Makalelerimiz

Ara Karar ve Nihai Karar Nedir?

Kararlar, ara ve nihai kararlar olmak üzere ikiye ayrılır. Yargılamada “ara karar” ve “nihai karar”, davanın farklı aşamalarını ifade eden temel kararlardır.

Ara karar, mahkemenin yargılamanın devamı sırasında verdiği, davanın esasına ilişkin olmayan ancak usule veya delil toplama sürecine yönelik geçici nitelikteki kararlardır. Ara kararlar, yargılamayı yönlendiren ve tamamlayıcı nitelik taşıyan kararlardır; tek başlarına davayı sona erdirmezler.

Buna karşılık nihai karar, mahkemenin uyuşmazlık konusu hakkında vardığı sonuç hükmünü içerir. Tüm delillerin toplanmasının ardından, tarafların beyan ve savunmaları dikkate alınarak, uyuşmazlığın esasına ilişkin değerlendirme yapılır ve bu değerlendirme sonucunda davanın kabulüne, reddine ya da kısmen kabulüne karar verilir. Nihai karar ile birlikte yargılama sona erer ve taraflar açısından bağlayıcı bir hüküm ortaya çıkar.

Ara Karar Nedir?

Ara kararlar yargılamaya son vermeyen, bilakis onu yürütmeye, ilerletmeye yarayan kararlardır. Hakim, yargılamayı ilerletmek için, davada bir çok ara karar verebilir. Bütün bu kararların ortak niteliği hakimin ara kararı ile davadan elini çekmeyip, bilakis davaya devam etmesidir. Ara karara örnek gösterecek olursak;

  • Hakimin, davaya ilişkin bir işin yapılması örneğin delil gösterilmesi(m.31), okunamayan veya uygunsuz yahut ilgisiz olan dilekçenin yeniden düzenlenmesi için taraflara uygun bir süre verilmesi(m.32) bir ara karar niteliğindedir.
  • Zamanaşımı def’inin reddine ilişkin karar da bir ara karardır.
  • Mahkemenin görev itirazının reddine, yetki itirazının reddine, bir delilin kabule şayan olup olmadığına ilişkin kararı bir ara karardır.

Ara karar gereğince yapılması gereken işlemler derhal yerine getirilir.

Ara Karar Neden Verilir?

Mahkemede bir davanın ortasında hakim, ara karar verdiğinde, aslında davayı sonuçlandırmadan önce çözülmesi gereken bazı konulara odaklanır . Bu, bir anlamda davanın yol haritasını çizer. Yargılamanın sağlıklı bir şekilde ilerlemesi için gerekli olan ara kararlar verir ve alınan geçici kararlar yargılama sürecini hızlandırır. Yargılama süreci devam ederken, davayı ilerletebilmek adına yargılamanın gidişatını etkileyen bazı kararlar alabilir. Ara kararlar, yargılama devam ederken genellikle delil toplanması, keşif yapılması, bilirkişi atanması gibi konulara yöneliktir.

Ara Kararların Özellikleri Nelerdir?

Ara kararlar delil toplama amaçlı, usulü ve hukuki eksiklikleri gidermek amaçlı, tarafların haklarını koruma amaçlı ve yargılama sürecini yönlendirme amaçlı verilebilir.

  • Yargılama sürecinde verilen geçici kararlardır.
  • Ara kararlar davanın esasını çözmez, genellikle usulü niteliktedir.
  • Yargılamayı hızlandırır.
  • Ara kararlara itiraz edilebilir ancak her ara karar itiraz edilebilir nitelikte değildir.
  • Ara kararlara itiraz süresi genellikle itiraz 7 gündür.
  • İtiraz, bir üst mahkeme veya ilgili merci tarafından incelenir.
  • Bazı ara kararlar nihai kararla birlikte temyize götürülebilir.

Ara Karar Verildikten Sonra Ne Olur?

Ara karar, taraflara ya da ilgili kurumlara görev yükleyebilir. Mesela, davacıdan eksik bir belgenin tamamlaması istenebilir ya da davalıdan bir savunma sunması beklenebilir. Bazen bu kararlar, mahkemenin kafasındaki sorulara netlik kazandırmak için atılmış adımlardır. Hakim, dava sonunda sağlıklı bir karar verebilmek için bu tür “ara düzenlemelere” ihtiyaç duyar.

Ara karar verildikten sonra, genellikle bir sonraki duruşma tarihi belirlenir. O tarihe kadar tarafların bu karar doğrultusunda üzerlerine düşeni yapmaları beklenir. Eğer bu yükümlülükler yerine getirilmezse, hakim bu durumu değerlendirip örneğin delil toplanmamışsa o delili göz ardı ederek karar verebilir. Yani ara karar, sürecin ilerlemesi için bir durak ama aynı zamanda bir uyarıdır.

Kısaca: Ara karar, mahkemenin esas karara ulaşmadan önce gerekli gördüğü işlemlerin yol haritasıdır. Ne eksikse, o tamamlanır akabinde konu aydınlatılır. Ve bu süreç tamamlandığında dava yeniden nihai karara doğru ilerler.

Ara Karardan Geri Dönülebilir mi?

Kural olarak, mahkeme verdiği ara kararından (dava veya yargılama sonuçlanmadan önce) dönebilir. Çünkü, ara kararları ile kural olarak, taraflardan biri lehine usulü kazanılmış hak doğmaz. Ancak mahkemenin ara kararından dönebileceğine ilişkin bu kuralın bir istisnası vardır: O da usulü kazanılmış haktır. Yani mahkemenin ara kararı ile, taraflardan biri lehine usulü kazanılmış hak doğmuş ise, artık mahkeme bu ara kararından dönemez; ara kararına göre işlem yapmakla yükümlüdür. Örneğin, üst mahkemenin bozma kararına uyan mahkeme, bununla bağlıdır; sonradan bozmaya uyma kararından dönerek direnme kararı veremez. Çünkü bozmaya uyma ara kararı ile, bozma yararına olan taraf için usulü kazanılmış hak doğmuştur.

Ara Karar Kanun Yoluna Götürülebilir Mi?

Ara karar, davayı sona erdirmediği (nihai karar olmadığı) için, yalnız başına kanun yoluna götürülemez ancak, asıl hüküm(nihai karar) ile birlikte kanun yoluna götürülebilir. Hukukumuzda, ara kararları için kabul edilmiş bir kanun yolu yoktur. Ancak bazı ara kararlar için aynı mahkemeye itiraz imkanı tanınmıştır.

Örneğin; HMK Madde 394: (1) Karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebilir. Bunun dışında bir taraf, karşı taraf yararına usulü kazanılmış hak doğurmamış olan ara kararından dönülmesini, mahkemeden isteyebilir.

Nihai Karar Nedir?

Yargılamaya son veren ve hakimin davadan elini çekmesi sonucunu doğuran kararlara nihai karar denir. Nihai karar, mahkemenin, önüne gelen bir uyuşmazlık hakkında yaptığı yargılama sonucunda, davanın esasına ilişkin olarak verdiği ve yargılamayı sona erdiren karardır. Bu karar ile mahkeme, taraflar arasındaki çekişmeli hususları değerlendirir, delilleri inceler, hukuki nitelendirme yapar ve sonuçta bir hükme varır. Nihai kararlar yalnızca davanın kabulü ya da reddi şeklinde olmayabilir. Davanın konusunu tamamen veya kısmen çözüme kavuşturan ve davanın sona ermesini sağlayan her türlü karar, mahiyet itibarıyla nihai karar sayılır.

Nihai karara örnek gösterecek olursak;

  • Yetkisizlik kararı, görevsizlik kararı,
  • Davalının dava konusu parayı ödemeye mahkum edilmesi kararı,
  • Boşanma kararı,
  • Borcun ödenmiş olması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı nihai karardır.

Hakim nihai karar ile davadan elini çeker; verdiği karardan dönemez ve onu değiştiremez. Fakat ara kararlarındakinin aksine nihai kararlar kural olarak kanun yoluna götürülebilir. İşte, nihai kararlar kanun yoluna götürülüp üst mahkemece bozulmadıkça hakimin, nihai kararla sonuçlandırmış olduğu davaya tekrar bakması mümkün değildir.

Nihai Karar Kaça Ayrılır?

Nihai kararlar, esasa ilişkin (hükümler), usule ilişkin ve davanın konusuz kalması halinde verilen nihai kararlar olmak üzere üçe ayrılır:

1- Hükümler (Esasa İlişkin Nihai Kararlar)

Hükümler, davayı esastan çözümleyen, taraflar arasındaki uyuşmazlığı sona erdiren nihai kararlardır. Başka bir deyişle, hüküm ile taraflar arasındaki uyuşmazlık sona erer ve hüküm kesinleşince artık o uyuşmazlık hakkında, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak yeni bir dava açılamaz. Aynı dava tekrar açılırsa kesin hükümden dolayı reddedilir.

2- Usule İlişkin Nihai Kararlar

Usule ilişkin nihai kararlar ile de yargılama sona erer ve davaya bakmakta olan hakim, o davadan elini çeker. Ancak bu kararlar ile taraflar arasındaki uyuşmazlık çözümlenmiş olmaz. Usule ilişkin nihai kararlar ile dava konusu hakkında bir karar verilmez. Bu kararlar ile sadece usule ilişkin sorunlar çözülür. Usule ilişkin nihai kararlar, gerek yazılması ve içeriği gerek kanun yolları bakımından, hükümler gibi işlem görür.

3- Davanın Konusuz Kalması Halinde Verilen Kararlar

Bazı hallerde dava devam ederken, dava konusu alacağın ödenmesi, taşınır malın davacıya teslim edilmesi, taşınmazın tahliye edilmesi gibi bir nedenle dava konusuz kalabilir. Davanın konusuz kalması halinde, artık dava hakkında yargılama yapılmasına ve hüküm verilmesine gerek kalmaz. Bu halde mahkeme, dava (esas) hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verir.

Nihai Karar Hüküm Müdür?

Mahkeme davayı usule veya esasa ilişkin nihai bir karar ile sona erdirir. Yani bu karar, davanın sonucunu netleştiren ve taraflar arasındaki çekişmeyi çözen kesin bir karardır. HMK Madde 294’e göre ” Mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar, hükümdür.” Yani evet, nihai karar, esas itibarıyla hüküm niteliğindedir. Hukuk yargılamasında “hüküm” terimi, mahkemenin taraflar arasındaki uyuşmazlıkla ilgili olarak yargılamanın sonunda verdiği ve davanın esası hakkında kesin iradesini ortaya koyduğu kararı ifade eder. Bu yönüyle her nihai karar bir hükümdür, ancak her mahkeme kararı hüküm değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) uyarınca bir kararın nihai karar sayılabilmesi için, mahkemenin o dava dosyasındaki yargılamayı sona erdirmesi gerekir. Bu kapsamda, davanın kabulü, reddi, kısmen kabulü ya da usulden reddi gibi kararlar, yargılamayı bitiren ve dosyanın kapanmasına neden olan kararlardır; dolayısıyla hem nihai karar hem de hüküm niteliği taşırlar.

Nihai Karar Verildi Ne Anlama Gelir?

Dava konusunun tamamen incelenmesi, tüm delillerin değerlendirilmesi ve taraflar arasındaki anlaşmazlıkların çözülmesiyle nihai kararın verilir. Bu karar ile yargı süreci sona erer ve bu dava hakkında son karar verilir. Hakim nihai karar ile o davadan elini çeker, verdiği karardan dönemez ve onu değiştiremez. Verilen bu karar kesin ve bağlayıcıdır. Verilen kararın sonucunda, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan haklar sıra numarasıyla birlikte birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilir.

Nihai Karardan Sonra Ne Olur?

Hakim, verdiği ve bildirdiği hüküm ile bağlıdır; sonradan hükmün yanlış olduğu kanısına varsa bile, artık hükmü değiştiremez; yani mahkeme davayı tekrar ele alıp, yeni bir karar veremez. Bu kararın hukuki sonuçları taraflar için bağlayıcıdır ve karara uymayan taraflar hukuki yaptırımlarla karşılaşabilirler. Hükme karşı kanun yoluna başvurulur ve hüküm üst mahkeme tarafından bozulursa, mahkeme ancak o zaman davayı tekrar ele alabilir. Ancak istisnai olarak, bazı nihai kararlara karşı kanun yoluna başvurulmaz. Örnek gösterecek olursak;

  • Kesin olduğu kanunda açıkça belirtilen kararlar (HMK m.362/1): İstinaf sınırının altında kalan ve kanunen istinafa tabi olmadığı belirtilmiş kararlar istinafa kapalıdır.
  • Sulh Hukuk Mahkemesi’nin bazı çekişmesiz yargı kararları: Vesayet makamı olarak verilen bazı kararlar, kanunen kesin olup itiraz ya da temyize açık değildir.
  • Yargılamanın yenilenmesi talebi reddedildiğinde, bu ret kararı başka bir yargılamanın konusu yapılamaz ve doğrudan kesindir. Kanun yoluna başvuru imkânı yoktur.
  • Taraf sıfatı olmayan, davaya dahil edilmeyen ya da müdahillik talebi reddedilen kişi yönünden verilen karar, o kişi açısından kesindir, çünkü zaten kanun yoluna başvuru ehliyeti yoktur.

Bazı istisnai kararlar dışındaki nihai kararlara karşı kanun yoluna başvurulabilir.

Nihai Karar Nasıl Öğrenilir?

Nihai karar yazılıp imzalandıktan ve mühürlendikten sonra, nüshaları, mahkeme yazı işleri müdürü tarafından taraflardan her birine verilir ve bir nüshası da gecikmeksizin taraflara tebliğ edilir. Elektronik ortamda hazırlanan nihai karar, hükme katılan hakimler ve zabıt katibi tarafından güvenli elektronik imza ile imzalanarak UYAP veri tabanında saklanır. UYAP Bilişim Sistemi aracılığıyla davanızın son durumunu öğrenebilir, evrak gönderebilir ve gerekiyorsa harç/masraf/tahsilat işlemlerinizi yapabilirsiniz.

Av. Büşra Karasaç Yükkaldıran

Av. Büşra KARASAÇ YÜKKALDIRAN, 2017 yılında Şanlıurfa Tes-iş Anadolu Lisesi'nde öğrenimini tamamlayıp 2022 yılında Lefke Avrupa Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olmuştur. 2023 Yılında zorunlu yasal stajını tamamlamıştır. Şu an Çapa Hukuk Bürosunda avukat olarak kariyerine devam etmektedir.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Hemen Bilgi Al!