasının zorunlu olduğu görüşü vardır. Bu bakımdan, TCK m.84/1 açısından, somut tehlike suçu söz konusudur. Fail tarafından gerçekleştirilen bu hareketler sonucu mağdurun intihar etmesi (ölmesi) bu suçta nitelikli hal oluşturur (TCK m.84/2). Diğer bir deyişle a) fail mağduru intihara yönlendirmiş, fakat mağdur buna teşebbüs dahi etmemişse, failin sorumluluğu olmaz; b) fail mağduru intihara yönlendirmiş, fakat buna teşebbüs eden mağdur ölmemişse, suç yine de tamamlanmıştır; c) fail mağduru intihara yönlendirmiş ve intihar (ölüm) gerçekleşmişse, suçun nitelikli hali oluşur.
İntihara Yönlendirme Suçunda Fail ve Mağdur
A) FAİL
İntihara yönlendirme suçunun faili herhangi bir kimse olabilir. Bununla birlikte intihara yönlendirme suçu, kasten öldürme suçundan tamamen bağımsız bir suç olduğu için, fail ile mağdur arasındaki yakın akrabalık ilişki bu su suçta nitelikli hal oluşturmaz. Hukukumuzda intihar etme, suç olarak düzenlenmemiştir. Bu nedenle, intihar fiiline azmettirme ve yardım etme şeklindeki davranışlar da, genel iştirak hükümlerine göre cezalandırılmaz. Kanun koyucu bu durumu göz önünde bulundurarak, bir başkasını intihara yönlendirmeyi TCK m.84 kapsamında özel olarak yaptırıma bağlamıştır.
Maddenin ilk fıkrasında; “belirli bir kimsenin intihara azmettirilmesi, teşvik edilmesi, intihar kararının kuvvetlendirilmesi, intihara yardım edilmesi” yaptırım altına alınmıştır. İntiharın gerçekleşmesi hali, maddenin ikinci fıkrasında daha ağır cezayı gerektiren nitelikli unsur kabul edilmiştir. Maddenin üçüncü fıkrasında ise, başkalarının intihara alenen teşvik edilmesi suç sayılmıştır. Birinci fıkradan farklı olarak bu suç tipinde belirli bir kişi muhatap alınmamaktadır. Son fıkrada ise, intihara sevk ve mecbur etme fiillerini icra eden kimselerin sorumluluğu düzenlenmiştir. Buna göre, işlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan veya ortadan kaldırılan kişileri intihara sevk edenlerle, cebir veya tehdit kullanmak suretiyle kişileri intihara mecbur edenler, kasten öldürme suçundan (TCK m.81) sorumlu tutulur.
B) MAĞDUR
Suçun mağduru, yaşı, cinsiyeti, etnik kökeni, sağlık durumu ne olursa olsun, yaşayan ve algılama yeteneği bulunan herhangi bir kimse olabilir. Bununla birlikte mağdurun işlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğini gelişmemiş veya ortadan kaldırılmış olması durumunda, fail dolaylı faillik yoluyla (TCK m.84/4) kasten öldürme suçundan cezalandırılır. Mağdurun algılama yeteneğinin gelişmemiş olmaması yaş küçüklüğü, sağır dilsizlik ya da akıl hastalığından, ortadan kaldırılması ise, alkol ya da uyuşturucu madde etkisi altında bulunma gibi geçici nedenlerle intihar fiilinin anlam ve sonuçlarını algılayamamayı ifade etmekte olup, bunun ortaya çıkmasında mağdurun bir kusurunun olup olmaması, hükmün uygulanması açısından önem taşımaz.
İntihara Yönlendirme Suçunun Cezası
İntihara Yönlendirme Madde 84
“(1) Başkasını intihara azmettiren, teşvik eden, başkasının intihar kararını kuvvetlendiren ya da başkasının intiharına herhangi bir şekilde yardım eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) İntiharın gerçekleşmesi durumunda, kişi dört yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Başkalarını intihara alenen teşvik eden kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(4) İşlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan veya ortadan kaldırılan kişileri intihara sevk edenlerle cebir veya tehdit kullanmak suretiyle kişileri intihara mecbur edenler, kasten öldürme suçundan sorumlu tutulurlar.”
şeklinde düzenlenmiştir.
Sosyal Medya ve İnternet Üzerinden İntihara Yönlendirme
İntihara yönlendirme sosyal medya platformlarında veyahut internet vasıtasıyla alenen gerçekleştirilirse (örneğin, facebook hesabında intihar fikrini paylaşan kişinin gönderisinin altına yaptığı yorumla kişiyi yönlendirme) Türk Ceza Kanunu m.84/1 uygulanacaktır.
Sosyal medya veya internet aracılığıyla intihara teşvik edecek paylaşım veya yorumlarda bulunan kişi bu eylemi alenen ve muhatabı belirsiz tarzda yaparsa Türk Ceza Kanunu m.84/3 uygulanacaktır.
İntihara Yönlendirme Suçunda Deliller
İntihara yönlendirme suçunun ispatında; failin mağduru intihara sevk eden, teşvik eden, kararını güçlendiren veya intihar eylemini kolaylaştıran davranışlarının ortaya konulması önem arz etmektedir. Bu nedenle soruşturma ve kovuşturma aşamalarında çeşitli delillerden yararlanılmaktadır. Dijital iletişim araçları üzerinden gerçekleştirilen yazışmalar, bu suçun aydınlatılmasında önemli bir yere sahiptir. Telefon mesajları, sosyal medya yazışmaları, elektronik postalar ve benzeri iletişim kayıtları, failin mağdur üzerindeki etkisini göstermesi bakımından delil niteliğinde olacaktır. Bunun yanında telefon görüşmeleri ve ses kayıtları da olayın oluş şekline göre değerlendirilebilir.
Tanık beyanları da bu suç bakımından önemli deliller arasındadır. Mağdurun yakın çevresine yaptığı açıklamalar, fail ile mağdur arasındaki ilişkiye dair gözlemler veya olay öncesinde yaşananlara ilişkin anlatımlar, maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına katkı sağlamaktadır. İntihar notu, mektup, video kaydı veya ses kaydı gibi mağdur tarafından bırakılan materyaller, failin eylemleri ile intihar olayı arasındaki bağlantının kurulmasında dikkate alınabilecek unsurlar arasındadır.
İntihara Yönlendirme Suçunda Kast Unsuru
İntihara yönlendirme suçu ancak kasten işlenebilir. Kanun bu suçun taksirli şeklini cezalandırmamıştır. Failin bilerek ve isteyerek bir başkasını intihara azmettirmesi, teşvik etmesi, başkasının intihar kararını kuvvetlendirme ya da başkasının intiharına herhangi bir şekilde yardım etmesi gerekir. Bu suçta kasttan başka ayrıca saik aranmaz.
İntihara Yönlendirme ile Kasten Öldürme Suçu Arasındaki Fark
İntihara yönlendirme suçunda mağdur, yaşamına son veren eylemi bizzat kendisi gerçekleştirmektedir. Fail ise mağduru intihara azmettiren, teşvik eden, intihar kararını kuvvetlendiren veya intihar eylemine yardım eden kişi konumundadır. Bu suçta ölüm sonucuna doğrudan fail değil, mağdurun kendi iradi hareketi neden olmaktadır.
Kasten öldürme suçunda ise mağdurun ölümüne yol açan fiil doğrudan fail tarafından gerçekleştirilmektedir. Fail, mağdurun yaşamına son verme amacıyla hareket etmekte ve ölüm sonucunu kendi eylemiyle meydana getirmektedir. Bu nedenle ölüm neticesi üzerinde doğrudan hakimiyet faile aittir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
İntihara yönlendirme suçunda görevli mahkeme “Asliye Ceza Mahkemesi’dir.”
İntihara yönlendirme suçunda yetkili mahkeme ise “suçun işlendiği yer mahkemesidir.”
Ceza İndirimi ya da Erteleme Mümkün müdür?
İntihara yönlendirme suçunda Türk Ceza Kanunu m.84/1 uyarınca; intiharı azmettiren, teşvik eden, başkasının intihar kararını kuvvetlendiren ya da başkasının intiharına herhangi bir şekilde yardım edilmesi ancak intihar sonucu ölüm gerçekleşmemesi durumunda kişi 2 ila 5 yıl arasında ceza alacaktır. Kişinin adli sicil kaydı da değerlendirildiğinde Türk Ceza Kanunu m.62 uyarınca 1/6 indirim uygulanmak suretiyle bu suça neden olan kişi hakkında ceza indirimi uygulanabilir. Yine 2 yıl ve altında kalan cezalar bakımından Türk Ceza Kanunu m.51 uyarınca cezanın infazının ertelenmesi kararı mahkemece verilebilir. 18 yaşından küçük ve 65 yaşından büyük kişiler için 3 yıl ve altında kalan cezalar bakımından m.51 uyarınca erteleme kararı uygulanmaktadır.
Etkin Pişmanlıktan Yararlanılabilir mi?
Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanacağı suç tipleri istisnaidir ve ilgili suç tiplerini tanımlayan kanun maddelerinde belirtilmiştir. Türk Ceza Kanun’unda intihara yönlendirme suçunun işlenmesi halinde, bu suça ilişkin “etkin pişmanlık” hükümlerinin uygulanacağına dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu sebeple şantaj suçunun işlenmesi halinde sanık kişiye etkin pişmanlık hükümleri uygulanmayacak, özel olarak ceza indirimine gidilmeyecektir.
“Git Öl” Demek Suç Sayılır mı?
Bir tartışma sırasında öfkeyle söylenen, belirli bir intihar bağlamı taşımayan “git öl” ifadesi çoğu durumda tek başına intihara yönlendirme suçunu oluşturmayacak olup Türk Ceza Kanunu m.125 uyarınca hakaret eylemi açısından değerlendirilebilir.
Ancak her durum kendi içerisinde ayrı olarak ele alınacağından konuya göre “git öl” şeklinde kullanılan ifade intihara azmettirme veya intihara teşvik etme şeklinde de yorumlanabilir.
Sosyal Medyada İntihara Teşvik Eden Paylaşım Yapmak Suç mudur?
Sosyal medya aracılığıyla intiharı teşvik edecek nitelikte paylaşımlar yapılması Türk Ceza Kanunu m.84/3 uyarınca; “Başkalarını intihara alenen teşvik eden kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”
İntihara Yönlendirme Suçunda Tutuklama Olur mu?
İntihara yönlendirme suçu tutuklama bakımından her ne kadar katalog suçlar arasında yer almasa da, bu suçta savcılık tarafından başlatılan soruşturmada, kişinin bu suçu işlediğine yönelik kuvvetli şüphe bulunması, kişinin kaçma şüphesinin bulunması veya kişinin dosya bakımından serbest kaldığı süre zarfında delil karartma ihtimalinin olduğunun değerlendirilmesi halinde Ceza Muhakemeleri Kanunu m.100 uyarınca tutuklama kararı verilebilir.
Yazışmalar Delil Olarak Kullanılabilir mi?
İntihara yönlendirme suçunda taraflar arasında yapılmış yazışmalar hukuka uygun olarak elde edildiği takdirde, ceza yargılamasında doğrudan hukuki delil niteliğinde olacağından delil olarak kullanılabilecektir.
Şaka Amaçlı Söylenen Sözler Suç Oluşturur mu?
İntihara yönlendirme suçunun oluşabilmesi için failin, mağduru intihara yönlendirmeye yönelik kastının bulunması gerekmektedir. Bu nedenle günlük hayatta öfke, kızgınlık veya mizah amacıyla sarf edilen her sözün doğrudan bu suç kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir. Bununla birlikte, bir sözün şaka olarak söylenmiş olması tek başına cezai sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Sözün söylendiği ortam, taraflar arasındaki ilişki, mağdurun ruhsal durumu, kullanılan ifadelerin niteliği ve olayın tüm koşulları birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle mağdurun psikolojik açıdan kırılgan durumda olduğunun bilinmesine rağmen intiharı teşvik eden ifadelerin kullanılması halinde, failin gerçek amacının şaka olup olmadığı ceza yargılamasında ayrıca araştırılacaktır.
İntihar Gerçekleşmezse Yine de Ceza Verilir mi?
Başkasını intihara azmettiren, teşvik eden, başkasının intihar kararını kuvvetlendiren ya da başkasının intiharına herhangi bir şekilde yardım eden kişi, intihar gerçekleşmese dahi bile TCK m.84/1 kapsamında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Çocuklara Yönelik Yönlendirmelerde Ceza Artar mı?
Türk Ceza Kanunu m.84 kapsamında intihara yönlendirme suçunun çocuklara yönelik olması halinde cezanın artırılacağına yönelik özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak fail bu suçu, işlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuk tarafa gerçekleştirdiği takdirde, intihara yönlendirme suçundan değil TCK m.84/4 uyarınca kasten öldürme suçundan yargılanacaktır.
İntihara Yardım Etmek ile Yönlendirmek Arasında Fark Var mı?
İntihara yönlendirme ve intihara yardım etme kavramları, her ne kadar aynı suç tipi içerisinde değerlendirilebilse de içerik bakımından birbirinden farklı davranışları ifade etmektedir.
İntihara yönlendirme, kişinin henüz oluşmamış veya kesinleşmemiş olan intihar düşüncesini etkilemeye yönelik davranışları kapsar. Bu kapsamda mağdurun intihara teşvik edilmesi, intihar etmeye özendirilmesi, intihar kararının kuvvetlendirilmesi veya bu yönde psikolojik etki oluşturulması söz konusu olur. Burada fail, mağdurun düşünce ve iradesi üzerinde etkide bulunarak onu intihara sevk etmektedir.
Seçimlik hareketlerden sonuncusu intihara herhangi bir şekilde yardım etmektir. İntihara yardım, intiharı fiilen ve etkili biçimde kolaylaştırmaktır. İntihara yardım etmeden bahsedilebilmesi için mağdurun intihara karar vermiş olması gerekir. Yardım etme intiharın gerçekleşmesinden önce olabileceği gibi intihar sırasında da olabilir. Yardım etme eylemi maddi olabileceği gibi manevi nitelikte de olabilir
Bu Suç Uzlaştırmaya Tabi midir?
Şikayete tabi olmayan suçlar uzlaştırmaya da tabii değildir. İntihara yönlendirme suçu şikayete tabi bir suç değildir. Bu nedenle intihara yönlendirme suçu CMK m.253 uyarınca uzlaşma kapsamında değildir.
HAGB Uygulanabilir mi?
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmasını ifade eder (CMK 231/5). Burada da farklı bir tür erteleme, başka bir ifadeyle ceza kanunundaki ertelemeye nazaran daha lehe sonuçlar doğuran bir durum söz konusudur. İntihara yönlendirme suçunda ceza miktarının 2 yıl veya daha az olması halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) uygulanması mümkündür.
İntihara Yönlendirme Suçunda Beraat Mümkün Müdür?
İntihara yönlendirme suçunda beraat kararı verilmesi şartları oluştuğu takdirde hukuken mümkündür. Ceza yargılamasında temel amaç, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle ispat edilmesidir. Bu ispat sağlanamadığı takdirde mahkeme beraat kararı vermek zorundadır.
Bu suç bakımından beraat kararı özellikle kast unsurunun ispat edilemediği durumlarda gündeme gelmektedir. Failin söz veya davranışlarının intihara yönlendirme amacı taşıyıp taşımadığı, olayın gerçekleştiği ortam, taraflar arasındaki ilişki ve tüm deliller birlikte değerlendirilir. Ayrıca mağdurun intihar eylemi ile failin davranışları arasında nedensellik bağının kurulamaması da beraat sonucunu doğuracaktır. Delillerin yetersizliği, çelişkili olması veya hukuka aykırı şekilde elde edilmesi halinde de mahkeme sanık hakkında beraat kararı vermektedir.
Sosyal Medya Anonim Hesapları Tespit Edilebilir mi?
Sosyal medya platformlarında anonim veya sahte hesaplar kullanılarak kimliğin gizlenmesi teknik olarak mümkün olsa da, bu hesapların tamamen tespit edilemez olduğu söylenemez. Günümüzde teknolojik takip yöntemlerinin gelişmesi nedeniyle anonim hesaplar tespit edilebilmektedir. Soruşturma makamları, anonim hesapların tespitinde IP adresleri, cihaz bilgileri, giriş logları, e-posta kayıtları, telefon numarası doğrulamaları ve platformlara ait sunucu kayıtları gibi çeşitli dijital verilerden yararlanmaktadır.



