<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dilekçeler | Çapa Hukuk Bürosu</title>
	<atom:link href="https://www.capa.av.tr/dilekceler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.capa.av.tr/dilekceler/</link>
	<description>Çağlayan Avukat</description>
	<lastBuildDate>Tue, 17 Mar 2026 13:09:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.capa.av.tr/wp-content/uploads/2022/11/capa-hukuk-ikon.png</url>
	<title>Dilekçeler | Çapa Hukuk Bürosu</title>
	<link>https://www.capa.av.tr/dilekceler/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Mal Beyanı Nedir? Mal Beyanı Dilekçesi Örneği</title>
		<link>https://www.capa.av.tr/mal-beyani-nedir/</link>
					<comments>https://www.capa.av.tr/mal-beyani-nedir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Buğra Çapa]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 18 Jan 2026 19:40:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dilekçeler]]></category>
		<category><![CDATA[Makalelerimiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.capa.av.tr/?p=3186</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kanun koyucu, takip kesinleşip haciz aşamasına gelindiğinde, haczi yapabilmek için borçluya mal beyanında bulunma zorunluluğu getirmiştir (İİK m.74-77). Bu yazımızda mal beyanına ilişkin genel bilgiler paylaşılmış olup, hukuki uyuşmazlığınıza ilişkin detaylı bilgi için iletişim bölümündeki bilgilerden Çapa Hukuk Bürosu’na ulaşabilirsiniz. Mal Beyanı Nedir? Takibin dışında borçluya gönderilen ödeme emrinde, yedi gün içinde itiraz etmeyen ve &#8230;</p>
<p><a href="https://www.capa.av.tr/mal-beyani-nedir/">Mal Beyanı Nedir? Mal Beyanı Dilekçesi Örneği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.capa.av.tr">Çapa Hukuk Bürosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kanun koyucu, takip kesinleşip haciz aşamasına gelindiğinde, haczi yapabilmek için borçluya mal beyanında bulunma zorunluluğu getirmiştir (İİK m.74-77).</p>
<p>Bu yazımızda mal beyanına ilişkin genel bilgiler paylaşılmış olup, hukuki uyuşmazlığınıza ilişkin detaylı bilgi için iletişim bölümündeki bilgilerden <a href="https://www.capa.av.tr"><strong>Çapa Hukuk Bürosu</strong></a>’na ulaşabilirsiniz.</p>
<h2>Mal Beyanı Nedir?</h2>
<p>Takibin dışında borçluya gönderilen ödeme emrinde, yedi gün içinde itiraz etmeyen ve borcunu da ödemeyen borçlunun aynı süre içinde, mal beyanında bulunması; bulunmazsa hapisle tazyik edileceği, mal beyanında bulunmaz ya da gerçeğe aykırı beyanda bulunursa hapisle cezalandırılacağı ihtarı bildirilir.</p>
<p>Takibin sonunda alacağının tamamını elde edemeyen alacaklı bu duruma katlanacak, daha sonra borçlu mal edinirse verilen aciz vesikasına dayanarak alacağını bu mallardan tahsil edebilecektir. Ancak borçlunun mal beyanında bulunmaması, gerçeğe aykırı beyanda bulunması, yani takibin gereği olan yükümlülüğünü yerine getirmemesi durumunda Kanun birtakım müeyyideler öngörmüştür.</p>
<h2>Mal Beyanında Bulunma ve Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar</h2>
<p>Borçlu, borca yetecek miktarda, kendi elinde bulunan veya üçüncü kişilerdeki mal, alacak ve haklarını, bunların çeşit, niteliklerini, her türlü gelirini, yaşama tarzına göre geçim kaynaklarını ve buna göre borcunu nasıl ödeyeceğini mal beyanı olarak icra dairesine bildirmelidir. Borçlu mal beyanında tüm malvarlığını değil, borca yeter malvarlığını bildirmek zorundadır. Borçlunun hiç malı bulunmasa veya düşük bir geliri bulunsa, hatta sadece haczi kabil olmayan malları bulunsa dahi, bu durumu mal beyanında bildirmesi gerekir. Borçlu mal beyanını yukarıda belirtilen şekilde, yazılı veya sözlü olarak icra dairesine bildirmelidir (İİK m.74).</p>
<p>Mal beyanında bulunma süresi yedi gündür. (kambiyo senetlerine dayanan takipte on gündür) Bu süre ödeme emrine itiraz etmek istemeyen borçluya karşı, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren başlar. Borçlu yedi gün içinde ödeme emrine itiraz ederse, itirazın kaldırılması veya iptaline kadar mal beyanında bulunmak zorunda değildir. Ancak borçlu, bu davaların sonunda aleyhine karar verilmesi halinde, kararın tefhim veya tebliğinden itibaren üç gün içinde mal beyanında bulunmalıdır. (İİK m.75). Karara karşı istinaf yoluna başvurulmuş olması, borçlunun mal beyanı bulunma zorunluluğunu ortadan kaldırmaz.</p>
<p>Mal beyanında bulunurken, hiç malı olmadığını veya yeterli malı olmadığını bildiren borçlu, sonradan kazandığı malları ve gelirindeki artışı icra dairesine bildirmelidir (İİK m.77). Aksi halde, on gün disiplin hapsi ile cezalandırılır. Bu malları elinden çıkarırsa, bir aya kadar cezalandırılır (İİK m.339). Bu suçun unsurları, borçlunun mal ve kazancında mevcut artış bildirmemesi veya elden çıkarması, borçlunun kabul edilebilir bir mazeretinin bulunmaması, alacaklının şikayetidir.</p>
<h2>Mal Beyanında Bulunmama Cezası</h2>
<p>Mal beyanında bulunmayan borçluya karşı kanun koyucu iki tür yaptırım öngörmüştür. Birincisi mal beyanında bulunmayan borçluyu mal beyanında bulunmaya zorlamak için hapisle tazyik (İİK m.76), ikincisi geç mal beyanında bulunan borçlunun hapisle cezalandırılmasıdır. Borçlunun hapisle cezalandırılabileceği fiiller, gerçeğe aykırı mal beyanında bulunması (İİK m.338) ve borçlunun mal varlığındaki artışları bildirmemesidir. (İİK m.339)</p>
<p>Borçlunun bu fillerinden ötürü cezalandırılabilmesi için ödeme emrinin bizzat borçluya gönderilmesi ve böylelikle ihtar edilmiş olması gerekir. Borçlu takipte kendisini bir avukat aracılığı ile temsil ettiriyorsa, avukata gönderilen ödeme emri üzerine mal beyanı ile ilgili filler nedeniyle borçlu cezalandırılamaz. Borçlunun cezalandırılmasını düşünen alacaklının, vekili yanında borçlu ayrıca ödeme emri tebliğ ettirmesi gerekir.</p>
<h2>Gerçeğe Aykırı Mal Beyanında Bulunmanın Cezası Nedir?</h2>
<p>Borçlu mal beyanında bulunmakla birlikte bu mal beyanı gerçeğe aykırı ise Kanun bunu da ayrı bir suç olarak kabul etmiştir. Suç sabit görülürse, üç aydan bir seneye kadar hapis cezası verilir. Bu suçun unsurları, borçlunun gerçeğe aykırı bir mal beyanında bulunması, bunu yaparken kastının bulunması ve alacaklının şikayetidir.</p>
<p>Bu suçun oluşması için, mal beyanında bulunanın borçlu olması gerekir. Borçlunun kanuni temsilcisinin veya avukatının gerçeğe aykırı mal beyanında bulunması durumunda, ne borçluya ne de temsilcisine ceza verilebilir. Bu sebeple borçlu bir avukat tarafından temsil edilse de, bizzat kendisinin mal beyanında bulunması sağlanmalıdır.</p>
<h2>Mal Beyanı Dilekçesi Örneği</h2>
<p style="text-align: center;">(…) İCRA DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ’NE</p>
<p><strong>Dosya No:</strong> 2026/…</p>
<p><strong>Borçlu:</strong> Ad – Soyad – TC – Adres</p>
<p><strong>Alacaklı:</strong> Ad – Soyad – TC &#8211; Adres</p>
<p><strong>Konu:</strong> Mal Beyanı Bildirimi</p>
<p><strong>Açıklamalar:</strong></p>
<p>Yukarıda esas numarası yazılı dosyada ödeme emri tarafıma tebliğ edildi. Dosyaya süresi içerisinde mal beyanında bulunmak istiyorum. Mal beyanı ile ilgili olarak aşağıda beyanda bulunduğum malvarlığımı dosyaya bildiriyorum, gereğini saygılarımla arz ve talep ederim.</p>
<p>Hacze konu edilebilecek taşınır mallarım; 2 adet bilgisayar, 1 adet televizyon, 2 adet koltuk ve 1 adet masa olup borcu karşılayabilecek nitelikte değildir. Hacze konu edilebilecek başkaca bir malvarlığım veya üçüncü kişilerden herhangi bir alacağım da bulunmamaktadır. İleride herhangi hak veya alacağım olur ise dosyanıza bildireceğimi arz eder, gereğinin yapılmasını talep ederim.</p>
<h3>Kamu Görevlisinin Mal Bildiriminde Bulunmaması</h3>
<p>657 Sayılı Devlet Memurları Kanun’un 125. maddesinin D bendinin J fıkrasına göre; kamu görevlileri bakımından, belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunulmadığı takdirde yaptırım öngörülmüştür. Fiilin ağırlık derecesine göre memurun, bulunduğu kademede ilerlemesinin 1-3 yıl arasında durdurulması hüküm altına alınmıştır.</p>
<h3>Mal Beyanında Bulunma Süresi</h3>
<p>Borçlu bakımından mal beyanında bulunma süresi yedi gün olup, kambiyo senetlerine dayanan takipte bu süre on gündür (çek, poliçe, bono). Bu süreler ödeme emrine itiraz etmek istemeyen borçluya karşı, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren başlamaktadır.</p>
<h3>Mal Beyanı Nereye Yapılır?</h3>
<p>Borçlu tarafından sunulacak olan mal beyanı, ödeme emrinde yer alan icra müdürlüğüne yapılmaktadır. Örneğin, ödeme emrinde İstanbul Anadolu 5. İcra Müdürlüğü yazıyor ise, borçlu ilgili icra müdürlüğüne giderek mal beyanı dilekçesini sunabilir.</p>
<h3>E-Devlette Mal Beyanında Bulunmak Mümkün Mü?</h3>
<p>Elektronik ortamda mal beyanında bulunmak mümkündür. İcra dosyasında borçlu olarak yer alan kişi, E-devlet aracılığıyla Uyap Vatandaş Portal sitesine giriş yapıp, ilgili icra dosyasına mal beyanı dilekçesi sunabilir. Mal beyanında bulunan kişinin elektronik imzası veya mobil imzasının bulunması gerekmektedir.</p>
<h3>Mal Bildiriminde Taşınmazın Değeri Nasıl Belirlenir?</h3>
<p>Borçlu mal bildiriminde bulunurken taşınmazın değerini, tapu rayiç bedeline göre değil emsal rayiç bedellerine göre belirlemelidir. Taşınmaz bakımından mal beyanına ilişkin belirlenen değer, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen kıymet takdiri raporu ile birlikte değerlendirilir.</p>
<h3>Mal Beyanı Hangi Durumlarda Verilir?</h3>
<p>Mal beyanı birtakım kişiler bakımından yapılması gereken ve kanundan kaynaklanan bir sorumluluktur. Mal beyanının verilmesi gerektiği durumları sıralamak gerekirse;</p>
<p><strong>A-</strong> İcra müdürlüğü tarafından gönderilen ödeme emrini tebliğ alan borçlu tarafından 7 gün içinde mal beyanı yapılması gerekir.</p>
<p><strong>B-</strong> Ödeme emri tebliğ edilen borçlunun süresinde yaptığı itirazına karşılık takip durdurulmuş ve sonrasında alacaklı tarafından açılan dava ile birlikte mahkeme tarafından itirazın kaldırılmasına karar verilmişse, kararın tebliği tarihinden itibaren mal beyanının 3 gün içinde sunulması gerekir.</p>
<p><strong>C-</strong> İİK m.44 uyarınca, ticareti terk eden tacir 15 gün içerisinde ticaret siciline bildirimde bulunmak, bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren bir mal beyanında bulunmakla yükümlüdür.</p>
<p><strong>D-</strong> Sırf rehin hakkına itiraz yapıldığı takdirde, alacaklı taraf, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takipten vazgeçerek, icra takibinin haciz yolu ile devam etmesini isteyebilir. Bu durumda, borçluya mal beyanında bulunması için yedi gün süre verilir.</p>
<p><strong>E-</strong> Borcu ödemekte aciz hali bulunan iflasa tabi olan borçlu, bütün aktif ve pasifi ile birlikte alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren mal beyanını iflas talebine eklemek zorundadır.</p>
<h3>Mal Beyanının İçeriğinde Bulunması Gerekenler Nelerdir?</h3>
<p>Borçlu, borca yetecek miktarda, kendi elinde bulunan veya üçüncü kişilerdeki mal, alacak ve haklarını, bunların çeşit, niteliklerini, her türlü gelirini, yaşama tarzına göre geçim kaynaklarını ve buna göre borcunu nasıl ödeyeceğini mal beyanının içeriğinde belirtecek şekilde icra dairesine bildirmelidir</p>
<h3>Mal Bildirimi En Geç Ne Zaman Verilir?</h3>
<p>İcra müdürlüğü tarafından tebliğ edilen ödeme emrine 7 gün içerisinde itiraz etmeyen ve borcunu ödemeyen kişinin, ilgili icra dairesine mal beyanı dilekçesi sunması gerekmektedir. Borçlu, ödeme emrine süresi içerisinde itiraz etmiş ve alacaklı tarafından itirazın kaldırılması davası açılıp, icra takibine yapılan itiraz kaldırıldıysa, itirazın kaldırıldığına ilişkin kararın borçluya tebliğ edildiği tarihten itibaren 3 gün içerisinde mal beyanında bulunma süresi bulunmaktadır.</p>
<p><a href="https://www.capa.av.tr/mal-beyani-nedir/">Mal Beyanı Nedir? Mal Beyanı Dilekçesi Örneği</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.capa.av.tr">Çapa Hukuk Bürosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.capa.av.tr/mal-beyani-nedir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tutuklama Kararına İtiraz Dilekçesi</title>
		<link>https://www.capa.av.tr/tutuklama-kararina-itiraz-dilekcesi/</link>
					<comments>https://www.capa.av.tr/tutuklama-kararina-itiraz-dilekcesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Stj. Av. Sude Yıldırım]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 26 Apr 2025 19:51:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ceza Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Dilekçeler]]></category>
		<category><![CDATA[Makalelerimiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.capa.av.tr/?p=2966</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tutuklama kararı, bir kişinin suç şüphesiyle özgürlüğünün kısıtlanmasıdır. Tutuklama kararlarına karşı etkili bir şekilde itiraz etmek, hem bireysel hakların korunması hem de hukukun üstünlüğünün sağlanması açısından büyük önem taşır. Bu makalede, tutuklama kararlarına itiraz sürecini detaylı bir şekilde ele alacak, itiraz dilekçesi hazırlarken dikkat edilmesi gereken hususları ve itirazın olası sonuçlarını inceleyeceğiz. Tutuklama Kararına Nasıl &#8230;</p>
<p><a href="https://www.capa.av.tr/tutuklama-kararina-itiraz-dilekcesi/">Tutuklama Kararına İtiraz Dilekçesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.capa.av.tr">Çapa Hukuk Bürosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tutuklama kararı, bir kişinin suç şüphesiyle özgürlüğünün kısıtlanmasıdır. Tutuklama kararlarına karşı etkili bir şekilde itiraz etmek, hem bireysel hakların korunması hem de hukukun üstünlüğünün sağlanması açısından büyük önem taşır.</p>
<p>Bu makalede, tutuklama kararlarına itiraz sürecini detaylı bir şekilde ele alacak, itiraz dilekçesi hazırlarken dikkat edilmesi gereken hususları ve itirazın olası sonuçlarını inceleyeceğiz.</p>
<h2>Tutuklama Kararına Nasıl İtiraz Edilir?</h2>
<p>Tutuklama kararına itiraz süreci, kişi özgürlüğünü doğrudan etkileyen bu kararın hukuka aykırı veya yersiz olduğunu ileri sürerek, serbest bırakılmayı amaçlayan kanuni bir haktır.</p>
<p>Bu süreç, tutuklama kararının tebliğinden itibaren 7 gün içinde, kararı veren mahkemeye veya nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesine yazılı bir dilekçe ile başvurulması ile birlikte başlar. İtiraz dilekçesinde, kararın hangi gerekçelerle hukuka aykırı olduğu, deliller ve somut olaydaki eksiklikler detaylı olarak açıklanmalıdır.</p>
<p>İtirazı değerlendirecek merci, tutukluluğun devam edip etmeyeceğine karar verir. Bu aşamada, ceza muhakemesi hukuku alanında uzman bir avukatın desteği, itirazın başarısı için kritik öneme sahiptir.</p>
<p>Avukat, yasal süreçlere hakimiyeti, delil toplama ve değerlendirme becerisi ile müvekkilinin haklarını en iyi şekilde savunarak, adil bir sonuca ulaşılmasına katkı sağlar</p>
<h2>Tutukluluğa İtiraz Dilekçesi Örneği</h2>
<p style="text-align: center;"><strong>İSTANBUL ANADOLU (…) SULH CEZA MAHKEMESİNE</strong></p>
<p><strong>DOSYA NO:</strong> 2026/(…)</p>
<p><strong>İTİRAZ EDEN ŞÜPHELİ/SANIK:</strong> [Şüpheli/Sanık Adı Soyadı], T.C. Kimlik No: [T.C. Kimlik Numarası], [Adres]
<p><strong>MÜDAFİİ:</strong> Av. Buğra ÇAPA</p>
<p><strong>İTİRAZ KONUSU:</strong> 10.01.2026 tarihli tutuklama kararına itiraz ve tutukluluğun kaldırılması talebidir.</p>
<p><strong>AÇIKLAMALAR:</strong></p>
<ol>
<li>Müvekkil [Şüpheli/Sanık Adı Soyadı], [Tarih] tarihinde [Suç Adı] suçundan tutuklanmıştır.</li>
<li>Müvekkilimiz hakkında verilen tutuklama kararı, Ceza Muhakemesi Kanunu&#8217;nun (CMK) 100. maddesinde belirtilen tutuklama şartlarını taşımamaktadır.</li>
<li>Şöyle ki; Müvekkilimizin üzerine atılı suçu işlediğine dair somut deliller bulunmamaktadır. [Delil Yokluğuna Dair Açıklama]</li>
<li>Müvekkilimizin kaçma veya delilleri karartma şüphesi bulunmamaktadır. [Kaçma/Delil Karartma Şüphesi Yokluğuna Dair Açıklama]</li>
<li>Suçun niteliği ve mevcut delil durumu dikkate alındığında, adli kontrol tedbirleri tutuklama yerine yeterli olacaktır. [Adli Kontrolün Yeterliliğine Dair Açıklama]</li>
<li>Yukarıda belirtilen nedenlerle, müvekkilimiz hakkında verilen tutuklama kararı hukuka aykırıdır ve kaldırılması gerekmektedir.</li>
</ol>
<p><strong>HUKUKİ NEDENLER:</strong> CMK m. 100 ve ilgili mevzuat.</p>
<p><strong>SONUÇ VE İSTEM:</strong> Yukarıda açıklanan nedenlerle, müvekkilimiz hakkında verilen tutuklama kararının kaldırılmasına ve müvekkilimizin derhal serbest bırakılmasına karar verilmesini saygılarımızla vekaleten talep ederiz.</p>
<p style="text-align: right;"><strong>ŞÜPHELİ MÜDAFİİ</strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong>AV. BUĞRA ÇAPA</strong></p>
<h3>Tutuklama Kararı Kim Tarafından Verilir?</h3>
<p>Tutuklama kararı, Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilir. Soruşturma aşamasında sulh ceza hakimi, <a href="https://www.capa.av.tr/kovusturma-nedir/"><strong>kovuşturma aşamasında</strong></a> ise görevli ve yetkili mahkeme tutuklama kararı verebilir. Savcının tutuklama yetkisi yoktur, ancak savcı tutuklama talep edebilir. Hâkim veya mahkeme, savcının talebini değerlendirerek tutuklama kararı verebilir veya reddedebilir.</p>
<h3>Tutukluluğa İtiraz Ne Zaman Sonuçlanır?</h3>
<p>Tutukluluğa itirazın sonuçlanma süresi, somut olayın özelliklerine, itirazın yapıldığı yargılama aşamasına ve itirazı inceleyecek merciin iş yoğunluğuna bağlı olarak değişkenlik arz eder. Soruşturma aşamasında yapılan itirazlar, genellikle birkaç gün içinde sonuçlanırken, kovuşturma aşamasında yapılan itirazlar daha uzun sürebilir. İtirazı inceleyecek merciin, dosyanın kapsamını, delilleri ve hukuki gerekçeleri değerlendirmesi zaman alabilir.</p>
<h3>Tutukluluğa İtiraz Dilekçesini Kimler Verebilir?</h3>
<p>Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) uyarınca, tutuklu olan şüpheli veya sanık, müdafii (avukatı) veya kanuni temsilcisi (kanuni temsilci genellikle şüphelinin veya sanığın babası, annesi veya yasal vasi gibi yetkili kişilerden biridir), tutukluluğa itiraz dilekçesi sunma yetkisine sahiptir. Bu hak, tutuklunun özgürlüğünü savunma ve hukuki haklarını koruma amacını taşır.</p>
<p>5271 Sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 261. maddesi hükmü gereğince;</p>
<p>“(1) Avukat, müdafiliğini veya vekilliğini üstlendiği kişilerin açık arzusuna aykırı olmamak koşuluyla kanun yollarına başvurabilir.” avukatın tutukluğa itiraz dilekçesini verme hakkına sahiptir</p>
<h3>Tutuklama Kararına İtiraz Dilekçesi Nereye Verilir?</h3>
<p>Tutuklama kararına itiraz dilekçesi, CMK&#8217;nın ilgili hükümleri uyarınca, tutuklama kararını veren mahkemeye veya yetki alanındaki nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesine sunulur. İtirazın doğru bir şekilde yapılması, sürecin doğru ve etkin bir şekilde ilerlemesi için önemlidir.</p>
<h3>Tutuklama Kararına İtiraz Süresi Ne Zaman Başlar?</h3>
<p>Tutuklama kararına itiraz süresi, kararın şüpheli tarafa tebliğ edildiği andan itibaren 7 gün içerisinde başlar. Tebliğ, kararın yüzüne okunması veya yazılı olarak bildirilmesi şeklinde olabilir. Sürenin başlangıcı, tebliğ tarihidir ve bu tarih, itirazın yasal süresi içinde yapılması için kritik öneme sahiptir.</p>
<h3>Tutuklamaya İtiraz Süresinin Kaçırılması Durumunda Ne Olur?</h3>
<p>Tutuklamaya itiraz süresinin kaçırılması durumunda, itiraz hakkı yasal olarak kaybedilir. Bu durumda, tutukluluk hali devam eder ve şüpheli, yasal yollarla serbest kalma imkanını yitirir. Bu nedenle, itiraz süresine riayet etmek, hukuki hakların korunması açısından hayati önem taşır.</p>
<h3>Tutuklama Kararına İtiraz Reddedilirse Ne Olur?</h3>
<p>Tutuklama kararına itirazın reddedilmesi halinde, tutukluluk hali devam eder. Ancak, CMK&#8217;nın ilgili maddeleri uyarınca, tutukluluğun devamlılığı belirli aralıklarla yeniden değerlendirilir. Şüpheli taraf, koşullar değiştiğinde veya yeni deliller sunarak yeniden itiraz edebilir. Ayrıca, tutukluluğa karşı diğer yasal yollara başvurma imkanı da mevcuttur.</p>
<h3>Azami Tutukluluk Süresi Ne Kadardır?</h3>
<p>Azami tutukluluk süresi, suçun niteliğine, yargılama aşamasına ve ilgili kanun hükümlerine göre değişiklik gösterir. CMK&#8217;nın 102. maddesi uyarınca, ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen suçlarda tutukluluk süresi en çok 1 yıl, ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçlarda ise 2 yıldır. Bu süreler, zorunlu hallerde belirli koşullar altında uzatılabilir. Terörle mücadele kanunu kapsamındaki suçlarda ise bu süreler farklılık arz edebilir.</p>
<p><strong>Tutuklulukta geçecek süre Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 102. maddesinde;</strong></p>
<p>“(1) Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde tutukluluk süresi en çok bir yıldır. Ancak bu süre, zorunlu hallerde gerekçeleri gösterilerek altı ay daha uzatılabilir.</p>
<p>(2) Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, tutukluluk süresi en çok iki yıldır. Bu süre, zorunlu hallerde, gerekçesi gösterilerek uzatılabilir; uzatma süresi toplam üç yılı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve</p>
<p>Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlarda beş yılı geçemez.</p>
<p>(3) Bu maddede öngörülen uzatma kararları, Cumhuriyet savcısının, şüpheli veya sanık ile müdafinin görüşleri alındıktan sonra verilir.</p>
<p>(4) Soruşturma evresinde tutukluluk süresi, ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işler bakımından altı ayı, ağır ceza mahkemesinin görevine giren işler bakımından ise bir yılı geçemez. Ancak, Türk Ceza Kanunu’nun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar, Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ve toplu olarak işlenen suçlar bakımından bu süre en çok bir yıl altı ay olup, gerekçesi gösterilerek altı ay daha uzatılabilir.</p>
<p>(5) Bu maddede öngörülen tutukluluk süreleri, fiili işlediği sırada on beş yaşını doldurmamış çocuklar bakımından yarı oranında, on sekiz yaşını doldurmamış çocuklar bakımından ise dörtte üç oranında uygulanır.”</p>
<p>şeklinde düzenlenmiştir.</p>
<p><a href="https://www.capa.av.tr/tutuklama-kararina-itiraz-dilekcesi/">Tutuklama Kararına İtiraz Dilekçesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.capa.av.tr">Çapa Hukuk Bürosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.capa.av.tr/tutuklama-kararina-itiraz-dilekcesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Süre Uzatım Dilekçesi</title>
		<link>https://www.capa.av.tr/sure-uzatim-dilekcesi/</link>
					<comments>https://www.capa.av.tr/sure-uzatim-dilekcesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Yonca İşsever Çapa]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 30 Apr 2023 12:18:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dilekçeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.capa.av.tr/?p=1617</guid>

					<description><![CDATA[<p>Süre uzatım dilekçesi, davalı tarafın dava dilekçesi ve tensip zaptının kendisine tebliğ olmasından sonra cevap süresinin uzatılması için ilgili mahkemeye gönderilen dilekçedir. Bu yazımızda süre uzatım dilekçesine ilişkin genel bilgiler paylaşılmış olup, hukuki uyuşmazlığınıza ilişkin detaylı bilgi için iletişim bölümündeki bilgilerden Çapa Hukuk Bürosu’na ulaşabilirsiniz. Süre Uzatım Talebi Nedir? 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 127. &#8230;</p>
<p><a href="https://www.capa.av.tr/sure-uzatim-dilekcesi/">Süre Uzatım Dilekçesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.capa.av.tr">Çapa Hukuk Bürosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Süre uzatım dilekçesi, davalı tarafın dava dilekçesi ve tensip zaptının kendisine tebliğ olmasından sonra cevap süresinin uzatılması için ilgili mahkemeye gönderilen dilekçedir. <em><strong>Bu yazımızda süre uzatım dilekçesine ilişkin genel bilgiler paylaşılmış olup, hukuki uyuşmazlığınıza ilişkin detaylı bilgi için iletişim bölümündeki bilgilerden <a href="https://www.capa.av.tr">Çapa Hukuk Bürosu</a>’na ulaşabilirsiniz.</strong></em></p>
<h2>Süre Uzatım Talebi Nedir?</h2>
<p><strong>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 127. Maddesi uyarınca</strong> cevap süresi düzenlenmiştir. Bu madde hükmüne göre;</p>
<p><strong>MADDE 127- (1) <em>Cevap dilekçesini verme süresi;</em></strong></p>
<p><em>&#8220;Cevap dilekçesini verme süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Ancak, durum ve koşullara göre cevap dilekçesinin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor yahut imkânsız olduğu durumlarda, yine bu süre zarfında mahkemeye başvuran davalıya, cevap süresinin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve bir ayı geçmemek üzere ek bir süre verilebilir. Ek cevap süresi talebi hakkında verilen karar taraflara derhâl bildirilir</em>.” Buradan da anlaşılacağı üzere davalı taraf, cevap verme süresi olan iki hafta içerisinde cevap vermesi gerekmektedir. Ancak davalı taraf cevap dilekçesini iki haftalık süre içerisinde hazırlayamayacağını düşünüyorsa, bir imkansızlık hali var ise tek bir defaya özgü olmak üzere ek süre talebinde bulunulabilecektir.</p>
<h2>Hangi Durumlarda Süre Uzatım Dilekçesi Verilir?</h2>
<p>Süre uzatım dilekçesi, 6100 sayılı HMK’nın 127. Maddesinde de belirtildiği üzere iki haftalık cevap süresi içerisinde <strong>dilekçenin hazırlamanın zor olması, imkansız olması</strong> halinde süre uzatım dilekçesi verilir.</p>
<h2>Süre Uzatım Dilekçesi Ne Zaman Verilir?</h2>
<p>Süre uzatım dilekçesi cevap dilekçesini süresinde yani dava dilekçesi ve tensip zaptının tebliğinden itibaren <strong>iki hafta içerisinde verilir.</strong></p>
<h2>Örnek Süre Uzatım Dilekçesi</h2>
<p style="text-align: center;"><strong>T.C.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>… MAHKEMESİ</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>SAYIN HAKİMLİĞİ&#8217;NE</strong></p>
<p><strong>DOSYA NO :</strong> 2025/123456 E.</p>
<p><strong>DAVALI :</strong> …</p>
<p><strong>VEKİLİ :</strong> AV. BUĞRA ÇAPA ( Adres Antettedir.)</p>
<p><strong>DAVACI :</strong> …</p>
<p><strong>KONU :</strong> Süre uzatma talebimiz hakkındadır.</p>
<p><strong>AÇIKLAMALAR :</strong></p>
<p>Sayın Mahkemenizin 2025/123456 Esas numarası ile müvekkil aleyhine açılan dava dosyasının dava dilekçesi ve tensip zaptı müvekkilce tarafımıza ulaştırılmıştır. Mahkemeniz huzurunda görülmekte olan dosyanın kapsamlı oluşu nedeni ile davaya cevap vermek ve delillerimizi sunmak için hazırlanma süremiz de göz önünde bulundurularak müvekkilin hak kaybına uğramaması adına HMK madde 116 gereğince ilk itirazlarımızı, yetki itirazımızı ve zamanaşımı itirazımızı ileri sürmek ve cevaplarımız ekinde sunulacağı üzere; Tanık, Yemin, Bilirkişi, Keşif, Emsal Kararlar ve karşı tarafın sunacağı delillere karşı sunulması mümkün ve sair diğer tüm delillere dayanacağımızı da ileri sürmek suretiyle; 6100 Sayılı HMK madde 127 gereğince davaya cevap süremizin uzatılmasını talep etmekteyiz.</p>
<p>Bu nedenlerle müvekkilden temin edilecek belgelerin de kapsamlı oluşu ve dosyanın şehir dışında oluşu gözetilerek müvekkilin hak kaybına uğramaması adına 6100 Sayılı HMK madde 127 gereğince davaya cevap süremizin ve ayrıca tensip tutanağı ile tarafımıza verilen diğer sürelerin uzatılmasını ve tarafımıza <strong>BİR AY EK SÜRE</strong> verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz.</p>
<p style="text-align: right;"><strong>DAVALI VEKİLİ</strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong>AV. BUĞRA ÇAPA</strong></p>
<h2>Süre Uzatım Süresi İçerisinde Karşı Dava Açılabilir Mi?</h2>
<p>Karşı dava, 6100 sayılı HMK’nın 132. Ve 133. Maddeleri ile düzenlenmiştir. Bilindiği üzere karşı dava, davalı tarafın davanın açıldığı mahkemede davacı tarafa açmış olduğu davadır. <strong>HMK M.133 ile</strong> karşı dava açma süresi düzenlenmiştir. Buna göre;</p>
<p><strong>MADDE 133 &#8211; Karşı davanın açılması ve süresi;</strong></p>
<ol>
<li><em>Karşı dava, cevap dilekçesiyle veya esasa cevap süresi içinde ayrı bir dilekçe verilmek suretiyle açılır.</em></li>
<li><em>Süresinden sonra karşı dava açılması hâlinde, mahkeme davaların ayrılmasına karar verir.</em></li>
</ol>
<p><strong>Cevap süresinin uzatılması halinde</strong> uzatılan süre içerisinde karşı dava açılması mümkündür.</p>
<p><a href="https://www.capa.av.tr/sure-uzatim-dilekcesi/">Süre Uzatım Dilekçesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.capa.av.tr">Çapa Hukuk Bürosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.capa.av.tr/sure-uzatim-dilekcesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bilirkişi Raporuna İtiraz Dilekçesi</title>
		<link>https://www.capa.av.tr/bilirkisi-raporuna-itiraz-dilekcesi/</link>
					<comments>https://www.capa.av.tr/bilirkisi-raporuna-itiraz-dilekcesi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Buğra Çapa]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Nov 2022 05:56:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dilekçeler]]></category>
		<category><![CDATA[Makalelerimiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.capa.av.tr/?p=1237</guid>

					<description><![CDATA[<p>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Beşinci Bölüm başlığında “Bilirkişi İncelemesi” düzenlenmiştir. Bilirkişi incelemesi 6100 sayılı H.M.K’nun 266. ila 287. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Yapılan yargılama esnasında özel veya teknik bir bilgi gerektiren, hakim tarafından çözümü bilinmeyen konularda bilirkişilerin görüşüne başvurulur. Bilirkişi veya bilirkişi heyetinin raporunu sunmasından sonra mahkemece taraflara bilirkişi raporu tebliğ edilir. Taraflarca bilirkişi raporuna &#8230;</p>
<p><a href="https://www.capa.av.tr/bilirkisi-raporuna-itiraz-dilekcesi/">Bilirkişi Raporuna İtiraz Dilekçesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.capa.av.tr">Çapa Hukuk Bürosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" class="wp-image-1251 size-full aligncenter" src="https://www.capa.av.tr/wp-content/uploads/2022/11/bilirkisi-raporuna-itiraz-dilekcesi.jpg" alt="Bilirkişi Raporuna İtiraz Dilekçesi" width="800" height="450" srcset="https://www.capa.av.tr/wp-content/uploads/2022/11/bilirkisi-raporuna-itiraz-dilekcesi.jpg 800w, https://www.capa.av.tr/wp-content/uploads/2022/11/bilirkisi-raporuna-itiraz-dilekcesi-300x169.jpg 300w, https://www.capa.av.tr/wp-content/uploads/2022/11/bilirkisi-raporuna-itiraz-dilekcesi-768x432.jpg 768w, https://www.capa.av.tr/wp-content/uploads/2022/11/bilirkisi-raporuna-itiraz-dilekcesi-390x220.jpg 390w" sizes="(max-width: 800px) 100vw, 800px" /></p>
<p>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Beşinci Bölüm başlığında <em>“Bilirkişi İncelemesi”</em> düzenlenmiştir. Bilirkişi incelemesi 6100 sayılı H.M.K’nun 266. ila 287. maddeleri arasında düzenlenmiştir.</p>
<p>Yapılan yargılama esnasında özel veya teknik bir bilgi gerektiren, hakim tarafından çözümü bilinmeyen konularda bilirkişilerin görüşüne başvurulur. Bilirkişi veya bilirkişi heyetinin raporunu sunmasından sonra mahkemece taraflara bilirkişi raporu tebliğ edilir. Taraflarca<strong> bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi </strong>ve beyan dilekçeleri süresi içinde sunulmalıdır. Bilirkişi raporları takdiri delil niteliğindedir.</p>
<h2>Bilirkişi Kimdir?</h2>
<p>Yukarıda da belirttiğimiz üzere bilirkişi incelemesi 6100 sayılı H.M.K ile düzenlenmiştir. Ancak bilirkişinin kim olduğu H.MK’nun ilgili maddelerinde tanımlanmamıştır. <strong>Bilirkişinin kim olduğu H.M.K’nun 266. Maddesinin 1. fıkrası ile açıklanabilir.</strong> <em>&#8220;Bilirkişi, özel veya teknik bir bilgi gerektiren, hakim tarafından çözümü bilinmeyen konularda görüşüne başvurulan kişi veya kişilerdir.</em></p>
<p>Bununla birlikte 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu’nun 2/1-b maddesi uyarınca çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde oy ve görüşünü sözlü veya yazılı olarak vermesi için başvurulan gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olarak tanımlanmıştır. Bilirkişi dava konusuna ve niteliğine göre bir veya birden fazla kişi olabilir.</p>
<h2>Bilirkişi Raporunun Alınmasına Karar Verilen Haller</h2>
<p>Hakim tarafından bilinmeyen, özel ve teknik bilgi gerektiren durumların oluşma imkanı vardır. Bu halde dava dosyalarında mahkeme, bilirkişi incelemesine başvurur. Bu zorunlu hallerin bir kısmı kanunlar ile düzenlenmiştir. <strong>Bunlara örnek vermemiz gerekirse;</strong></p>
<ul>
<li><strong>TMK M.165</strong> uyarınca eşlerden birinin akıl hastası olması ve diğer eşin bu sebepten ötürü evlilik birliğinin çekilmez hale gelmesine dayalı olarak boşanma davasında boşanma kararı ancak eşin akıl hastası olup olmadığı resmi sağlık kuruluşundan alınacak olan bir rapor ile tespit edilir.</li>
<li><strong>TMK M.409</strong> uyarınca akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlama kararı ancak resmi sağlık kuruluşundan alınacak bir rapor neticesinde verilebilir.</li>
<li><strong>TMK M.474</strong> uyarınca akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle verilen kısıtlama kararı ancak kısıtlama sebebinin kalkmış olduğunu gösteren bir resmi sağlık kuruluşundan alınacak rapor neticesinde verilebilir.</li>
<li><strong>TBK M.224</strong> uyarınca hayvan satışında satıcının ayıptan sorumluluğu alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilir.</li>
<li><strong>TBK M.403</strong> uyarınca işveren ve işçi, işçinin işin sonucunda belli bir pay alması hususunda anlaşmışsa ancak payın belirlenmesinde bir anlaşmazlık söz konusu ise payın belirlenmesinde bilirkişi incelemesi gerekir.</li>
</ul>
<p>Zorunlu haller haricinde hakim tarafından inşaat, elektrik, mimari, sağlık, işçilik, kira, bankacılık, cari hesaplar gibi likit olan alacaklar, imza örneklerinin incelenmesi ve karşılaştırılması, kadastro, kaza tespitleri (iş kazası, trafik kazası) gibi teknik bilgi gerektiren konularda da bilirkişilerce inceleme yapılması gerektiğine dair karar verir.</p>
<h2>Bilirkişi Raporunun Hukuki Niteliği Nedir?</h2>
<p>Bilirkişi raporunun hukuki niteliği doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında tartışmalı bir konudur. Şöyle ki, bilirkişi raporunun bir delil niteliğinde mi yoksa hakimin yardımcısı niteliğinde mi olduğu konusu hala bir netlik kazanmamıştır.</p>
<p>Bir kısım görüş hakim dosya hakkında karar verirken bilirkişi raporu doğrultusunda karar vermesi gerektiğini söylerken bir kısım ise hakimin bilirkişi raporu ile bağlı olmadığı doğrultusundadır. Ancak yerleşik görüşe göre bilirkişi incelemesi, delil niteliğindedir.</p>
<p>Bilirkişi incelemesi, İspat ve Deliller başlıklı Dördüncü Kısmın Beşince bölümünde yer almaktadır. Bu açıdan bilirkişi raporu delil niteliğindedir diyebiliriz. <strong>H.M.K’nun 282. Maddesi ile; </strong><em>“Hakim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir.” </em>şeklinde hüküm kurulmuştur. Buradan da anlaşılacağı üzere bilirkişi raporunun delil niteliğinde olduğu ve fakat hakimin bilirkişi raporu ile doğrudan bağlı olmadığı kanaatine varılmaktadır.</p>
<p>Hakimin bilirkişi raporunu serbestçe değerlendirmesi hali önem arz etmektedir. Çünkü daha önce de değindiğimiz üzere bilirkişi raporu özel ve teknik bilgi gerektiren konularda sunulan raporlardır. Bu sebeple hakimin teknik bilgisi olmayan bir konuda kişisel görüşüne göre karar vermeyeceği aşikardır. Ancak <strong>Anayasa’nın 138. Maddesini de dikkate almak gerekir. </strong>Söz konusu madde; <em>“Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler,&#8221; şeklindedir.</em></p>
<p>Dolayısıyla hakim, bilirkişi raporunu değerlendirirken tamamen ona bağlı bir şekilde hareket etmemeli ve fakat yok da saymamalıdır.</p>
<ul>
<li><strong>H.M.K M. 279 – </strong>(4)<strong> Bilirkişi,</strong> raporunda ve sözlü açıklamaları sırasında çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hususlar dışında açıklama yapamaz; <strong>hâkim tarafından yapılması gereken hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunamaz, </strong>aksi halde <strong>bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi </strong>ibraz edilmesi gerekecektir.</li>
</ul>
<p><strong>Önemli :</strong> Kanunun lafzından da anlaşılacağı üzere Bilirkişi, hukuki görüş veremeyeceği gibi hukuki değerlendirmelerini raporunda belirtemez.</p>
<h2>Bilirkişi Sayısı Nasıl Belirlenir?</h2>
<p><strong>H.M.K’nun 267. Maddesi uyarınca</strong> sadece bir kişinin bilirkişi olarak tayin edileceği genel kuraldır. Ancak bazı istisnai hallerde bu sayı artar.</p>
<p>Daha öncede belirttiğimiz üzere bilirkişi incelemesi özel ve teknik bilgi gerektiren hallerde yapılır. Dolayısıyla inceleme yapılacak olan konunun çözümlenmesi tek bir bilirkişi ile olamayacak ise birden fazla bilirkişi görevlendirilmesi gerekir.</p>
<p>Birden fazla bilirkişi tayin edilmesi halinde ise bilirkişi sayısı tek olmalıdır. Bir diğer istisnai hal ise kanunlar tarafından birden fazla bilirkişi tayin edilmesinin zorunlu kılındığı hallerdir. Örneğin; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu ile üç kişiden az bilirkişi görevlendirilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.</p>
<h2>Bilirkişi Raporunun Hazırlanma Süresi Ne Kadardır?</h2>
<p>Bilirkişinin görev alanının belirlenmesinin akabinde dava dosyası teslim edilirken ne kadar süre içerisinde inceleme yapması gerektiği de tutanak altına alınır.</p>
<p><strong>Bilirkişi raporunun hazırlanma süresi hakim takdirine bırakılmışsa da H.M.K’nun 274. Maddesi uyarınca bu süre üç ayı geçemez.</strong></p>
<h2>Bilirkişi Raporuna Nasıl İtiraz Edilir?</h2>
<p>Bilirkişi süresi içerisinde raporunu tamamlar ve H.M.K’nun 280. maddesi uyarınca mahkemeye fiziken veya elektronik imzalı hali ile teslim eder. Raporun, mahkemeye teslim edilmesinin akabinde H.M.K’nun 280. Maddesi uyarınca raporun örnekleri davanın taraflarına tebliğ edilir.</p>
<p>Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edilmesindeki amaç, tarafların bilirkişi raporunu incelemesi, bilirkişi raporundaki eksikliklerin ve belirsizliklerin giderilmesi için yeni bir bilirkişi raporunun alınmasını talep etmeleri ve itiraz etmeleridir. Dolayısıyla tarafların bilirkişi raporuna itiraz süreleri bilirkişi raporunun tebliğinden itibaren başlar.</p>
<p>Taraflar bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerini ve eklerini süresi içerisinde elektronik olarak UYAP sistemi üzerinden veya fiziken mahkemeye sunmalıdır. Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edilmesi ve tarafların bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi sunulması hukuki dinlenilme hakkının bir sonucudur. Bilirkişi raporuna itiraz, yazılı veya sözlü olarak yapılabilir.</p>
<h2>Kimler Bilirkişi Raporuna İtiraz Edebilir?</h2>
<p>Bilirkişi raporuna 6100 sayılı Kanun’un 281. Maddesi uyarınca davacı ve davalı taraf asil olarak veya vekil vasıtasıyla itiraz eder. Vekilin bilirkişi raporuna itiraz edebilmesi için vekaletname ile özel olarak yetkili kılınmasına gerek bulunmamaktadır.</p>
<h2>Bilirkişi Raporuna İtiraz Süresi Nedir?</h2>
<p><strong>6100 sayılı Kanun’un 281. Maddesi uyarınca taraflar bilirkişi raporuna itirazlarını ve beyanlarını bilirkişi raporunun tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde yapmalıdır.</strong></p>
<p>Hakim tarafından bilirkişi raporuna itiraz süresi kısaltılamaz. Ancak 7251 sayılı “Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ile, <strong>6100 sayılı Kanun’un bilirkişi raporuna itirazı düzenleyen 281. maddesinde;</strong> <em>“Bilirkişi raporuna karşı talebin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor veya imkânsız olması ya da özel yahut teknik bir çalışmayı gerektirmesi hâlinde yine bu süre içinde mahkemeye başvuran tarafa, sürenin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir.” </em>cümlesi eklenmiştir.</p>
<p>Buradan da anlaşılacağı üzere taraflarca bilirkişi raporuna itiraz süresi içerisinde talep edilmesi halinde hakim tarafından bilirkişi raporuna itiraz edilebilmesi için ek iki hafta süre verilmektedir. Yani bu sayede bilirkişi raporuna itiraz süresi toplamda bir aya çıkmaktadır.</p>
<h3>Bilirkişi Raporuna Süresi İçinde İtiraz Edilmezse Ne Olur?</h3>
<p>Yukarıda da değindiğimiz üzere bilirkişi raporuna itiraz süresi bilirkişi raporunun tebliğinden itibaren iki haftadadır. Doktrinde bilirkişi raporuna itiraza ilişkin iki haftalık sürenin hak düşürücü süre olup olmadığı hususunda bir kesinlik bulunmamaktadır.</p>
<p>Baskın görüş, bilirkişi raporuna itirazın iki haftalık süre içerisinde yapılmaması halinde bilirkişi raporuna itiraz hakkı düştüğü yönündedir. Bir diğer deyişle bilirkişi raporuna itiraz süresi içerisinde yapılmazsa bilirkişi raporu, taraflar açısından kesinleşecektir. <strong>Bu hususta 6100 sayılı Kanun’un 94. Maddesi</strong> <em>“Kanunun belirlediği süreler kesindir.”</em> Şeklinde düzenlenmiştir. Hakeza Kanun’un 281. Maddesinin gerekçesi ile de bilirkişi raporuna itiraz süresinin hak düşürücü olduğu belirtilmiştir. Hakeza Yargıtay içtihatları da bu yöndedir.</p>
<p>Bilirkişi raporuna itiraz etmeyen taraf için bilirkişi raporu kesinleşmiş olacağı açıktır. Taraflardan biri bilirkişi raporuna itiraz etmiş ve fakat diğer taraf bilirkişi raporuna itiraz etmemiş ise bilirkişi raporuna itiraz eden tarafın talebi ya da hakimin re’sen takdir etmesi üzerine ek bilirkişi raporu veya yeni bir bilirkişi raporu alınması halinde yeni bilirkişi raporu ile bilirkişi raporuna itiraz eden taraf aleyhine itiraz etmeyen taraf lehine görüş bildirilmesi halinde usuli kazanılmış hak uyarınca itiraz edenin lehine olan ilk rapor dikkate alınacaktır.</p>
<h3>Bilirkişi Raporuna İtiraz Edildikten Sonra Ne Olur?</h3>
<p>İtiraza ilişkin rapor ibraz edildikten sonra hakim, itiraz ve beyanlar doğrultusunda ek rapor alınmasına ya da yeni bilirkişi raporu alınmasına karar verebilir. Bilirkişi raporunun özel ve teknik bilgi gerektiren hallerde alındığı göz önüne alındığında hakimin ek bilirkişi raporu ya da yeni bilirkişi raporu alınması taleplerini reddetmeyeceği eğer reddedecek ise de bunu gerekçelendirmesi gerekmektedir.</p>
<p><strong>Bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi</strong> ibraz edildikten sonra, hakimin ek bilirkişi raporu alınmasına karar vermesi halinde ek bilirkişi raporunda, ilk bilirkişi raporuna itiraz edilirken belirtilen eksiklikler ve belirsizlikler üzerinde ayrıntılı inceleme yapılması gerekmektedir. Asıl rapor ile ek rapor arasında tutarsızlıklar bulunmakta ise yeni bir bilirkişi raporu alınması gerekmektedir.</p>
<p>Hakim ek bilirkişi raporu alınmasına karar vermeden de yeni bilirkişi raporu alınmasına karar verme yetkisine sahiptir. İlk rapor ile yeni bilirkişi raporu arasında çelişki ve tezatlık bulunması halinde ise hakim, üçüncü bir bilirkişi raporu alınmasına karar vererek aradaki çelişkilerin giderilmesini sağlamalıdır.</p>
<h3>Bilirkişi Raporuna İtiraz Dilekçesi Örneği</h3>
<p style="text-align: center;"><strong>İSTANBUL (…) ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>SAYIN HAKİMLİĞİ&#8217;NE</strong></p>
<p><strong>DOSYA NO :</strong> 2021/12345E.</p>
<p><strong>DAVALI :</strong> … A.Ş.</p>
<p><strong>VEKİLİ :</strong> Av. Buğra ÇAPA</p>
<p><strong>DAVACI :</strong> …. A.Ş.</p>
<p><strong>KONU :</strong> ../../2025 Tarihli Bilirkişi Raporuna Karşı İtirazlarımızın Sunulmasından İbarettir.<br />
Bilirkişi tarafından tanzim edilen ../../2025 tarihli raporda;</p>
<ul>
<li>Raporunun 3. Sayfasında &#8220;&#8230; Böylece; taşınan mal tam ve eksiksiz bir şekilde teslim edilmemiştir. Sevk sırasında malların çoğunun zarara uğradığı hususunda görüşe varılmıştır. Bu değerlendirme gerçekleri yansıtmamaktadır. Müvekkil şirkete kusur atfedilmişse de müvekkil şirketin kusuru söz konusu değildir. Davaya konu olan ürünler davalı tarafa süresi içerisinde ve kusursuz bir şekilde teslim edilmiştir. Davalı taraf, teslim tesellüm tutanakları imzalamış ve irsaliyeler kesmiştir. <strong>DOLAYISIYLA BİLİRKİŞİ TARAFINDAN YAPILAN KUSUR HESABI HEM HATALI HEM DE KABUL EDİLEMEZ NİTELİKTEDİR.</strong></li>
<li>Davacı tarafça ürünlerin kusurlu olduğu ileri sürülmüştür. Fakat, kusurun niteliği ve müvekkilin sorumluluğu gereği gibi incelenmemiştir. Ürünler keşif yapılarak incelenmemiş, fotoğraflar üzerinden incelenmiştir. Halbuki davaya konu olan ürünler … adrestedir. Eksik inceleme yapılmıştır.</li>
</ul>
<p><strong>TÜM BU HUSUSLAR BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLDİĞİNDE BİLİRKİŞİ TARAFINDAN YAPILAN TESPİTLER HUKUKA VE HAKKANİYETE AYKIRIDIR. SAYIN MAHKEMENİZCE HÜKME ESAS ALINMAMASI GEREKMEKTEDİR.</strong></p>
<p>Sayın Mahkemenizce bu alacak kalemi yönünden dosyanın yeni bir bilirkişiye gönderilmesi veya yeniden hesaplama yapılmak üzere dosyanın ek rapora gönderilmesini talep etmek gerekmiştir.</p>
<p><strong>SONUÇ VE TALEP:</strong> Yukarıda arz ve izah edilen hususlarla birlikte;</p>
<ol>
<li>Bilirkişi tarafından yapılan hesaplamalara itiraz etmekte ve itirazlarımız doğrultusunda dosyanın yeniden hesaplanma yapılmak üzere yeni bir bilirkişiye <strong>TEVDİNE</strong>,</li>
<li>Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise itirazlarımız değerlendirilmek üzere dosyanın <strong>EK RAPORA GÖNDERİLMESİNE</strong>,</li>
<li>Davanın <strong>REDDİNE,</strong> Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde <strong>BIRAKILMASINA</strong>, karar verilmesini Sayın Mahkemenizden saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz.</li>
</ol>
<p style="text-align: right;"><strong>Davalı Vekili</strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong>Av. Buğra ÇAPA</strong></p>
<p><a href="https://www.capa.av.tr/bilirkisi-raporuna-itiraz-dilekcesi/">Bilirkişi Raporuna İtiraz Dilekçesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.capa.av.tr">Çapa Hukuk Bürosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.capa.av.tr/bilirkisi-raporuna-itiraz-dilekcesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Temyiz Dilekçesi</title>
		<link>https://www.capa.av.tr/temyiz-dilekcesi/</link>
					<comments>https://www.capa.av.tr/temyiz-dilekcesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Buğra Çapa]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Nov 2022 05:54:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dilekçeler]]></category>
		<category><![CDATA[Makalelerimiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.capa.av.tr/?p=1241</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mahkeme kararı, hatalı veya eksik olabilir. Bununla birlikte doğru olan bir mahkeme kararı da taraflar, bir üst mahkemenin tekrar incelemesini, verilen kararın hukuka uygun olup olmadığını talep edebilir. Bu amaçla taraflar, mahkeme kararının bir üst mahkemede incelenmesi için temyiz dilekçesi ibraz ederek kanun yoluna başvurur. Temyiz de bu kanun yollarından bir tanesidir. Temyiz Nedir? Kanun &#8230;</p>
<p><a href="https://www.capa.av.tr/temyiz-dilekcesi/">Temyiz Dilekçesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.capa.av.tr">Çapa Hukuk Bürosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-1254 size-full aligncenter" src="https://www.capa.av.tr/wp-content/uploads/2022/11/temyiz-dilekcesi.jpg" alt="Temyiz Dilekçesi" width="800" height="450" srcset="https://www.capa.av.tr/wp-content/uploads/2022/11/temyiz-dilekcesi.jpg 800w, https://www.capa.av.tr/wp-content/uploads/2022/11/temyiz-dilekcesi-300x169.jpg 300w, https://www.capa.av.tr/wp-content/uploads/2022/11/temyiz-dilekcesi-768x432.jpg 768w, https://www.capa.av.tr/wp-content/uploads/2022/11/temyiz-dilekcesi-390x220.jpg 390w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></p>
<p>Mahkeme kararı, hatalı veya eksik olabilir. Bununla birlikte doğru olan bir mahkeme kararı da taraflar, bir üst mahkemenin tekrar incelemesini, verilen kararın hukuka uygun olup olmadığını talep edebilir.</p>
<p>Bu amaçla taraflar, mahkeme kararının bir üst mahkemede incelenmesi için temyiz dilekçesi ibraz ederek kanun yoluna başvurur. Temyiz de bu kanun yollarından bir tanesidir.</p>
<h2>Temyiz Nedir?</h2>
<p>Kanun yolları olağan ve olağanüstü olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Temyiz, olağan kanun yolları arasındadır. Diğer olağan kanun yolları, itiraz ve istinaftır. Olağanüstü kanun yolları ise Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın itirazı, kanun yararına bozma ve yargılamanın yenilenmesidir.</p>
<p>Doktrinde <em><strong>temyiz, açık bir şekilde hatalı ve kanuna aykırı bir biçimde ortaya çıkmış olan mahkeme kararlarının düzeltilmesini amaçlayan kanun yoludur.</strong></em></p>
<p>Temyiz kanun yoluna başvuran tarafın hukuki yararı olmalıdır. Yani aleyhine karar verilen taraf, kararın kaldırılmasını ya da değiştirilmesini istemek hakkına sahiptir.</p>
<p>Aleyhe karar verilen taraf gibi lehine karar verilen taraf da hukuki yararı bulunması şartıyla temyiz dilekçesini sunarak kanun yoluna başvurabilir. Bununla birlikte temyiz başvurusunu süresi içerisinde başvuru yapması gerekmektedir.</p>
<h2>Temyiz Dilekçesi Nasıl Yazılır?</h2>
<p>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 ve devamı hükümleri ile temyiz kanun yolu düzenlenmiştir. Temyiz nedenleri dilekçe içeriğinde açıkça ve ayrıntılı bir şekilde belirtilmelidir. Temyiz sebeplerinin hukuka aykırılık hali açıklanmalıdır. 6100 sayılı HMK’nın 364/2 hükmü uyarınca temyiz dilekçesinde;</p>
<ul>
<li>Temyiz eden ile karşı tarafın davadaki sıfatları, adı, soyadı, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası ve adresleri,</li>
<li>Bunların varsa kanuni temsilci ve vekillerinin adı, soyadı ve adresleri,</li>
<li>Temyiz edilen kararın hangi bölge adliye mahkemesi hukuk dairesinden verilmiş olduğu, tarihi ve sayısı,</li>
<li>Yargıtayın bozma kararı üzerine, bozmaya uygun olarak ilk derece mahkemesince verilen yeni kararın veya direnme kararına karşı temyizde direnme kararının, hangi mahkemeye ait olduğu, tarihi ve sayısı,</li>
<li>İlamın temyiz edene tebliğ edildiği tarih,</li>
<li>Kararın özeti,</li>
<li>Duruşma istenmesi hâlinde bu istek,</li>
<li>Temyiz edenin veya varsa kanuni temsilci yahut vekilinin imzası bulunmalıdır.</li>
</ul>
<h2>Temyiz Dilekçesi Nereye Verilir?</h2>
<ul>
<li>Temyiz başvurusuna konu olan istinaf mahkemesi kararın verildiği istinaf mahkemesi dairesine,</li>
<li>Yargıtay’ın bozma ilamı üzerine ilk derece mahkemesi tarafından verilen bir karar ise ilk derece mahkemesine,</li>
<li>Temyiz edenin bulunduğu yer istinaf mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilir.</li>
</ul>
<p>Önemle belirtmemiz gerekir ki, temyiz dilekçesi verilirken, gerekli harç ve giderler de ödenmesi gerekmektedir.</p>
<h2>Temyiz Yoluna Başvurulamayacak Durumlar Nelerdir?</h2>
<p>6100 sayılı HMK’nın 362. Maddesi ile temyiz kanun yoluna başvurulamayacak haller sayılmıştır. Buna göre;</p>
<p><em><strong>(1)</strong> Bölge adliye mahkemelerinin aşağıdaki kararları hakkında temyiz yoluna başvurulamaz:</em></p>
<p><em><strong>a)</strong> Miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar,</em></p>
<p><em><strong>b)</strong> Kira ilişkisinden doğan ve miktar veya değeri itibarıyla temyiz edilebilen alacak davaları ile kira ilişkisinden doğan diğer davalardan üç aylık kira tutarı temyiz sınırının üzerinde olanlar hariç olmak üzere 4 üncü maddede gösterilen davalar ile özel kanunlarda sulh hukuk mahkemesinin görevine girdiği belirtilen davalarla ilgili kararlar,</em></p>
<p><em><strong>c)</strong> Yargı çevresi içinde bulunan ilk derece mahkemelerinin görev ve yetkisi hakkında verilen kararlar ile yargı yeri belirlenmesine ilişkin kararlar,</em></p>
<p><em><strong>ç)</strong> Çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararlar,</em></p>
<p><em><strong>d)</strong> Soybağına ilişkin sonuçlar doğuran davalar hariç olmak üzere, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalarla ilgili kararlar,</em></p>
<p><em><strong>e)</strong> Yargı çevresi içindeki ilk derece mahkemeleri hâkimlerinin davayı görmeye hukuki veya fiilî engellerinin çıkması hâlinde, davanın o yargı çevresi içindeki başka bir mahkemeye nakline ilişkin kararlar,</em></p>
<p><em><strong>f)</strong> Geçici hukuki korumalar hakkında verilen kararlar,</em></p>
<p><em><strong>g)</strong> 353 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında verilen kararlar temyiz edilemez nitelikte kararlardır.</em></p>
<h2>Temyiz İle İstinaf Arasındaki Farklar Nelerdir?</h2>
<p>İstinaf kanun yolu ile temyiz kanun yolu arasında fark bulunmaktadır.</p>
<p>İstinaf incelemesi ile ilk derece mahkemesi tarafından verilen karar hem maddi hem de hukuki denetim sağlar. Yani bir karar istinaf edildiğinde dava dosyasında bulunan tüm olay, bilgi ve deliller birlikte değerlendirilir. Mahkeme, yapılan değerlendirme sonrası yeni bir karar verir. Yeniden bir karar verirken delil toplayabilir, tanık dinleyebilir veya keşif yapabilir.</p>
<p>Temyiz incelemesi ile Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararını hukuki olarak inceler. Bir diğer anlatımla Yargıtay temyiz incelemesi esnasında davaya konu olan olaya kanunların doğru uygulanıp uygulanmadığını inceler. Temyiz edilen dosyada, istinaf edilen dosyadan farklı olarak delil toplanmaz, tanık dinlenmez, keşif yapılmaz.</p>
<h2>Temyiz Dilekçesi Örneği</h2>
<p style="text-align: center;"><strong>T.C.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>YARGITAY … HUKUK DAİRESİ’NE</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>Gönderilmek Üzere</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>… HUKUK DAİRESİ’NE</strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong><em>MÜRAFAA TALEPLİDİR.</em></strong></p>
<p><strong>Yerel Mahkeme Dosya No :</strong> 2019/…. E. – 2020/… K.</p>
<p><strong>Bölge Adliye Mahkemesi</strong></p>
<p><strong>Dosya No :</strong> 2020/… E. – 2022/K.</p>
<p><strong>TEMYİZ EDEN DAVACI :</strong> … (Adres &#8211; TC)</p>
<p><strong>VEKİLİ :</strong> AV. BUĞRA ÇAPA</p>
<p><strong>DAVALI :</strong> … (Adres &#8211; TC)</p>
<p><strong>KONU :</strong> İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi’nin 2020/… E. – 2022/… K. Sayılı, …/…/2022 tarihinde tebliğ edilen ilamının BOZULMASINA ilişkin temyiz dilekçemizdir.</p>
<p><strong>AÇIKLAMALAR :</strong></p>
<ol>
<li>İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi’nin 2020/… E. – 2022/… K. Sayılı ilamı tarafımıza …/…/2022 tarihinde tebliğ olmuş olup, süresi içerisinde temyiz dilekçemizi sunmaktayız.</li>
<li>İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi’nin 2020/… E. – 2022/… K. Sayılı ilamında özetle; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermiş olup, müvekkilin … TL alacağı olduğu anca menfi zarar tazminatına hükmedilemeyeceğine hükmedilmiştir. Davanın reddedilen kısmına ilişkin temyiz kanun yoluna başvurmaktayız.</li>
<li>Davalı taraf, müvekkile ait olan ürünleri dava dışı alıcı …’a teslim etmek amacıyla … tarihinde teslim almıştır. Taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davalı taraf, müvekkile ait olan ürünleri … şekilde paketleyecek ve sudan korunaklı hale getirecektir. Bununla birlikte davalı taraf, gerekli dikkat ve özeni göstermeksizin paketleme yapmış ve ürünleri üzeri açık bir kamyon ile taşıyarak dava dışı …’na teslim etmiştir.</li>
<li>Yapılan yargılamada davalının sözleşmeye aykırı davrandığı tespit edilmişse de müvekkilin menfi zararı talebi reddedilmiştir. Söz konusu ilam usul ve yasaya aykırı olup, BOZULMASI gerekmektedir.</li>
</ol>
<p><strong>SONUÇ VE TALEP :</strong> Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle;</p>
<ol>
<li>Usul ve yasaya aykırı olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesi’nin 2020/… E. – 2022/… K. Sayılı ilamının <strong>BOZULMASINA</strong>,</li>
<li>Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine <strong>YÜKLETİLMESİNE</strong> karar verilmesini vekaleten talep ederiz.</li>
</ol>
<p style="text-align: right;"><strong>TEMYİZ EDEN DAVACI VEKİLİ</strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong>AV. BUĞRA ÇAPA</strong></p>
<p><a href="https://www.capa.av.tr/temyiz-dilekcesi/">Temyiz Dilekçesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.capa.av.tr">Çapa Hukuk Bürosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.capa.av.tr/temyiz-dilekcesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kıymet Takdirine İtiraz Dilekçesi</title>
		<link>https://www.capa.av.tr/kiymet-takdirine-itiraz-dilekcesi/</link>
					<comments>https://www.capa.av.tr/kiymet-takdirine-itiraz-dilekcesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Buğra Çapa]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Nov 2022 05:54:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dilekçeler]]></category>
		<category><![CDATA[Makalelerimiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.capa.av.tr/?p=1243</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kıymet Takdiri Nedir? Kıymet takdiri, bir icra dosyasına binaen borçlunun taşınır ve/veya taşınmaz malvarlıklarının satılması için bedelinin belirlenmesidir. Satışı istenen taşınır ve/veya taşınmaz için İİK m.128 uyarınca icra müdürlüğünce yetkili kişilere kıymet takdiri yaptırılır. Kıymet takdir raporu, usulüne uygun bir şekilde borçluya tebliğ edilmelidir. Borçluya usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmeyen kıymet takdir raporuna dayalı &#8230;</p>
<p><a href="https://www.capa.av.tr/kiymet-takdirine-itiraz-dilekcesi/">Kıymet Takdirine İtiraz Dilekçesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.capa.av.tr">Çapa Hukuk Bürosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-1253 size-full aligncenter" src="https://www.capa.av.tr/wp-content/uploads/2022/11/kiymet-takdirine-itiraz-dilekcesi.jpg" alt="Kıymet Takdirine İtiraz Dilekçesi" width="800" height="533" srcset="https://www.capa.av.tr/wp-content/uploads/2022/11/kiymet-takdirine-itiraz-dilekcesi.jpg 800w, https://www.capa.av.tr/wp-content/uploads/2022/11/kiymet-takdirine-itiraz-dilekcesi-300x200.jpg 300w, https://www.capa.av.tr/wp-content/uploads/2022/11/kiymet-takdirine-itiraz-dilekcesi-768x512.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></p>
<h2>Kıymet Takdiri Nedir?</h2>
<p>Kıymet takdiri, bir icra dosyasına binaen borçlunun taşınır ve/veya taşınmaz malvarlıklarının satılması için bedelinin belirlenmesidir. Satışı istenen taşınır ve/veya taşınmaz için İİK m.128 uyarınca icra müdürlüğünce yetkili kişilere kıymet takdiri yaptırılır.</p>
<p>Kıymet takdir raporu, usulüne uygun bir şekilde borçluya tebliğ edilmelidir. Borçluya usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmeyen kıymet takdir raporuna dayalı olarak yapılan satış işlemi usul, yasa ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olacaktır. Bir diğer anlatımla usulüne uygun yapılmayan kıymet takdir raporunun tebliğine dayalı olarak satış işlemi yapılamayacaktır.</p>
<h2>Kıymet Takdirine Kadar Geçen Süreç Nedir?</h2>
<p>Bilindiği üzere İİK hükümleri uyarınca alacaklının alacak miktarını elde edebilmesi için taşınmazların haczedilme prosedürünü kanun hükümleri ile açıkça belirlemiştir.</p>
<p>Taşınır veya taşınmazların satış yoluyla paraya çevrilmesi İİK m.106 ve devamında düzenlenmiştir. Buna göre kesin haciz sahibi alacaklı, taşınmazlar için haciz tarihinden itibaren bir yıl; taşınırlar için haciz tarihinden itibaren altı ay içerisinde alacaklı borçlunun haczettiği malvarlıkları ya da üçüncü şahıslardaki alacaklarının satış yoluyla paraya çevrilmesini talep etmelidir. Taşınmazın satışı, ilgili icra dairesince yapılacaktır.</p>
<p>Taşınmaz ya da taşınır satışı, İİK m.126/2 uyarınca açık artırma ile yapılır. İlanın şekli ve gazete ile yapılıp yapılmayacağı, ilanın mahalli gazetede mi yoksa yurt düzeyinde yayınlanan bir gazetede yapılacağı hususları icra müdürü tarafından takdir edilir. Bununla birlikte satış ilanı, adliyedeki satış ilan panosuna da asılmak mecburiyetindedir.</p>
<p>Bununla birlikte icra müdürlüğü tarafından mükellefiyetler listesi hazırlanmalıdır. Mükellefiyetler listesi, satışa konu olan taşınmazın üzerindeki ayni sınırlamaların derece ve sıralarının belirlenmesidir.</p>
<h2>Kıymet Takdirine İtiraz Nedir?</h2>
<p>Borçlunun veya borçlu sıfatını haiz kişilerin icra müdürlüğünce satış için yaptırılan kıymet takdir raporuna karşılık kıymet takdirine itiraz dilekçesinin sunulmasıyla birlikte itiraz etmesidir.</p>
<h2>Kıymet Takdirine İtiraz Nereye Yapılır?</h2>
<p>Kıymet takdirine itiraz, İİK m. 128/a uyarınca ilgili icra müdürlüğünün bağlı bulunduğu icra mahkemesine yapılır. İcra mahkemesine yapılan itirazdan sonra, icra mahkemesi, kıymet takdirine itiraz edildiğine dair şerh verir. Söz konusu şerh icra müdürlüğüne sunulmalıdır.</p>
<p>Kıymet takdirine itiraz davası açıldıktan sonra harçların yatırılması gerekir. Davaya konu olan mal ya da taşınmaz için icra hukuk mahkemesince yeniden bilirkişi raporu alınır.</p>
<h2>Kıymet Takdirine İtiraz Süresi Nedir?</h2>
<p>İtiraz süresi, İİK m.128/a uyarınca kıymet takdir raporunun ilgili kişi ve/veya kişilere icra müdürlüğü tarafından usulüne uygun bir şekilde tebliğinden itibaren yedi gündür.</p>
<h2>Kıymet Takdirine İtiraz Edildikten Sonra Ne Olur?</h2>
<p>İİK m.128/a uyarınca usulüne uygun kıymet takdirine itiraz dilekçesi ibraz edildikten sonra mahkeme, kıymet takdirine itiraz edilen taşınır ve/veya taşınmaz yönünden yeni bir bilirkişi raporu alır. Rapor, taşınır ve/veya taşınmazın değerini belirler.</p>
<h2>Kıymet Takdirine İtiraz Dilekçesi Örneği</h2>
<p style="text-align: center;"><strong>İSTANBUL (…) İCRA HUKUK MAHKEMESİ</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>SAYIN HAKİMLİĞİ’NE</strong></p>
<p><strong>DAVACI/ BORÇLU :</strong> (….)</p>
<p><strong>VEKİLİ :</strong> Av. Buğra Çapa</p>
<p><strong>DAVALI/ ALACAKLI :</strong> (…)</p>
<p><strong>KONU :</strong> Kıymet Takdirine İtiraz Dilekçemizdir.</p>
<p><strong>İlgili İcra Dosyası :</strong> İstanbul (…) İcra Müdürlüğü 2022/…. Sayılı Dosyası</p>
<p><strong>AÇIKLAMALAR :</strong></p>
<p>İstanbul (…) İcra Müdürlüğü’nün 2022/…. Sayılı icra dosyasında davacı/ borçlu müvekkil adına kayıtlı olan …. Adresine kain olan taşınmaz ilişkin olarak 04/11/2022 tarihli kıymet takdiri raporu tarafımıza 08/11/2022 tarihinde tebliğ edilmiştir. Her ne kadar yukarıda adresi belirtilen taşınmazın bedeli …. TL olarak belirlenmişse de söz konusu bedel gerçeği yansıtmamakta, rayicin oldukça altında kalmaktadır.</p>
<p>Kıymet takdirine itiraza konu olan taşınmaz merkezi bir konumda olup, metro ve otobüs duraklarına yürüme mesafesinde, okul, eczane ve markete de yakındır. Taşınmaz 5 yıllık bir binada bulunup, kıymet takdir raporu ile emsallerinin altında bir bedel belirlenmiştir. Açıklanan bu sebeplerle 04/11/2022 tarihli kıymet takdir raporuna itiraz etme gerekliliği hasıl olmuştur.</p>
<p><strong>HUKUKİ NEDENLER :</strong> İİK ve İlgili Mevzuat</p>
<p><strong>HKUKİ DELİLLER :</strong> İstanbul (…) İcra Müdürlüğü 2022/…. Sayılı icra dosyası, …/…/2022 tarihli kıymet takdir raporu</p>
<p><strong>SONUÇ VE TALEP</strong> : Açıklanan nedenlerle …/…/2022 tarihli kıymet takdir raporuna ilişkin itirazımızın kabulüne, yargılama giderlerinin davalıdan alınmasına, karşı taraf vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep ederiz.</p>
<p style="text-align: right;"><strong>DAVACI/ BORÇLU VEKİLİ</strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong>AV. BUĞRA ÇAPA</strong></p>
<p><a href="https://www.capa.av.tr/kiymet-takdirine-itiraz-dilekcesi/">Kıymet Takdirine İtiraz Dilekçesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.capa.av.tr">Çapa Hukuk Bürosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.capa.av.tr/kiymet-takdirine-itiraz-dilekcesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
