Aile HukukuMakalelerimiz

Soybağının Reddi Davası

Yenilik doğuran dava niteliği taşıyan soybağının reddi davasının açılarak babalık karinesinin çürütülmesini ve böylece çocuk ile baba arasındaki soybağının kurulmasını ifade eder. Bu yazımızda soybağının reddine ilişkin genel bilgiler paylaşılmış olup, hukuki uyuşmazlığınıza ilişkin detaylı bilgi için iletişim bölümündeki bilgilerden Çapa Hukuk Bürosu’na ulaşabilirsiniz.

Soybağının Reddi Davası Nedir?

Soybağının reddi davasının başarıya ulaşarak çocuk ile babası arasındaki soybağının ortadan kalkması sonucunda çocuk, baba yönünden soybağı bulunmayan çocuk statüsüne girer. TMK M.286 uyarınca babalık karinesinin çürütülerek çocuğun soybağının reddedilmesine, “soybağının reddi davası” olarak adlandırılan, açılma sebepleri, süresi ve dava açma hakkına sahip kişilerin kanun tarafından belirlendiği özel bir ile olanak tanınmaktadır. Dolayısıyla, soybağının reddi davasının açılarak başarıyla sonuçlandırılması dışında, çocuk ile baba arasında kurulan soybağının ortadan kaldırılması mümkün değildir. Bu dava ancak babalık karinesinin kapsamında yer alan, dolayısıyla babalık karinesinden faydalanan çocukların soybağının ortadan kaldırılmasını ifade eden bir davadır.

Soybağının Reddi Davası Hangi Durumlarda Açılır?

Türk Medeni Kanunu soybağının reddi davasında dayanılacak sebepleri, çocuğun evlilik içinde ana rahmine düşmesi ile evlenmeden önce veya ayrı yaşama sırasında ana rahmine düşmesine göre farklı şekilde düzenlemiştir.

Çocuk Evlilik İçinde Ana Rahmine Düşmüşse

Çocuğun ne zaman evlilik içinde ana rahmine düşmüş sayılacağını TMK M.287/f.2 hükmü belirtmektedir. Bu hükme göre; “evlenmeden başlayarak en az yüz seksen gün geçtikten sonra ve evliliğin sona ermesinden başlayarak en fazla üç yüz gün içinde doğan çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüş sayılır”.

Medeni Kanun, çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüşse, o evlilikteki kocanın baba olma olasılığını çok güçlü gördüğü için, babalık karinesini çürüterek soybağını reddetmek isteyen kişiyi ağır bir ispat yükü altına sokmuştur. Nitekim, TMK M.287/f.1 hükmüne göre; “çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüşse davacı, kocanın baba olmadığını ispat etmek zorundadır”.

Cinsel İlişkinin İmkansızlığının İspatı

Kocanın, ana ile cinsel ilişki kurmasının fiilen imkansız olduğunu ispatlaması, bazı dış etkenlere dayanabileceği gibi, karı koca arasındaki iç etkenlere de dayanabilir. Kocanın ana ile cinsel ilişkisinin fiilen imkansız olduğunu ispatlayan dış etkenler, eşlerin fiilen bir arada bulunmalarını engelleyen olgulardır.

Çocuğun Kocanın Cinsel İlişkisinden Olmasının İmkansızlığının İspatı

Soybağını reddetmek isteyen koca, çocuğun anası ile cinsel ilişkide bulunmasının imkansızlığını ispat edemediği takdirde, çocuğun kendi cinsel ilişkisinin ürünü olmadığını, kendi cinsel ilişkisi ile ananın gebe kalması veya çocuğun doğumu arasında nedensellik bağının bulunmadığını ispatlayarak babalık karinesini çürütür ve soybağının reddini sağlayabilir. Doktrinde, bu hususta kocanın çocuk yapma yeteneğine sahip olmadığının veya kadının kendi cinsel ilişkisinden önce gebe kaldığının ispatlanması örnek olarak gösterilebilir.

Çocuk Evlenmeden Önce Veya Ayrı Yaşama Sırasında Ana Rahmine Düşmüşse

TMK M. 288/f.1 hükmüne göre; “çocuk evlenmeden önce veya ayrı yaşama sırasında ana rahmine düşmüşse, davacının başka bir kanıt getirmesi gerekmez.”

Gerek çocuğun evliliğin gerçekleşmesinden önce gerekse ayrılık sırasında ana rahmine düştüğü hallerde, babalık karinesinin çürütülmesinin ve böylece çocuğun soybağının reddinin kolaylaştırılmış olmasının sebebi babalık karinesinin, çocuğun eşlerin evlilik içindeki cinsel ilişkilerinin ürünü olduğu esasına dayanmasıdır.

Çocuğun Evlilikten Önce Ana Rahmine Düşmesi

TMK M.287/f.2 hükmünde; “evlenmeden başlayarak en az yüz seksen gün geçtikten sonra…” doğan çocuk evlilik içinde ana rahmine düşmüş sayıldığı için, evliliğin kurulmasından itibaren yüz seksen gün geçmeden doğan çocuk evlilikten önce ana rahmine düşmüş sayılacaktır.

Çocuğun Ayrı Yaşama Sırasında Ana Rahmine Düşmesi

TMK M.288 uyarınca çocuğun ayrı yaşama sırasında ana rahmine düşmüş sayılması için, eşlerin ayrı yaşamasının hakimin ayrılık kararına dayanması gerekmez. Davacının babalık karinesini çürüterek soybağının reddini sağlamak için yapması gereken çocuğun, fiilen ayrı yaşadıkları sırada ana rahmine düştüğünü ispatlamaktan ibarettir.

Babalık Karinesinin Yeniden Kurulması

Kocanın muhtemel gebe kalma döneminde çocuğun anası ile cinsel ilişkide bulunduğunun kuvvetle muhtemel olduğunu gösteren delillerin bulunması halinde soybağının reddi, evlilik içinde ana rahmine düşmüş çocukların soybağını reddinde olduğunu gibi, ancak kocanın cinsel ilişkisinin imkansızlığının ispatı ya da çocuğun kocasının cinsel ilişkisinin ürünü olmadığının ispatı yoluyla gerçekleşebilecektir.

Soybağının Reddi Davası Nasıl Açılır?

TMK M. 283 hükmüne göre; “soybağına ilişkin davalar, taraflardan birinin dava veya doğum sırasındaki yerleşim yeri mahkemesinde açılır”. Bu hüküm uyarınca soybağının reddi davası, davacının ve davalının dava veya çocuğun doğumu sırasındaki yerleşim yeri aile mahkemesinde açılabilecektir.
Taraflardan hiçbirinin Türkiye’de yerleşim yerinin bulunmaması halinde, soybağının reddi davasında yetkili mahkeme 5718 sayılı MÖHUK m.41 hükmüne göre belirlenecektir.

Soybağının Reddi Davasını Kimler Açabilir?

TMK M.286 uyarınca soybağının reddi davası açma hakkını, kural olarak koca ve çocuğa tanımıştır. Kocanın ve çocuğun dava hakkı birbirinden bağımsızdır. Soybağının reddi davası esas itibariyle, çocuğun babasının koca olduğu düşüncesine dayanan babalık karinesinin çürütülmesine dayandığı için soybağının reddi davası açma hakkı ilk planda kocaya tanınmıştır. Çocuk, soybağının reddi davası açma hususunda ayırt etme gücüne sahip değilse, soybağının reddi davası çocuğa atanacak kayyım tarafından açılacaktır (TMK M.291/f.2). Çocuğun dava açmadan ölmesi halinde de, soybağının reddi davası açma hakkı sona erecektir. Dava hakkının mirasçılara geçmesi söz konusu olmaz.
Soybağının reddi davası koca tarafından açıldığında, davalı tarafta ana ve çocuk yer alır (TMK M.286/f.1). Soybağının reddi davasında, ana ve çocuk arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu için davanın her ikisine açılması gerekir. Sadece ana ya da sadece çocuğa karşı açılan dava reddedilir. Çocuk kural olarak, kayyım tarafından temsil edilecektir. Soybağının reddi davası çocuk tarafından açıldığında, davalı tarafta ana ve koca yer alır (TMK M.286/f.2). Davayı çocuk adına kayyım açtığında da davalı ana ve kocadır. Bu durumda da, ana ve koca arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunur.

Soybağının  Reddi Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Soybağının reddi davalarında görevli mahkeme; “Aile Mahkemeleri’dir.”

Soybağının reddi davalarında yetkili mahkeme; “taraflardan birinin dava veya doğum sırasındaki yerleşim yeri mahkemesidir.”

Soybağının Reddi Davasında Hak Düşürücü Süre ve Zamanaşımı

TMK M.289 koca ve çocuk tarafından açılacak dava için, TMK M.291 ise diğer ilgililer ve kayyım tarafından çocuk adına açılacak dava için hak düşürücü süreler öngörmektedir. Belirtelim ki, öngörülen sürelerin hak düşürücü süre olması sürelerin durmasına ve kesilmesine engel teşkil eder. Keza, sürenin geçtiği hakim tarafından re’sen dikkate alınır. Sürenin hesaplanmasında TBK M.92/b.3 hükmü kıyasen uygulanır.

Koca, soybağının reddi davasını, çocuğun doğumunu ve baba olmadığını veya ananın gebe kaldığı sırada başka bir erkek ile ilişkide bulunduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl içinde açmak zorundadır (TMK M.289/f.1). Çocuk ise, ergin olduğu tarihten başlayarak en geç bir yıl içinde soybağının reddi davasını açmalıdır (TMK M.289/f.2). TMK M.291/f.2 ise, ergin olmayan çocuğa atanacak kayyımın, atama kararının kendisine tebliğinden başlayarak bir yıl, her halde doğumdan başlayarak beş yıl içinde soybağının reddi davasını açmasını öngörmektedir. Diğer ilgililer soybağının reddi davasını, doğumu ve kocanın ölümünü, sürekli olarak ayırt etme gücünü kaybettiğini veya hakkında gaiplik kararı alındığını öğrenmelerinden başlayarak bir yıl içinde açmalıdır (TMK M.291/f.1).

Babanın Çocuğunu Tanımaması

Kocanın ana ile cinsel ilişkide bulunmasının imkansızlığının ispatlanmasına yol açacak iç etkenler, eşlerden kaynaklanan fiziki ya da psikolojik sebeplere dayanabilir. Ana ile bir arada bulunmakla beraber ananın kritik gebe kalma döneminde kocanın felci olması gibi ana ile cinsel ilişkiye girmesini fiilen engelleyecek ölçüde sağlık sorunlarının bulunması fiziki sebebe, koca ile karısı arasında hayat tecrübelerine göre cinsel ilişki kurulmasına imkan vermeyecek ölçüde düşmanlık ya da yabancılaşmanın bulunması psikolojik sebebe örnek gösterilebilir.

Kocanın kendi cinsel ilişkisi ile çocuğun doğumu arasında nedensellik bağının bulunmadığını ispatlaması mümkündür. Kocanın bu durumu ispatlaması halinde baba sıfatıyla çocuğunu tanımaması gündeme gelmiş olacaktır.

Soybağının Reddi Davasında DNA Testi

Taraflardan birinin talebi ile birlikte kan muayenesi ya da genetik incelemeler (DNA) yolu ile doğrudan doğruya babalığın ispatını sağlamak amacıyla işlemler yapılabilir. Ancak belirtmek gerekir ki, Yargıtay; kan muayenesi sonucu davalının baba olma olasılığının bulunduğu sonucuna varılmasının ispat için yeterli olmayacağı, bu sonucun diğer deliller ile desteklenmesi gerektiği görüşündedir.

Soybağının Reddi Davasında İspat

Tanımanın iptali davasının başarılı olabilmesi, davacının, tanıyanın baba olmadığını ispatlamasına bağlıdır (TMK M.299/f.1). Kural, tanıyanın baba olmadığının ispatlanması ise de, TMK M.299/f.2 hükmünde, ispat yükü, davanın ana ve çocuk tarafından açılmış olması ile diğer ilgililer tarafından açılmış olması halleri için farklı şekilde dağıtılmıştır.

Tanımanın iptali davası ana ve çocuk dışındaki diğer ilgililer tarafından açılmışsa, davacı, tanıyanın baba olmadığını ispat edecektir. Tanıyanın baba olmadığının ispatlanması, tanıyan ile ananın cinsel ilişkilerinin bulunmadığının, çocuğun tanıyanın cinsel ilişkisinin ürünü olmadığının ispatlanması ile gerçekleştirilebilir.

Tanımanın iptali davasının ana ve çocuk tarafından açıldığı hallerde ise TMK M.299/f.2 hükmü, davacının ispat yükünü hafifletmiştir. Bu hükme göre, “Ana veya çocuk tarafından tanıyanın baba olmadığı iddiasıyla açılan iptal davasında ispat yükü, tanıyanın gebe kalma döneminde ana ile cinsel ilişkide bulunduğuna ilişkin inandırıcı kanıtları göstermesinden sonra doğar.”

Soybağının Reddi Davası Dilekçesi

İSTANBUL (…) ANADOLU MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİ’NE

DAVACI : (Nüfusta baba olarak belirtilen kişi)

VEKİLİ : Av. Buğra ÇAPA

DAVALI : (Anne ve Çocuk)

KONU : Soybağının Reddi Talebimizi İhtiva Eder.

AÇIKLAMALAR :

Davacı/Koca müvekkil, davalı anne ile 7 yıldır evlidir. Davalı anne, müvekkili aldatmış ve akabinde evi terketmiştir. Müvekkil ve davalı uzun süredir ayrı yaşamaktadırlar. Davalı/Annenin evi terketmesinin ardından Mehmet isimli çocuk doğmuştur.

Müvekkil, tarafların evlilik birliği içerisinde doğan Mehmet’in babası olduğunu haklı nedenlerle kabul etmemektedir. Zira, Mehmet isimli çocuk davalının evi terkettiği dönemde ana rahmine düşmüş ve devamında doğmuştur. Bu süreçte, müvekkilin kendi cinsel ilişkisi ile çocuğun doğumu arasında nedensellik bağı bulunmamaktadır. Müvekkil ve davalı uzun zamandır fiilen ayrı yaşamaktadırlar ve kavgalıdırlar. Bu sebeplerle cinsel birlikteliklerinin gerçekleşmesinin imkansızlığı izahtan varestedir.

Çocuk Mehmet’in üstün menfaati bakımından tıbbi inceleme yapılarak soybağının reddi ve çocuk Mehmet’e bir kayyım tayini için Sayın Mahkeme’ye başvurma mecburiyetimiz tarafımızca hasıl olmuştur.

NETİCE VE TALEP : Yukarıda arz ve izah etmeye çalıştığımız sebeplerle müvekkilin çocuğu olmayan Mehmet için nesebin reddine, bir kayyım tayinine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz.

Soybağının Reddi Davasında Karar ve Sonuçları

Soybağının reddi kararı yenilik doğuran hüküm niteliğindedir. Dolayısıyla hükmün kesinleşmesiyle birlikte, çocuk ile koca arasındaki soybağını, geçmişe etkili olarak, çocuğun doğumu tarihinden itibaren ortadan kaldırır. Çocuk doğum tarihinden itibaren baba yönünden soybağına sahip olmayan çocuk haline gelir. Çocuğun anası ile olan soybağını ise etkilemez. Soybağın reddi kararı, çocuğun babası ile olan soybağı yönünden statüsünü belirlediği için herkesi bağlar.

Soybağının Reddi Davasında Harç ve Ücretler

Soybağının reddi davasının açılması aşamasında yatırılacak harç miktarı sabit olup her yıl değişmektedir. 2023 yılı itibariyle davacı tarafından yatırılacak harç miktarı 1.638,60-TL’dir.

Dava devam ederken tebligat giderleri veya tıbbi incelemeler için yapılacak masraflar davacı tarafından tahsil edilecek olup davanın sonucuna göre işbu masraflar taraflara yüklenecektir.

Soybağının Reddi Davasında Avukatlık Ücreti

2023-2024 yılı itibariyle Türkiye Barolar Birliği tarafından yayınlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre 17.900-TL’den az olmamak üzere ve her olayın mahiyetine göre avukatlık ücretleri değişkenlik göstermektedir.

Soybağının Reddi Davası Basit Yargılama Mıdır?

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre basit yargılama usulü uygulanacak davalar belirtilmiş olup soybağının reddi davası bu davalardan değildir. Bu sebeple, TMK M. 284’e göre soybağının reddi davasında yazılı yargılama usulü uygulanır.

Soybağı Reddedilen Çocuk İçin Ödenmiş Nafakaların Geri Ödenmesi Mümkün Mü?

Soybağının reddi kararı ile birlikte, çocuk ile koca arasındaki soybağı geçmişe etkili olarak ortadan kalktığı için, kocanın çocuğa karşı soybağının bulunmasından kaynaklanan bakım ve eğitim giderlerini karşılama ile nafaka yükümlülükleri sona erdiği gibi, çocuğa karşı daha önce yerine getirilmiş edimlerin iadesi sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde (TBK M.77 vd.) anneden ve çocuk ile soybağının kurulması halinde gerçek babadan talep edilebilir. Çocuğa karşı böyle bir talebin yöneltilmesine TBK M.79/f.1 engel teşkil eder.

Anne Soybağının Reddi Davası Açabilir Mi?

Türk Medeni Kanunu’nun 286. Maddesi soybağının reddi davası açma hakkını kural olarak, koca ve çocuğa tanımıştır. Çocuğun anne tarafından meydana geldiği hukuk düzeninde kesin bir karinedir. Dolayısıyla anne, soybağının reddi davasını açamaz.

Av. Buğra Çapa

Av. Buğra Çapa, Tekirdağ Anadolu Lisesi’nden mezun olduktan sonra Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde hukuk eğitimi almıştır. 2019 yılında Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olmuştur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Hemen Bilgi Al!