<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İdare ve Vergi Hukuku | Çapa Hukuk Bürosu</title>
	<atom:link href="https://www.capa.av.tr/idare-ve-vergi-hukuku/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.capa.av.tr/idare-ve-vergi-hukuku/</link>
	<description>Çağlayan Avukat</description>
	<lastBuildDate>Tue, 17 Mar 2026 15:16:31 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.capa.av.tr/wp-content/uploads/2022/11/capa-hukuk-ikon.png</url>
	<title>İdare ve Vergi Hukuku | Çapa Hukuk Bürosu</title>
	<link>https://www.capa.av.tr/idare-ve-vergi-hukuku/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sahte (Naylon) Fatura Kullanma Suçu ve Cezası</title>
		<link>https://www.capa.av.tr/sahte-naylon-fatura-sucu/</link>
					<comments>https://www.capa.av.tr/sahte-naylon-fatura-sucu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Stj. Av. Berfin İlayda Güzel]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Dec 2024 10:42:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İdare ve Vergi Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Makalelerimiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.capa.av.tr/?p=2842</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sahte (Naylon) Fatura Nedir? Gerçek bir ticari işlem veya durum olmadığı halde, varmış gibi fatura düzenlenmesi veya bu şekilde düzenlenen faturanın kullanılması, sahte fatura suçlarını doğurur. Sahte fatura düzenleme veya kullanma suçu, uygulamada yaygın olarak &#8220;naylon fatura&#8221; suçu olarak bilinir. Bu suç, Vergi Usul Kanunu&#8217;nun 359. maddesinde düzenlenen bu suçlar, vergi kaçakçılığı suçunun bir türüdür. &#8230;</p>
<p><a href="https://www.capa.av.tr/sahte-naylon-fatura-sucu/">Sahte (Naylon) Fatura Kullanma Suçu ve Cezası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.capa.av.tr">Çapa Hukuk Bürosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Sahte (Naylon) Fatura Nedir?</h2>
<p>Gerçek bir ticari işlem veya durum olmadığı halde, varmış gibi fatura düzenlenmesi veya bu şekilde düzenlenen faturanın kullanılması, sahte fatura suçlarını doğurur. Sahte fatura düzenleme veya kullanma suçu, uygulamada yaygın olarak <em>&#8220;naylon fatura&#8221;</em> suçu olarak bilinir. Bu suç, Vergi Usul Kanunu&#8217;nun 359. maddesinde düzenlenen bu suçlar, vergi kaçakçılığı suçunun bir türüdür.</p>
<p>Özellikle belirtmek gerekir ki, sahte fatura düzenleme veya kullanma suçunun oluşabilmesi için vergi ziyaı (vergi kaybı) meydana gelmesi şart değildir. Vergi idaresinin herhangi bir vergi kaybı olmasa bile, fail sahte fatura düzenleme veya kullanma suçu nedeniyle cezalandırılabilir. Bu yazımızda sahte (naylon) fatura suçları ve cezalarına ilişkin genel bilgiler paylaşılmış olup, karşılaştığınız hukuki soruna dair detaylı bilgi için iletişim bölümündeki bilgilerden Çapa Hukuk Bürosu’na ulaşabilirsiniz</p>
<h2>Sahte (Naylon) Fatura Kullanmanın Cezası 2025</h2>
<p>Sahte fatura kullanma suçu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu&#8217;nda düzenlenen kaçakçılık suçlarından biridir. Vergi kaçakçılığı suçu, yasal olmayan defter tutmak, yasal defterlerin sayfalarını değiştirmek veya vergi incelemesinde belgeleri usulüne uygun şekilde sunmamak gibi çeşitli şekillerde işlenebilir. Sahte fatura, yani naylon fatura düzenlemek ve kullanmak da bu suç kapsamında düzenlenmiştir.</p>
<p>Vergi Usul Kanunu&#8217;nun 359. maddesi uyarınca, sahte fatura düzenleme veya kullanma suçu işleyenler, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suça ilişkin davalar, asliye ceza mahkemelerinde görülür. 2022 yılı itibariyle vergi kaçakçılığı suçlarındaki etkin pişmanlık hükmünün kapsamı genişletilmiştir. Buna göre; vergi kaçakçılığı suçlarından hakkında soruşturma başlatılanlar, soruşturma ve kovuşturma sürecinde de etkin pişmanlıktan yararlanabilecektir.</p>
<p>Tarh edilen vergi ve vergi aslına bağlı olarak kesilen ceza bulunmaması indirim sebebidir. Bu suçun işlenmesiyle vergi zıyaına sebep olunmuşsa, zıyaa uğratılan vergi tutarının 3 katı ceza kesilir.</p>
<h2>Sahte (Naylon) Fatura Suçunun Unsurları</h2>
<p>Herhangi bir belgenin sahte (naylon) fatura olabilmesi için öncelikle Vergi Usul Kanunu’nun 230. maddesinde yer alan faturaya ilişkin şartları taşıması gerekir. Aksi halde, bu belge düzenlense veya kullanılsa da sahte fatura suçları oluşmayacaktır.</p>
<p><strong>213 sayılı Vergi Usul Kanunu m. 230 uyarınca, faturada en az aşağıdaki bilgiler bulunur :</strong></p>
<ul>
<li>Faturanın düzenlenme tarihi seri ve sıra numarası;</li>
<li>Faturayı düzenleyenin adı, varsa ticaret unvanı, iş adresi, bağlı olduğu vergi dairesi ve hesap numarası;</li>
<li>Müşterinin adı, ticaret unvanı, adresi, varsa vergi dairesi ve hesap numarası;</li>
<li>Malın veya işin nev&#8217;i, miktarı, fiyatı ve tutarı;</li>
<li>Satılan malların teslim tarihi ve irsaliye numarası</li>
</ul>
<p>İşbu belgenin faturaya ilişkin şartları taşımanın yanında bir de sahte olması gerekir. Sahte fatura, gerçek olmayan bir işlemin faturaya kaydedilmesiyle oluşur. Bu gerçek olmayan işlemin yanı sıra gerçek işlemlerin de eklenmiş olması suç oluşmasını engellemez. Sahtelik bütün olarak veya kısmen yapılabilir.</p>
<p>Öte yandan, halihazırda gerçek olan bir işlemin örneğin; tutarını, sayısını, muhatabını yalan yere faturaya işlemek sahte fatura düzenlemek sayılmaz. Bu fiil kaçakçılık suçlarından bir diğeri olan, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlemektir.</p>
<p>Sahte (naylon) fatura suçları fiil unsuru bakımından ikiye ayrılır; düzenleme ve kullanma. Yargıtay içtihatlarına göre bu suçların ayrılması ve ayrı ayrı yargılanması çok önemlidir.</p>
<h4>Suçun Faili</h4>
<p>Sahte (naylon) fatura suçları esasen özgü suç değildir. Ancak suçun faili genellikle vergi mükellefleri ve vergi sorumlularıdır. Ayrıca, mükellefler adına hareket eden kişiler, çalışanları veya temsilcileri de bu suçu işleyebilir.</p>
<h4>Manevi Unsur</h4>
<p>Sahte (naylon) fatura suçlarında manevi unsur kasttır, bu nedenle bilmeden sahte fatura kullanılması halinde bu ceza uygulanmaz. Kişinin bu fiili bilerek işleyip işlemediğini açılan davada ispatlaması gerekir.</p>
<p>Sahtecilik suçu için öngörülen üç kat vergi cezası da belgenin sahteliğinin ve VUK m. 230’daki şartları taşıdığının anlaşılmasıyla birlikte kesilir. Kişinin bu aşamada kastının olmadığını kanıtlama imkanı olmaz. Ancak devamında idare mahkemelerinde dava açma şansı vardır.</p>
<p>Zıyaa uğratılan, yani ödenmesi gerekirken ödenmeyen vergi bakımından kast olmasa da bir sorumluluk doğacaktır. Sahte (naylon) faturayı bilmeden kullandığının anlaşılmasıyla birlikte, kişilere bir kat vergi zıyaı cezası verilir.</p>
<h4>Vergi Kaçakçılığı Suçu</h4>
<p>Vergi kaçakçılığı, vergi mükelleflerinin vergi yasalarına aykırı davranarak, vergi borçlarını eksik ödemeleri veya hiç ödememeleri olarak tanımlanabilir. Bu suç, çeşitli yöntemlerle işlenebilir. <strong>Örneğin</strong>; mükellefler gerçekte var olmayan indirimleri beyan ederek uygulanacak verginin matrahını düşürebilirler. Ayrıca bazı mükellefler gelirlerini kayıtlardan gizleyerek, gerçekte olmayan giderleri var gibi göstererek veya sahte belgeler düzenleyerek vergi matrahlarını yanıltıcı şekilde düşük gösterebilirler. Vergi kaçakçılığı, yalnızca devletin vergi gelirlerini azaltmakla kalmaz, aynı zamanda vergi sisteminin adil işleyişini de bozar. Bu durum, toplumun vergiye karşı duyduğu güveni sarsarak ekonomik eşitsizliklere yol açabilir.</p>
<p>Vergi Usul Kanunu’na göre, defter ve kayıtların doğru ve düzenli olarak tutulması zorunludur. Kayıtlarda tahrifat yapılması, eksik beyan verilmesi veya sahte belge düzenlenmesi, vergi kaçakçılığı suçunu oluşturan fiillerdendir. 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesine göre, bu tür suçların soruşturulması ve kovuşturulması Ceza Muhakemesi Kanunu&#8217;na göre gerçekleştirilir. Dolayısıyla, soruşturma makamı Cumhuriyet Başsavcılığı, kovuşturma makamı Ceza Mahkemeleri’dir.</p>
<h4>Vergi Kaçakçılığında Uzlaşma</h4>
<p>Vergi idaresi ile mükellefler arasında, verginin tarh ve tahakkuk sürecinde çıkan sorunların çözülmesi ve vergi alacaklarının tahsil edilebilmesi için yıllar içerisinde çeşitli çözüm yöntemleri üretilmiştir. Bu bağlamda, vergi uyuşmazlıklarının idari düzeyde çözülmesinde &#8220;uzlaşma&#8221; kurumu önemli bir rol oynamaktadır. Vergi idaresinin belirlediği vergiler ve bu vergilere bağlı cezalarla ilgili çıkan anlaşmazlıkların, yargı organlarına taşınmadan, vergi idaresi ile mükellef arasında anlaşma sağlanarak çözüme kavuşturulmasına uzlaşma denir. Uzlaşma, tarhiyat öncesi ve tarhiyat sonrası olmak üzere iki ana kategoriye ayrılmaktadır.</p>
<p>Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesinde düzenlenen vergi kaçakçılığı suçları uzlaşma kapsamı dışındadır. Tarhiyat öncesi uzlaşma bakımından bu suça ilişkin bir yol bulunmamaktadır. Tarhiyat sonrası uzlaşma ise, VUK m. 371’de belirlenen pişmanlık şartlarının gerçekleşmesiyle mümkün olabilir.</p>
<h4>Zincirleme Suç Hükümleri</h4>
<p>Aynı takvim yılı veya vergi dönemi içinde birden fazla kez sahte fatura suçlarının işlenmesi halinde, şartlarını taşıyorsa zincirleme suç hükümleri uygulanır ve verilecek ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılabilir.</p>
<p>Dolayısıyla; kişinin sahte (naylon) faturayı bir kez kullandıktan sonra yıl içerisinde devam eden her kullanımında ceza arttırılacaktır. Ancak farklı vergi dönemlerinde ve takvim yılında bu suç birden fazla kez işlenirse her fiil ayrı ayrı cezalandırılacaktır.</p>
<h2>Sahte (Naylon) Fatura Kullanma Suçunda Etkin Pişmanlık ve Ceza İndirimi</h2>
<p>Sahte (Naylon) fatura suçları belirtildiği üzere, vergide sahtecilik suçlarıdır. Nisan 2022 itibariyle kaçakçılık suçlarının ceza üst sınırlarında artırıma gidilmiş, bunun yanında hapis cezalarında indirim müessesesi getirilmiştir.</p>
<p><strong>213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesine 08.04.2022 tarihinde eklenen fıkra :</strong></p>
<p><em>“Bu maddede yazılı fiillerle verginin ziyaa uğratıldığının tespit edilmesine bağlı olarak tarh edilen verginin, gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı ile kesilen cezaların yarısı ve buna isabet eden gecikme zammının; soruşturma evresinde ödenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında, kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde ise verilecek ceza üçte bir oranında indirilir.”</em></p>
<p>Dolayısıyla artık hakkında kaçakçılık suçunu işlediği hususunda soruşturma veya kovuşturma sürecine başlanan kişiler gerekli adımları tamamlayarak bu indirimlerden faydalanabilirler. Bu kişiler haklarında hüküm verilmeden aşağıdaki kalemleri ödemelidir :</p>
<ul>
<li>Ödenmeyen verginin gecikme faizi ve gecikme zammının tamamı</li>
<li>Kesilen vergi cezasının yarısı</li>
<li>Vergi cezasına ilişkin belirlenen gecikme zammı</li>
</ul>
<h2>Sahte (Naylon) Fatura Kullanma Suçunda Zamanaşımı ve İspat</h2>
<p>Sahte (naylon) fatura kullanma suçunda dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Bu süre, faturanın vergi zıyaına sebep olacak şekilde kullanıldığı tarihten itibaren başlar. Eğer 8 yıl boyunca ceza davası açılmazsa, suç zamanaşımına uğrayarak kovuşturulamaz hale gelir.</p>
<p>Öte yandan; Nisan 2022 değişiklikleriyle sahte (naylon) fatura düzenleme suçunun üst sınırı 8 yıla çıkarıldığından bu suça ilişkin dava zamanaşımı 15 yıl olmuştur. Dolayısıyla naylon fatura düzenleyen kimseler 15 yıl boyunca dava tehlikesi altında kalacaktır.</p>
<p>Vergi denetimlerinde, vergi idaresinin şüphelendiği durumlarda, mükellefin işlemlerinin mercek altına alınması söz konusudur. İspat yükünün idarede olduğu bu süreçte, mükellefin sunduğu belgelerin gerçekliği ve güvenilirliği büyük önem taşır. Belgelerin, yasal düzenlemelere uygun olması ve ekonomik gerçeklikleri yansıtması halinde, mükellef lehine bir sonuç doğurabilir. Ancak, belgelerde herhangi bir tutarsızlık veya eksiklik tespit edilirse, suç işlemediğini ispat yükümlülüğü mükellefe geçer.</p>
<h2>Sahte (Naylon) Fatura Kullanma Suçunda Uzlaşma</h2>
<p>Vergi Usul Kanunu&#8217;nun 359. maddesinde yer alan vergi kaçakçılığı suçları, uzlaşma kapsamı dışında tutulmaktadır. Bu suçlardan biri olan sahte (naylon) fatura kullanma da yine kapsam dışındadır. Ancak sadece tarhiyat sonrası uzlaşma bakımından, Vergi Usul Kanunu&#8217;nun 371. maddesinde belirtilen pişmanlık şartlarının yerine getirilmesi durumunda uzlaşma mümkün olabilmektedir.</p>
<h2>Sahte (Naylon) Fatura Kullanma Suçunda Görevli ve Yetkili Mahkeme</h2>
<p>İşlenen suçun niteliği ve kanunda öngörülen hapis cezalarının süresi bakımından, sahte (naylon) fatura suçlarında görevli mahkeme &#8220;Asliye Ceza Mahkemesi’dir.&#8221; Yetkili mahkeme ise soruşturmanın başlatıldığı, dolayısıyla esasen mükellefin tabi olduğu Vergi Dairesi’nin bulunduğu yere göre belirlenecektir. Vergi Dairesi’nin bulunduğu mahalde yer bakımından yetkili Asliye Ceza Mahkemesi bu suça ilişkin davalara bakacaktır.</p>
<h3>Vergi Davalarında Avukat Tutma Zorunluluğu Var Mıdır?</h3>
<p>Vergi hukuku, devamlı güncellenen ve oldukça karmaşık bir mevzuatın çerçevesinde gelişen bir alandır. Vatandaşların, çoğu eski dilde yazılı bu düzenlemelere ulaşmaları ve yorumlamaları oldukça zordur. Bu nedenle vergi davaları bakımından hem özgürlüğü kısıtlayıcı hem de maddi boyutu yüksek cezalarla karşılaşılması ihtimallerini en aza indirgemek ve hak kaybına uğramamak için profesyonel yönlendirmelerle hareket edilmesi gerekmektedir.</p>
<h3>Bilmeyerek Sahte Fatura Kullandım, Ne Yapmalıyım?</h3>
<p>Bilmeden sahte fatura kullanılması halinde, kişi hakkında vergi kaçakçılığı suçu için ceza uygulanmaz. Ancak, kişinin bu eylemi kasıtlı olarak yapıp yapmadığını, açılan davada ispatlaması gerekir. Sahtecilik suçunun unsurları oluştuğunda, üç kat vergi cezası uygulanır; bunun için belgenin sahte olduğunun ve Vergi Usul Kanunu&#8217;nun 230. maddesindeki şartların sağlandığının tespit edilmesi yeterlidir. Bu noktada, kişinin kasıtlı hareket etmediğini kanıtlaması mümkün olmaz, fakat vergi mahkemelerinde dava açarak durumun yeniden değerlendirilmesini isteme hakkı bulunur.</p>
<p>Ödenmesi gereken vergi zıyaa uğratıldığında, kast olmadan da sorumluluk doğar. Bilmeden sahte fatura kullandığı belirlenen kişilere, bir kat vergi zıyaı cezası kesilir.</p>
<h3>Naylon Fatura Affı 2025</h3>
<p>An itibariyle naylon fatura veya diğer vergi suçlarına ilişkin bir af düzenlemesi bulunmamaktadır. Yalnızca açıklandığı üzere etkin pişmanlık müessesesinden yararlanma imkânı tanınmıştır.</p>
<h3>Naylon Fatura Mağdurları Ne Yapmalı?</h3>
<p>Vergi Usul Kanunu&#8217;na aykırı olarak düzenlenen naylon faturalar, hem düzenleyenleri hem de mağdurları ciddi sorunlarla karşı karşıya bırakabilir. Böyle bir durumla karşı karşıya kalan ve yargılanma aşamasına gelen kişilerin, öncelikle panik yapmadan doğru adımları atması ve bir avukata danışması önemlidir.</p>
<h4>Sahte (Naylon) Fatura Kullanma Suçunda Savunma Dilekçesi</h4>
<p style="text-align: center;"><strong>T.C.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>(…) ASLİYE CEZA MAHKEMESİ’NE</strong></p>
<p><strong>DOSYA NO : </strong>2024/&#8230;</p>
<p><strong>SANIK : </strong>(&#8230;)</p>
<p><strong>MÜDAFİİ : </strong>Av. Buğra ÇAPA</p>
<p><strong>KONU :</strong> Tarafımıza verilen süre içerisinde savunmalarımızın sunulmasından ibarettir.</p>
<p><strong>AÇIKLAMALAR :</strong></p>
<p>Her ne kadar tarafımıza Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesinde düzenlenen suçlardan soruşturma başlatılmış ve dava açılmışsa da, müvekkile yöneltilen suçlamalar haksız ve mesnetsizdir. Şöyle ki;</p>
<p>Müvekkil hakkında sahte fatura ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleme fiili isnat edilmektedir. Ancak işbu isnat sürecinde elde edilen delil ve emareler hukuka uygun olmayan şekillerde temin edilmiştir. Müvekkilin savunma hakkına riayet edilmemiş olup vergi idaresinin doğru ve sarih şekilde ispat ettiği bir suç bulunmamaktadır. Buna rağmen bu aşamaya kadar savunmalarımız dikkate alınmayarak iddianame düzenlenmiş ve işbu dava açılmıştır.</p>
<p>Müvekkilin düzenlediği ve işyerinde tutulan faturalar esasen müvekkile ait şirkete değil, aynı ofisi paylaşımlı olarak kullanan başka bir şirkete aittir. Vergi denetimine gelindiğinde esasen paylaşımlı ofisi kullanan diğer şirkete ait belgeler elde edilmiştir. Faturalar incelendiğinde faturanın kesildiği şirketin müvekkile ait şirket olmadığı görülecektir. Başka bir mükellefin işlediği belgede sahtecilik suçundan müvekkilin ceza alması, hukukun temel ilkelerinden olan cezaların şahsiliği ilkesine aykırılık doğuracaktır.</p>
<p><strong>DELİLLER :</strong></p>
<p>Dosyaya ibraz edilen faturalar,</p>
<p>Ofisin paylaşımlı kullanıldığına ilişkin kira sözleşmesi,</p>
<p>Üçüncü kişi şirket hakkında düzenlenen vergi incelemesi raporu,</p>
<p>Bilirkişi Raporu,</p>
<p>Sair tüm hukuki deliller.</p>
<p><strong>SONUÇ VE TALEP :</strong> Yukarıda açıklanan sebepler çerçevesinde, savunmalarımız kabul edilerek müvekkil hakkındaki haksız ve mesnetsiz suçlamaların düşürülerek, müvekkilin BERAATİNE karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz.</p>
<p><a href="https://www.capa.av.tr/sahte-naylon-fatura-sucu/">Sahte (Naylon) Fatura Kullanma Suçu ve Cezası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.capa.av.tr">Çapa Hukuk Bürosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.capa.av.tr/sahte-naylon-fatura-sucu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Korsan Taksi Cezası ve Araç Bağlanması İptali</title>
		<link>https://www.capa.av.tr/korsan-taksi-cezasi-ve-arac-baglanmasi-iptali/</link>
					<comments>https://www.capa.av.tr/korsan-taksi-cezasi-ve-arac-baglanmasi-iptali/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Buğra Çapa]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 08 Jun 2024 09:51:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İdare ve Vergi Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Makalelerimiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.capa.av.tr/?p=2612</guid>

					<description><![CDATA[<p>Son yıllarda korsan taksi kullanımı, hem hukuki hem de toplumsal açıdan önemli bir sorun haline gelmiştir. Bu makalede, korsan taksi suçunun tanımı, cezaları ve araç bağlanması iptali süreci detaylı bir şekilde ele alınacaktır. Ayrıca, Çapa Hukuk Bürosu olarak sunduğumuz danışmanlık hizmetlerinden de bahsedilecektir. Amacımız, okuyuculara kapsamlı bilgi sunmak ve karşılaşabilecekleri hukuki durumlarda rehberlik etmektir. Korsan &#8230;</p>
<p><a href="https://www.capa.av.tr/korsan-taksi-cezasi-ve-arac-baglanmasi-iptali/">Korsan Taksi Cezası ve Araç Bağlanması İptali</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.capa.av.tr">Çapa Hukuk Bürosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda korsan taksi kullanımı, hem hukuki hem de toplumsal açıdan önemli bir sorun haline gelmiştir. Bu makalede, korsan taksi suçunun tanımı, cezaları ve araç bağlanması iptali süreci detaylı bir şekilde ele alınacaktır. Ayrıca, <a href="https://www.capa.av.tr"><strong>Çapa Hukuk Bürosu</strong></a> olarak sunduğumuz danışmanlık hizmetlerinden de bahsedilecektir. Amacımız, okuyuculara kapsamlı bilgi sunmak ve karşılaşabilecekleri hukuki durumlarda rehberlik etmektir.</p>
<h2>Korsan Taksi Nedir?</h2>
<p>Korsan taksi, gerekli yasal izin ve belgeler olmadan ticari yolcu taşımacılığı yapan araçları ifade eder. Bu tür araçlar, taksi plakası bulunmayan ve lisanssız araçlardır. Korsan taksiler, yasal taksilerle haksız rekabete neden olur ve yolcu güvenliğini tehlikeye atar. Korsan taksiler, daha düşük ücretler sunarak müşteri çekmeye çalışsalar da, bu faaliyet hem yasa dışıdır hem de çeşitli riskler taşır.</p>
<h2>Korsan Taksi Yasal Mıdır?</h2>
<p>Korsan taksi kullanımı kanunlar çerçevesinde yasal değildir. Türkiye&#8217;de yolcu taşımacılığı yapmak isteyen araçların belirli lisans ve izinlere sahip olması zorunludur. Bu lisanslar, belediyeler ve ilgili bakanlıklar tarafından verilir. Korsan taksiler, bu lisanslara sahip olmadan yolcu taşımacılığı yaparak yasalara aykırı hareket eder. Bu durum, araç sahibine ve yolcuya çeşitli hukuki sorunlar ve yaptırımlar meydana getirir.</p>
<h2>Korsan Taksi Nasıl Tespit Edilir?</h2>
<p>Korsan taksiler, polis ve belediye denetimleri sırasında tespit edilir. Trafik ekipleri, belirli güzergahlarda rutin kontroller yaparak korsan taksi faaliyetlerini belirler. Ayrıca, yolcu şikayetleri ve ihbarlar da korsan taksi tespitinde önemli rol oynar. Korsan taksi tespit edildiğinde, araç sahibine ve sürücüye birtakım cezalar uygulanır.</p>
<h2>Korsan Taksi Cezası 2026</h2>
<p>2026 yılı itibariyle korsan taksi kullananlara ve bu faaliyeti gerçekleştirenlere uygulanan cezalardaki yaptırımlar daha da ağırlaşmıştır. Bu cezalar, hem para cezası hem de araç bağlanması şeklinde uygulanır. Korsan taksi işi yapan ilgili belediyeden çalışma izni/ruhsatı almadan belediye sınırları dâhilinde yolcu taşıyan sürücülere <strong>100</strong><strong>.000 TL</strong> idari para cezası uygulanır. Cezanın tebliğ edildiği tarihten itibaren 1 ay içerisinde erken ödeme olduğu takdirde %25 indirim uygulanarak, <strong>75.000 TL</strong> idari para cezası uygulanmaktadır. Korsan taksi aracılığıyla yolculuk yapan kişilere <strong>3.870-TL</strong> idari para cezası kesilir.</p>
<h2>Ceza Maddesi</h2>
<p>2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanun’un ilgili maddeleri gereğince, korsan taksi faaliyetinde bulunanlara idari yaptırımlar uygulanır. Bu cezalar, yasa dışı yolcu taşımacılığı yaparak haksız kazanç sağlayan kişileri caydırmak amacıyla artırılmıştır. KTK EK-2/3-a uyarınca; 5216 sayılı Kanun ile 5393 sayılı Kanun kapsamında ilgili belediyeden çalışma izni/ruhsatı almadan belediye sınırları dâhilinde yolcu taşıyan sürücülere 100.000-TL idari para cezası öngörülmüştür</p>
<p>Ayrıca, korsan taksi faaliyetinde bulunan araçların bağlanması ve trafikten men edilmesi de söz konusudur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre; korsan araç sahiplerine, korsan araç sürücülerine ve korsan araç yolcularına uygulanacak idari yaptırımlar belirlenmiştir.</p>
<h2>Ek Madde 2&#8217;ye Göre Uygulanan Cezalar</h2>
<p>2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun’un EK-2 maddesine göre Korsan Taksi ve benzeri durumlarda uygulanacak cezalar;</p>
<ul>
<li>KTK EK-2/1 uyarınca; Araçları motorlu araç tescil belgesinde gösterilen maksadın dışında kullanmak ve sürülmesine izin vermek, sürücü ve araç sahiplerine 9.267-TL idari para cezası, idari para cezasının ilgiliye tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde ödendiği takdirde %25 indirimli 6.950,25-TL idari para cezası uygulanır.</li>
<li>KTK EK-2/3-a uyarınca; 5216 sayılı Kanun ile 5393 sayılı Kanun kapsamında ilgili belediyeden çalışma izni/ruhsatı almadan belediye sınırları dâhilinde yolcu taşımak, sürücülere 100.000-TL idari para cezası, idari para cezasının ilgiliye tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde ödendiği takdirde %25 indirimli 75.000-TL idari para cezası uygulanır.</li>
<li>KTK EK-2/3-b uyarınca; 5216 sayılı Kanun ile 5393 sayılı Kanun kapsamında ilgili belediyeden alınan izin/ruhsatta belirtilen faaliyet konusu dışında belediye sınırları dâhilinde yolcu taşımak, sürücülere 46.000-TL idari para cezası, idari para cezasının ilgiliye tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde ödendiği takdirde %25 indirimli 34.500-TL idari para cezası uygulanır.</li>
<li>KTK EK-2/3-c uyarınca; 5216 sayılı Kanun ile 5393 sayılı Kanun kapsamında ilgili belediyeden alınan izin/ruhsatta belirtilen çalışma bölgesi/güzergah dışında belediye sınırları dâhilinde yolcu taşıyan sürücülere 20.000-TL idari para cezası, idari para cezasının ilgiliye tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde ödendiği takdirde %25 indirimli 15.000-TL idari para cezası uygulanır.</li>
<li>KTK EK-2/6 uyarınca; Ayırıcı işareti bulunmayan ve 5216 sayılı Kanun ve 5393 sayılı Kanun kapsamında ilgili belediyeden çalışma izni/ruhsatı almadan, alınan izin/ruhsatta belirtilen faaliyet konusu dışında, alınan izin/ruhsatta belirtilen çalışma bölgesi/güzergah dışında faaliyet gösteren araçlardan taşımacılık hizmeti alan yolculara, 3.870-TL idari para cezası, idari para cezasının ilgiliye tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde ödendiği takdirde %25 indirimli 2.902,50-TL idari para cezası uygulanır.</li>
</ul>
<p>Araç, EK-2 Maddesi’nin 3. Fıkrasına göre;</p>
<ul>
<li>bendinin ihlali halinde 60 gün,</li>
<li>bendinin ihlali halinde 30 gün,</li>
<li>bendinin ihlali halinde ise 15 gün süreyle trafikten men edilir.</li>
</ul>
<h2>Para Cezası ve İtiraz Süreci</h2>
<p>Korsan taksi faaliyetinde bulunan araç sahiplerine ve sürücülere, belirli miktarlarda para cezaları kesilir. Bu cezalar, belediye ve trafik ekipleri tarafından uygulanır. Korsan taksi faaliyeti nedeniyle araçlarını motorlu araç tescil belgesinde gösterilen maksadın dışında kullananlar ve sürülmesine izin veren araç sahipleri on beş gün süre ile trafikten menedilir. Cezaya itiraz etmek isteyenler, belirli süreler içerisinde ilgili mahkemelere başvurarak itiraz edebilirler. İtiraz sürecinde, cezanın haksız olduğunu düşünenler, gerekli belgeleri sunarak cezaya itiraz eder.</p>
<h2>Korsan Taksi Araç Bağlanması İtiraz ve Cezanın İptali</h2>
<p>Korsan taksi faaliyeti nedeniyle araçları bağlanan ve idari yaptırımlara tabi tutulan kişiler, idari işlemin uygulandığı tarihten itibaren 60 gün içerisinde yetkili İdare Mahkemesi’ne bağlan yürütmeyi durdurma (bağlanan araç için) talepli ikame edecekleri dava ile birlikte araç bağlanmasına ve idari işleme karışık itiraz edebilir. Bu süreçte, araç sahibinin itiraz dilekçesi hazırlaması ve ilgili İdare Mahkemesi’ne yürütmeyi durdurma talepli başvurması gerekir. Mahkeme, yapılan itirazı değerlendirerek araç bağlanmasının iptali yönünde karar verebilir. Bu süreçte, hukuki destek almak önemlidir.</p>
<h3>Korsan Taksi Ceza Davasında Masraflar ve Avukat Ücreti</h3>
<p>Korsan taksi ile ilgili dava sürecinde avukat desteği almak, davanın doğru bir şekilde yürütülmesi açısından kritik öneme sahiptir. Alanında uzman avukatlar, müvekkillerine hukuki danışmanlık sağlayarak, dava sürecinde karşılaşılabilecek hukuki sorunların önüne geçer ve hukuki argümanların doğru bir şekilde sunulmasını sağlar.</p>
<p>Korsan taksi ceza davalarında yapılacak masraflar ve avukat ücretleri önemli bir konudur. 2025-2026 yılı için yayınlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre, iptal davası duruşmasız görülecek ise 30.000-TL, bu dava duruşmalı olarak görülecek ise 40.000-TL’dir. İdare Mahkemesi’nde yürütmeyi durdurma talepli iptal davası açılacak ise dava harç ve masrafların da ödenmesi gündeme gelecektir.</p>
<h3>Korsan Taksi Yolcu Cezası Nereye Ödenir?</h3>
<p>Korsan taksi kullanan yolculara da çeşitli cezalar uygulanır. Bu cezalar, trafik ekipleri tarafından kesilir ve belirli bankalara veya ilgili kurumlardaki ödeme noktalarına ödenir. Yolcular, cezalarını belirli süreler içerisinde ödemek zorundadırlar. Ödeme yapılmadığı takdirde cezalar artar ve hukuki süreçler başlatılır.</p>
<h3>Erken Ödeme İndirimi</h3>
<p>Korsan taksi cezalarında, erken ödeme yapanlara belirli indirimler uygulanır. Bu indirimler, cezanın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde ödeme yapan ilgili kişi ve kişilere sağlanır. Erken ödeme indirimi, cezanın daha düşük bir miktarla ödenmesini sağlar ve kişilerin mali yükünü hafifletir.</p>
<ul>
<li><strong>KTK EK-2/3-a uyarınca;</strong> Çalışma izni/ruhsatı almadan yolcu taşıyanlara: 100.000-TL, %25 indirimli 75.000-TL idari para cezası,</li>
<li><strong>KTK EK-2/3-b uyarınca;</strong> Alınan izin/ruhsatta belirtilen faaliyet konusu dışında yolcu taşıyanlara: 46.000-TL, %25 indirimli 34.500-TL idari para cezası,</li>
<li><strong>KTK EK-2/3-c uyarınca;</strong> Alınan izin/ruhsatta belirtilen çalışma bölgesi/güzergah dışında yolcu taşıyanlara: 20.000-TL, %25 indirimli 15.000-TL idari para cezası uygulanır.</li>
<li><strong>KTK EK-2/6 uyarınca;</strong> Ayırıcı işareti bulunmayan ve 5216 sayılı Kanun ve 5393 sayılı Kanun kapsamında ilgili belediyeden çalışma izni/ruhsatı almadan, alınan izin/ruhsatta belirtilen faaliyet konusu dışında, alınan izin/ruhsatta belirtilen çalışma bölgesi/güzergah dışında faaliyet gösteren araçlardan taşımacılık hizmeti alan yolculara, 3.870-TL, %25 indirimli 2.902,50-TL idari para cezası uygulanır.</li>
</ul>
<h3>Korsan Takside Ehliyete El Koyma ve Ceza Puanı</h3>
<p>Korsan taksi faaliyetinde bulunan sürücülerin kullandığı araç trafikten men edilebilir. Ancak, korsan taksi faaliyetinde olan sürücülerin ehliyetine el konulamaz ve ehliyetine ceza puanı işlenemez.</p>
<h3>Korsan Taksi İkinci Kez Yakalanırsa Ne Olur?</h3>
<p>Korsan taksi faaliyeti nedeniyle 1 yıl içerisinde ikinci kez yakalanan araç sahiplerine ve sürücülere daha ağır cezalar uygulanır. İlk yakalanmada verilen cezaların yanı sıra, 1 yıl içerisinde ikinci kez yakalanma durumunda araç sahibinin ve sürücünün önceki aldığı idari para cezasının 2 katı idari para cezası olarak uygulanır. Ayrıca, ikinci kez yakalanma durumunda araçların trafikten men edilme süresi uzatılabilir ve araç sahipleri daha büyük mali yüklerle karşı karşıya kalabilir.</p>
<h3>Korsan Taksiden Bağlanan Araç Satılır Mı?</h3>
<p>Korsan taksi faaliyeti nedeniyle bağlanan araçların satılması belirli koşullara bağlıdır. Araç sahipleri, bağlanan araçlarını satmak istediklerinde, ilgili prosedürleri takip ederek satış işlemini gerçekleştirebilirler. Ancak, bu süreçte araç üzerindeki bağlanma kararının kaldırılması gerekmektedir. Bu nedenle, araç sahiplerinin hukuki danışmanlık alarak satış işlemini gerçekleştirmeleri önemlidir.</p>
<h3>Korsan Taksi Cezası Sicile İşlenir Mi?</h3>
<p>Korsan taksi faaliyeti nedeniyle uygulanan cezalar, sürücülerin trafik siciline işlenir. Bu durum, sürücülerin trafik sicilini olumsuz etkiler ve ilerleyen dönemlerde karşılaşılabilecek hukuki süreçlerde önemli bir referans oluşturur.</p>
<h3>Korsan Taksi Cezasına İtiraz Süresi Nedir?</h3>
<p>Korsan taksi cezasına itiraz etmek isteyenler, belirli süreler içerisinde itirazlarını gerçekleştirmelidir. İtiraz süresi, cezanın kesildiği tarihten itibaren başlar ve yetkili İdare Mahkemesi’ne 60 gün içerisinde itiraz edilmesi gerekir. İtiraz sürecinde, itiraz dilekçesinin ve gerekli belgelerin hazırlanması ile birlikte başvurulması önemlidir. Bu süreçte, hukuki destek almak itirazın başarıyla sonuçlanması açısından kritik öneme sahiptir.</p>
<h3>Bağlanan Aracı Çıkarmak İçin Hangi Belgeler Gereklidir?</h3>
<p>Korsan taksi faaliyeti nedeniyle bağlanan araçların çıkarılması için belirli belgelerin hazırlanması gerekmektedir. Bu belgeler arasında araç sahibi kimlik belgesi, araç ruhsatı, cezanın ödendiğine dair makbuz ve ilgili kurumdan alınacak izin belgeleri bulunmaktadır. Araç sahibi, bu belgeleri ilgili kurumlara sunarak aracını çıkarabilir. Bu süreçte, hukuki danışmanlık alarak belgelerin eksiksiz hazırlanması ve prosedürlerin doğru bir şekilde takip edilmesi önemlidir.</p>
<h3>Uber Korsan Taşımacılık Mıdır?</h3>
<p>UBER, birçok ülkede yasal düzenlemelere tabi olan bir taşımacılık hizmetidir. Ancak, bazı ülkelerde UBER hizmetleri yasal düzenlemelere uygun olmadan faaliyet göstermektedir. Türkiye&#8217;de de UBER, belirli yasal düzenlemelere tabi tutulmuş ve korsan taşımacılık olarak değerlendirilmiştir. Bu nedenle, UBER hizmeti veren araçlar da korsan taksi kapsamında değerlendirilir.</p>
<h3>Martı Tag Korsan Taşımacılık Mıdır?</h3>
<p>Martı Tag hizmeti de UBER gibi birçok ülkede tartışmalara neden olan bir taşımacılık hizmetidir. Türkiye&#8217;de Martı Tag hizmeti de yasal düzenlemelere tabi tutulmuş ve belirli şartlar altında faaliyet göstermektedir. Martı Tag hizmeti veren araçların da korsan taşımacılık kapsamında değerlendirilip değerlendirilmediği, yasal düzenlemelere göre değişiklik gösterebilir.</p>
<p><a href="https://www.capa.av.tr/korsan-taksi-cezasi-ve-arac-baglanmasi-iptali/">Korsan Taksi Cezası ve Araç Bağlanması İptali</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.capa.av.tr">Çapa Hukuk Bürosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.capa.av.tr/korsan-taksi-cezasi-ve-arac-baglanmasi-iptali/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yürütmenin Durdurulması</title>
		<link>https://www.capa.av.tr/yurutmenin-durdurulmasi/</link>
					<comments>https://www.capa.av.tr/yurutmenin-durdurulmasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Buğra Çapa]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 10 Feb 2024 10:47:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İdare ve Vergi Hukuku]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.capa.av.tr/?p=2296</guid>

					<description><![CDATA[<p>İdari yargı yerlerinde dava açılması ya da temyiz yoluna başvurulması, tersi yasada öngörülmedikçe, dava konusu olan idari işlemlerin, ya da yargı kararlarının yürütülmesini durdurmaz. Şu kadar ki mahkeme, taraflardan birinin istemi üzerine, yürütmenin durdurulmasına karar verebilir. Bu yazımızda “yürütmenin durdurulmasına” ilişkin genel bilgiler paylaşılmış olup, hukuki uyuşmazlığınıza ilişkin detaylı bilgi için iletişim bölümündeki bilgilerden Çapa &#8230;</p>
<p><a href="https://www.capa.av.tr/yurutmenin-durdurulmasi/">Yürütmenin Durdurulması</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.capa.av.tr">Çapa Hukuk Bürosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İdari yargı yerlerinde dava açılması ya da temyiz yoluna başvurulması, tersi yasada öngörülmedikçe, dava konusu olan idari işlemlerin, ya da yargı kararlarının yürütülmesini durdurmaz. Şu kadar ki mahkeme, taraflardan birinin istemi üzerine, yürütmenin durdurulmasına karar verebilir.</p>
<p><img decoding="async" class="size-full wp-image-2299 aligncenter" src="https://www.capa.av.tr/wp-content/uploads/2024/02/yurutmenin-durdurulmasi-karari.jpg" alt="Yürütmenin Durdurulması Kararı" width="1920" height="1080" srcset="https://www.capa.av.tr/wp-content/uploads/2024/02/yurutmenin-durdurulmasi-karari.jpg 1920w, https://www.capa.av.tr/wp-content/uploads/2024/02/yurutmenin-durdurulmasi-karari-300x169.jpg 300w, https://www.capa.av.tr/wp-content/uploads/2024/02/yurutmenin-durdurulmasi-karari-1024x576.jpg 1024w, https://www.capa.av.tr/wp-content/uploads/2024/02/yurutmenin-durdurulmasi-karari-768x432.jpg 768w, https://www.capa.av.tr/wp-content/uploads/2024/02/yurutmenin-durdurulmasi-karari-1536x864.jpg 1536w, https://www.capa.av.tr/wp-content/uploads/2024/02/yurutmenin-durdurulmasi-karari-390x220.jpg 390w" sizes="(max-width: 1920px) 100vw, 1920px" /></p>
<p>Bu yazımızda “yürütmenin durdurulmasına” ilişkin genel bilgiler paylaşılmış olup, hukuki uyuşmazlığınıza ilişkin detaylı bilgi için iletişim bölümündeki bilgilerden <a href="https://www.capa.av.tr"><strong>Çapa Hukuk Bürosu</strong></a>’na ulaşabilirsiniz.</p>
<h2>Yürütmenin Durdurulması Nedir?</h2>
<p>İdari işlemler, ya da ilk derece yargı yerlerinin kararları, tersi saptanıncaya kadar, hukuka uygun sayılır ve yürütülür. Kişilerin, idari işlemlere karşı dava açmaları üzerine, idari işlemlerin yürütülmesinin kendiliğinden durması yolunun benimsenmesi, idarenin işlerini güçleştirir ve kimi durumlarda, idareyi çalışamaz durumuma getirebilir. İdari işlemlere karşı dava açıldıktan sonra, yürütmenin durdurulup durdurulmamasının takdirinin yargı yerlerine bırakılması, yerinde bir yol olarak düşünülmüştür.</p>
<p>Yürütmenin durdurulması, özellikle iptal davaları açısından büyük önem taşır. İptal davası yolu ile, idari kararlara karşı bireyin korunması, yürütmenin durdurulması ile etkinlik kazanabilir. Dava sonuçlanana kadar, bireyi idari işlemlere karşı korumak gerekir. İdari bir işlemin vereceği zarar, her zaman para ile ölçülebilen, tazminat vermekle giderilebilen zararlar değildir. Kimi durumlarda, kişilerin temel hak ve özgürlükleri söz konusudur. Yürütmenin durdurulması yöntemi, bireyi çeşitli yönleri ile idari işlemlere karşı koruyan bir yöntemdir. İdari yargıda davanın açılmış olması, yürütmeyi kendiliğinden durdurmamakla beraber, dava konusu olan kararın, idare tarafından yürütülmesi, kararının iptal edilmesi durumunda, idarenin sorumluluğunu gerektirir.</p>
<h2>Yürütmenin Durdurulması Şartları Nelerdir?</h2>
<p>2577 sayılı İYÜK (m.27)’de, Anayasa’ya paralel olarak, yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir. Ayrıca, yürütmenin durdurulması kararının gerekçeli olarak verilmesi zorunludur.</p>
<ul>
<li><strong>Yürütmenin durdurulması kararı, olumlu kararlara karşı verilebilir;</strong> kural olarak olumsuz (bir isteği reddeden) kararlara karşı verilemez. Eğer olumsuz karar, ilgilinin eskiden var olan fiili veya hukuki durumunda değişiklik yapıyorsa ve icrai bir nitelik taşıyorsa, ancak bu tür olumsuz kararlara karşı yürütmenin durdurulması kararı verilebilir. Bu durumda olmayan olumsuz kararlara karşı, yürütmenin durdurulması kararı verilmesi, yargının idarenin yerine geçmesi, onun adına karar alması sonucunu doğurur.</li>
<li><strong>Yürütülmesi durdurulacak idari işlemin, hem “telafisi güç veya imkansız” zarar doğuracak nitelikte olması, hem de “açıkça hukuka aykırı olması” gerekir (m.27/2).</strong> Bu iki koşulun birlikte gerçekleşmediği durumlarda, yürütmenin durdurulması kararı verilemez.</li>
<li><strong>Yürütmenin durdurulması kararı istem üzerine verilir.</strong> İdari yargı yerleri, kendiliğinden yürütmenin durdurulması kararı veremezler.</li>
<li><strong>Yürütmenin durdurulabilmesi için, yargı yerinden, ya dava ile birlikte, ya da dava açıldıktan sonra yürütmenin durdurulması isteminde bulunulması gerekir.</strong> Dava açılmadan, yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz. Dava açıldıktan sonra, her zaman yürütmenin durdurulması isteminde bulunulabilir.</li>
<li><strong>Yürütmenin durdurulması kararı verilen dosyalar öncelikle incelenir.</strong> Burada söz konusu olan “öncelik”, davanın karar bağlanmasından önceki aşamaya ilişkin yargısal işlemlere yöneliktir. Dosya, esas hakkında karar verilecek hale öncelikle getirilir ve öncelikle karara bağlanır. Bu kural, yalnız tetkik hakimini değil, Danıştay savcısını da bağlar.</li>
<li><strong>Yürütmenin durdurulması kararı ve güvence.</strong> Yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi, ileride kararın iptal edilmemesi durumunda, idare için zarar doğurabilir. Bu gibi zararları karşılamak üzere, yürütmenin durdurulması isteminde bulunan taraf, “teminat” göstermek zorundadır. Ancak duruma göre, iptal davalarında mahkeme güvence istemeden yürütmenin durdurulmasına karar verebilir. İdareden ve adli yardımdan yararlanan taraftan “güvence” alınmaz.</li>
<li><strong>Yürütmenin durdurulmasında özel tebligat yöntemi.</strong> Yürütmenin durdurulması istemli davalarda İYUK M.16 uyarınca öngörülen tebligat süreleri kısaltılabileceği gibi, tebliğin memur eliyle yapılmasına karar verilebilir (m.27/4).</li>
</ul>
<h2>Yürütmenin Durdurulması Talebi Üzerine Verilecek Kararlar</h2>
<p>Genellikle, Danıştay tarafından verilen yürütmenin durdurulması kararları, İYUK yürürlüğe girene kadar, gerekçesiz olmuştur. Danıştay; duruma göre, yürütmenin durdurulması istemleri hakkında, önceden saptanan örnekleri karar durumuna getirmiştir. Danıştay, gerek yürütmenin durdurulması, gerek istemin reddine ilişkin kararlarında gerekçe olarak “meselenin mahiyetine ve davanın tasvir şekline göre” deyimini kullanmakla yetinmiştir. İYUK, yürütmenin durdurulması kararlarının gerekçeli olacağı kuralını getirmiş (m.27/2) ve bu kural, ayrıca Anayasa’da yer almıştır (m.125/5).</p>
<p>Danıştay, özellikle ilk derece yargı yeri olarak, yürütmenin durdurulması istemlerini karara bağlarken, bir yandan kararını gerekçeli olarak vermek, diğer yandan da, esası etkilemeyecek bir anlatım yolu seçmek için çaba harcamaktadır. Unutmamak gerekir ki yürütmenin durdurulması kararında, hem “işlemin açıkça hukuka aykırılığı” hem “telafisi güç veya imkansız zararların doğması” koşullarının gerçekleştiği konusunda gerekçeli karar, iptal davasının esasını karara bağlamak demektir. Henüz taraflar sav ve savunmalarını yapmadan davanın esasını etkileyecek nitelikte karar verilmesi yargılama işlevi ile ne ölçüde bağdaştığı sorgulanabilmektedir.</p>
<h2>Yürütmenin Durdurulması Kararının Hukuki Niteliği Nedir?</h2>
<p>Mahkemece, yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi durumunda, esas dava karara bağlanıncaya kadar, eski durumun devamı sağlanır. Başka bir deyişle, ilgilinin İdari Yargıda dava konusu yaptıkları idari işlemin uygulanması, dava sonuna kadar ertelenir. Yürütmenin durdurulması, bu ertelemeyi sağlayan geçici bir önlemdir. Dava açılmış olması koşuluyla, yürütmenin durdurulması her zaman istenebilir. Ara kararı niteliğinde olan yürütmenin durdurulması her zaman istenebilir. Ara kararı niteliğinde olan yürütmenin durdurulması istemleri üzerine verilen kararlara karşı, düzeltme yoluna gidilemediği gibi, temyiz yoluna da gidilemez. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlara karşı, 7 gün içinde, bir kez yasada gösterilen yargı yerlerine “itiraz” edilebilir. İtiraz üzerine verilen karar kesindir (m.27/6).</p>
<p>Yürütmenin durdurulması, yargı görevinin bir parçasını oluşturur. Mahkeme, önüne gelen uyuşmazlığı karara bağlarken, davacıya yapılan haksızlığın giderilmesi, ya da zararın azaltılması için gereken önlemleri alabilir. Yargı denetiminin etkinlik kazanabilmesi için, yargıç, yargı denetiminin amacına uygun ger türlü önlemi alabilmelidir.</p>
<h2>Yürütmeyi Durdurma Kararının Uygulanması</h2>
<p>Yürütmenin durdurulması kararı, bir mahkeme kararıdır. Yürütmenin durdurulması kararı verildiğinde, idare bu karara uymak zorundadır. Yürütmenin durdurulması kararlarının, diğer yargı kararları gibi, idare tarafından yerine getirilmesi yasal bir zorunluluktur. Bu konuda idareye herhangi bir takdir yetkisi tanınmamıştır. İYUK, idari yargı kararlarının yerine getirilmesinde, bazı yeni düzenlemelere gitmiştir. Buna göre, yürütmenin durdurulması kararlarının, diğer idari yargı kararları gibi, 30 gün içinde idarece yerine getirileceğine ilişkin olan kuraldır (İYUK M.28/1). Yürütmenin durdurulması kararının geriye yürür bir biçimde sonuç doğurması, başka bir deyişle, dava konusu olan işlemin yapıldığı andan önceki durumun geri gelmesidir.</p>
<p>Yürütmenin durulması kararı üzerine, eski durumun geri gelmesi, kimi durumlarda kendiliğinden, kimi durumlarda da idarenin alacağı yeni bir karar ile olur. Örneğin; kapatma kararının iptali için açılan davada, yürütmenin durdurulması kararı verildiğinde, idarenin ayrıca kapatılan yerin yeniden açılmasına karar vermesine gerek yoktur.</p>
<h2>Yürütmenin Durdurulması Kararı Verilemeyecek Haller</h2>
<p>Anayasa’ya göre (m.125), “İdari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, gerekçe gösterilerek yürütmenin durdurulması kararı verilebilir. Dolayısıyla bu şartları ihtiva etmeyen durumlarda yürütmenin durdurulması kararı verilemeyecektir.</p>
<p>Öte yandan, olağanüstü hallerde, sıkıyönetim seferberlik ve savaş halinde, ayrıca milli güvenlik, kamu düzeni, genel sağlık nedenleri ile yürütmenin durdurulması kararı verilmesinin yasa ile sınırlanabileceği de Anayasa’da öngörülmektedir.</p>
<h2>Yürütmenin Durdurulması Kararına Nasıl İtiraz Edilir?</h2>
<p>Yürütmenin durdurulması kararına karşı itiraz yerleri, yürütmeyi durdurma kararını veren yargı yerine göre değişmektedir:</p>
<ul>
<li>Danıştay dava dairelerince verilenlere, konusuna göre, ya idari, ya da Vergi Dava Daireleri Kuruluna;</li>
<li>Bölge idare mahkemelerince verilenlere karşı, en yakın bölge idare mahkemesine;</li>
<li>İdare ve vergi mahkemelerince, kurul, ya da tek yargıçla verilenlere karşı, bölge idare mahkemesine;</li>
<li>Çalışmaya ara vermesi süresi içinde ise, idare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararlara karşı, en yakın nöbetçi mahkemeye veya kararı veren hakimin katılmadığı nöbetçi mahkemeye itiraz edilebilir.</li>
</ul>
<p>İtiraz süresi 7 gündür. Bu süre, yürütmenin durdurulması istemi hakkında verilen kararın tebliğ edildiği günü izleyen günden itibaren işlemeye başlar. İtiraz yoluna bir kez başvurulabilir. İtiraz yerinin aldığı karar kesindir (İYUK M.27/6). Yürütmeyi durdurma istemleri, iptal davası içinde yapılan bir ara istemdir. Bu konuda, idari yargıya getirilmiş olan itiraz yolu ile, yürütmenin durdurulması konusunda alınmış olan arar kararının başka bir yargı yerince yeniden incelenmesi sağlanmaktadır.</p>
<h2>Yürütmenin Durdurulması Kararına İtiraz Dilekçesi Örneği</h2>
<p style="text-align: center;"><strong>T.C.</strong></p>
<p style="text-align: center;"><strong>İSTANBUL 9. VERGİ MAHKEMESİ SAYIN BAŞKANLIĞI&#8217;NA</strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong>YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEPLİDİR.</strong></p>
<p><strong>DOSYA NO :</strong> 2026/…</p>
<p><strong>DAVACI :</strong> AHMET (…)</p>
<p><strong>VEKİLİ :</strong> Av. Buğra ÇAPA</p>
<p><strong>DAVALI :</strong> İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı</p>
<p><strong>KONU :</strong> Sayın Mahkemeniz Huzurunda Görülmekte Olan Hisar Vergi Dairesi Müdürlüğünce Tanzim ve 03/12/2019 Tarihli Tebliğ Olunan 11/10/2019 Düzenleme Tarihli ve (…) Takip Numaralı Ödeme Emrinin İptali ve Yürütmenin Durdurulması İstemidir.</p>
<p><strong>AÇIKLAMALAR :</strong></p>
<p>Huzurunuzda görülmekte olan işbu davanın konusu, İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Hisar Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün İstanbul Anadolu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/(…) E. Ve 2019/4(…)K. Sayılı ilama ilişkin karar ve ilam harcının tahakkuk edilmesi ve buna dayalı olarak İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Hisar Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün 11/10/2019 Düzenleme Tarihli ve (…) Takip Numaralı Ödeme Emrinin İptali ve Yürütmenin Durdurulmasına ilişkindir.</p>
<p>Dolayısıyla İstanbul Anadolu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi&#8217;nin 2014/(…) E. Sayılı kararı henüz kesinleşmemiş ilamı ile uygulanan davaya konu olan harcın kesintisi ve işbu kesintiye bağlı olarak düzenlenen ödeme emrinin iptali gerekmektedir. İstanbul Vergi Dairesi Hisar Vergi Müdürlüğü hukuka aykırı bir işlem yapmıştır. Söz konusu idari işlemin iptali ve yürütmenin durdurulmasını Sayın Mahkemenizden talep etme zorunluluğu hasıl olmuştur. Önemle belirtmemiz gerekir ki, davalı idareye 2577 s. İYUK&#8217;un ilgili hükümleri uyarınca 30 günlük cevap ve savunma süresi verilmiş olup, davalı idare tarafından süresi içerisinde cevap verilmemiştir.</p>
<p><strong>ŞEKİL YÖNÜNDEN HUKUKA AYKIRILIK</strong></p>
<p>Şekil unsuru İdari Yargılama Usulü Kanunun 2. Maddesinde düzenlenmiş olup, hem işlemin dış görünüşünü hem de işlemin hazırlanış usulünü ifade etmektedir. Dolayısıyla idari usul kavramını da içerdiği kabul edilmelidir. Davaya konu idari işlem tesis edilirken İstanbul Anadolu 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin ilgili karar ilamına dayalı ilamının KESİNLEŞMESİ BEKLENMEKSİZİN vergi cezası hukuka açıkça aykırı bir şekilde kesilmiştir. Halbuki karar ve ilam harcı kararın kesinleşmesi itibari ile ödenmesi gereken bir harçtır. Açıklanan bu sebeple davacı müvekkil aleyhine kesilen mahkeme harçlarının öncelikle kıyas ilkesi gereğince iptal edilmesi gerekmektedir.</p>
<p><strong>SEBEP YÖNÜNDEN HUKUKA AYKIRILIK</strong></p>
<p>İdari işlemden önce gelen ve idareyi belirli bir işlem yapmaya sevk eden etkenler, idari işlemin sebebi olarak kabul edilmektedir. Diğer bir söyleyişle sebep unsuru idareyi işlem yapmaya sevk eden saik, işlemin gerekçesidir. Herhangi bir idari işlemin hukuka uygun olduğunun kabul edilebilmesi için öncelikle sebep unsurunu içermesi gerekmektedir.</p>
<p>Davaya konu olan olaya baktığımızda ise İstanbul Anadolu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi 2014/(…) E. 2018/437(…) K. sayılı ilamı ile yerel mahkemece müvekkil aleyhine karar verilmiş olup, müvekkil tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı idarece kesilen vergi cezası henüz kesinleşmemiş bir ilama dayalı olup, yetmezmiş gibi bu cezaya binaen icra takibi de başlatılmıştır. Bu nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi&#8217;nin 2019/(…) E. Sayılı lehe olan kararı dikkate alınarak davaya konu harç kesilmesi ve buna ilişkin ödeme emrinin iptali gerekmektedir. Kesinleşmemiş olan karara ilişkin kesilen vergi cezası ve buna ilişkin ödeme emri, sebep yönünden usul ve yasaya aykırı olmasından ve kıyas ilkesi gereğince iptali gerekmektedir.</p>
<p><strong>KONU YÖNÜNDEN HUKUKA AYKIRILIK</strong></p>
<p>Bir idari işlemde konu unsuru idari işlemin doğuracağı sonuç olarak değerlendirilmektedir. Bu yönüyle somut olayımızı değerlendirdiğimiz de ise davaya konu idari işlemin konu yönünden de hukuka aykırı olduğunun kabulünde zorunluluk bulunmaktadır. Zira bu hususta Danıştay pek çok yerleşik içtihatında açıkça “hangi alanların aykırılıktan etkilenen alan olarak kabul edildiği, başka bir ifadeyle aykırılıktan etkilenen alanın nasıl belirlendiği tam olarak ortaya konulmaksızın verilen para cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı” hüküm altına alınmıştır.</p>
<p><strong>AMAÇ YÖNÜNDEN HUKUKA AYKIRILIK</strong></p>
<p>Her idari işlemin bir amacı olmalıdır. Bu amacın kamu yararı olduğu kabul edilmektedir. Bu yönüyle yapılacak bir değerlendirmede somut olayımızda davaya konu idari işlemde kamu yararının varlığından bahsedilebilmesi mümkün değildir. Sayın Mahkemenizden iptali talep edilen idari işlemin uygulanmasında herhangi bir kamu yararı bulunmamaktadır. İstinaf süreci sonucunda yerel mahkemece verilen karar, müvekkil lehine kaldırılmıştır. Bu sebeple İstanbul Anadolu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin vermiş olduğu ve KESİNLEŞMEMİŞ olan kararına dayalı olarak icra takibi başlatılması amaç yönünden hukuka aykırıdır.</p>
<p><strong>YÜRÜTMENİN DURDURULMASINA KARAR VERİLMESİ GEREKMEKTEDİR</strong></p>
<p>İYUK m. 27 “Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler” şeklinde düzenlenmiştir. Yukarıda detaylarıyla izah edildiği gibi davaya konu idari işlem açıkça hukuka aykırı olup, yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini talep zorunluluğu doğmuştur.</p>
<p><strong>SONUÇ VE TALEP :</strong> Yukarıda arz ve izah edilen ve Sayın Mahkemenizce re&#8217;sen gözetilecek sebeplerle; davalı idarenin Hisar Vergi Dairesi Müdürlüğünce yukarıda bilgileri yer alan Ödeme Emrinin İptali ve Yürütmenin Durdurulması kararı verilmesini vekaleten saygılarımızla arz ve talep ederiz.</p>
<h3>Vergi Davalarında Yürütmenin Durdurulması Usulü Nedir?</h3>
<p>İYUK ile, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların özellikleri dikkate alınarak, özel bir düzenlemeye gidilmiştir. İYUK M.27/3’e göre “vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur.” Bu tür davalarda, yükümlülerin ayrıca yürütmenin durdurulmasını istemelerine gerek yoktur; davanın açılması ile yürütme kendiliğinden durur. <strong>Vergi davaları ile ilgili yürütmenin durdurulması kuralının dört istinası vardır. Bunlar;</strong></p>
<ul>
<li>İYUK M.27/3’e göre “işlemden kaldırılan vergi davası” dosyaları için, dava açılmakla, daha önce durmuş olan tahsil işlemine yeniden devam edilir. Eğer, işlemden kaldırılmış olan dosya için yürütmenin durdurulması kararı verilmiş ise, bu karar da, kendiliğinden hükümsüz kalır.</li>
<li>İşlemden kaldırılan dosyanın “yeniden işleme konulmasının”, tahsil işlem üzerinde herhangi bir etkisi yoktur, tahsil işlemine devam edilir. Bu gibi durumlarda, tahsil işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsil işlemini durdurmaz. Tahsil işleminin durdurulabilmesi için, yükümlünün vergi mahkemesinden yürütmenin durdurulması kararı alması gerekir.</li>
<li>“İhtirazı kayıtla” verilen beyannameler üzerine salınan mali yükümlülüklerle ilgili tahsil işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsil işlemini durdurmaz. Tahsil işleminin durabilmesi için, yükümlünün vergi mahkemesinden, yürütmenin durdurulması kararı alması gerekir.</li>
<li>Vergi ve benzeri mali yükümlülüklere karşı, vergi mahkemelerinde açılan davanın yürütmeyi durdurması, “temyiz aşamasını” kapsamaz. Temyiz aşamasında da, tahsilatın durması için, temyiz yerinin yürütmenin durdurulmasına karar vermesi gerekir.</li>
</ul>
<h3>İptal Davasının Açılması İle Doğrudan İdari İşlemin Yürütmesi Durur Mu?</h3>
<p>İdari yargı kapsamında dava açılması doğrudan ilgili idare işleminin yürütmesini durdurmaz. Mahkemenin bu yolda bir kararı yoksa da yasada açıkça öngörülmemişse, yürütme kendiliğinden durmaz. Buna karşılık, vergi uyuşmazlıklarına ilişkin davalarda, dava açılması yürütmeyi durdurur.</p>
<h3>Yürütmenin Durdurulması İsteminin Reddi Halinde Ne Yapılabilir?</h3>
<p>Yürütmenin durdurulmasına ilişkin talebin reddedilmesi halinde, ilgili kararın tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde itiraz edilebilir.</p>
<h3>Yürütmenin Durdurulması Kararı İdare Tarafından Yerine Getirilmezse Ne Olur?</h3>
<p>Yürütmenin durdurulması kararlarının yerine getirilmemesinden, diğer yargı kararlarında olduğu gibi, hizmet kusuru nedeni ile idare ve kişisel kusur neden ile de kamu görevlisi sorumludur.</p>
<h4>İdarenin Sorumluluğu</h4>
<p>Yürütmenin durdurulması kararları, iptal kararları gibi, idare tarafından yerine getirilmesi gerekir. Bu gereğe uymayan, ya da uymakta geciken idare, ağır bir hizmet kusuru işlemiş olur. İdare, böyle bir davranışı ile verdiği maddi ve manevi zararları karşılamak zorundadır. Zararın, idare tarafından karşılanmış olması, yürütmenin durdurulması kararının yerine getirilmesi zorunluluğunu ortadan kaldırmaz. Başka bir deyişle, tazminat verme, kararın yerine getirilmesinin yerini tutmaz; idareyi, kararı yerine getirme yükümlülüğünden kurtarmaz.</p>
<h4>Kamu Görevlilerinin Kişisel Sorumluluğu</h4>
<p>Yürütmenin durdurulması kararını kasten yerine getirmeyen, başka bir deyişle, uygulamayan kamu görevlisi kişisel olarak sorumludur. İdarenin, hizmet kusurundan dolayı sorumlu olması, kamu görevlisinin kişisel sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. İdare ile kamu görevlisinin sorumluluğu ortaktır.</p>
<h3>Temyiz ve İstinaf Aşamasında Yürütmenin Durdurulması</h3>
<p>İYUK M.52/1 uyarınca; “<a href="https://www.capa.av.tr/temyiz-dilekcesi/"><strong>Temyiz</strong> </a>veya istinaf yoluna başvurulmuş olması, hakim, mahkeme veya Danıştay kararlarının yürütülmesini durdurmaz. Ancak, bu kararların teminat karşılığında yürütülmesinin durdurulmasına temyiz istemini incelemeye yetkili Danıştay dava dairesi, kurulu veya istinaf başvurusunu incelemeye yetkili bölge idare mahkemesince karar verilebilir. Davanın reddine ilişkin kararlara karşı temyiz ya da istinaf yoluna başvurulması halinde, dava konusu işlem hakkında yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi 27 nci maddede öngörülen koşulun varlığına bağlıdır.”</p>
<p>2. İptal davalarında teminat istenmeyebilir.</p>
<p>3. İdareden ve adli yardımdan yararlananlardan teminat alınmaz.</p>
<p>4. Temyiz ve istinaf incelemesi sırasında yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar kesindir.</p>
<p>5. Kararın bozulması, kararın yürütülmesini kendiliğinden durdurur.</p>
<h3>Yürütmenin Durdurulması Kararı Adli Tatilde Verilebilir Mi?</h3>
<p>İdare ve vergi mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri ve Danıştay daireleri 20 Temmuz – 31 Ağustos arasındaki tarihlerde adli tatil uygulaması yapmakta ve çalışmaya bu süreler içerisinde ara vermektedir. Adli tatil süresi içerisinde, İYUK’taki süreler işlememekte ve sürenin son gününün adli tatile denk gelmesi halinde, ilgili süre adli tatil tarihinin sona erdiği tarihinden itibaren 7 gün uzamaktadır.</p>
<p><a href="https://www.capa.av.tr/yurutmenin-durdurulmasi/">Yürütmenin Durdurulması</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.capa.av.tr">Çapa Hukuk Bürosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.capa.av.tr/yurutmenin-durdurulmasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tam Yargı Davası</title>
		<link>https://www.capa.av.tr/tam-yargi-davasi/</link>
					<comments>https://www.capa.av.tr/tam-yargi-davasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Buğra Çapa]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Nov 2022 05:55:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İdare ve Vergi Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Makalelerimiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.capa.av.tr/?p=1239</guid>

					<description><![CDATA[<p>İdari dava türlerinden bir tanesi de Tam Yargı Davasıdır. İdareden ihlal edilmiş olan bir hakkın yerine getirilmesi ya da uğranılan zararın giderilmesi talep edilir. Bu anlamda hukuk mahkemelerinde görülen edim davalarına benzerlik göstermektedir. Tam Yargı Davası Nedir? Tam yargı davası yukarıda da açıkladığımız üzere, idare hukuku alanında ihlal edilmiş olan bir hakkın yerine getirilmesi ya &#8230;</p>
<p><a href="https://www.capa.av.tr/tam-yargi-davasi/">Tam Yargı Davası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.capa.av.tr">Çapa Hukuk Bürosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-large wp-image-1250 aligncenter" src="https://www.capa.av.tr/wp-content/uploads/2022/11/tam-yargi-davasi-1024x576.webp" alt="Tam Yargı Davası" width="1024" height="576" srcset="https://www.capa.av.tr/wp-content/uploads/2022/11/tam-yargi-davasi-1024x576.webp 1024w, https://www.capa.av.tr/wp-content/uploads/2022/11/tam-yargi-davasi-300x169.webp 300w, https://www.capa.av.tr/wp-content/uploads/2022/11/tam-yargi-davasi-768x432.webp 768w, https://www.capa.av.tr/wp-content/uploads/2022/11/tam-yargi-davasi-390x220.webp 390w, https://www.capa.av.tr/wp-content/uploads/2022/11/tam-yargi-davasi.webp 1280w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></p>
<p>İdari dava türlerinden bir tanesi de <strong>Tam Yargı Davasıdır</strong>. İdareden ihlal edilmiş olan bir hakkın yerine getirilmesi ya da uğranılan zararın giderilmesi talep edilir. Bu anlamda hukuk mahkemelerinde görülen edim davalarına benzerlik göstermektedir.</p>
<h2>Tam Yargı Davası Nedir?</h2>
<p><strong>Tam yargı davası</strong> yukarıda da açıkladığımız üzere, idare hukuku alanında ihlal edilmiş olan bir hakkın yerine getirilmesi ya da uğranılan zararın giderilmesi talepli dava türüdür.</p>
<p>Bu dava, ilk olarak 521 sayılı eski Danıştay Kanunu ile tanımlanmışsa da 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ile de aynı şekilde benimsenmiştir. 2577 sayılı Kanun’un 2/1-b bendi uyarınca tam yargı davaları <em>“idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan”</em> davalar olarak tanımlanmıştır.</p>
<h2>Tam Yargı Davasının Çeşitleri Nelerdir?</h2>
<p><strong>Davanın dört tane çeşidi bulunmaktadır;</strong></p>
<ul>
<li>Tazminat Davaları</li>
<li>İstirdat Davaları</li>
<li>Vergi Davaları</li>
<li>İdari Sözleşmelerden Doğan Davalar</li>
</ul>
<h2>Tam Yargı Davasının Şartları Nelerdir?</h2>
<p><strong>Tam yargı davası</strong> açılabilmesi için öncelikle idari işlem, idari eylem ya da idari sözleşme olmalıdır. İdari işlem, idari eylem ya da idari sözleşme, kesin yürütülebilir nitelikte olmalıdır.</p>
<p>Söz konusu idari işlem, idari eylem ya da idari sözleşmeden kaynaklı olarak zarara uğrayan gerçek veya tüzel bir kişilik olmalıdır.</p>
<p>İdarenin söz konusu işleminden zarara uğrayan, hakkı zedelenen tarafın bunun tazmin edilmesi amacıyla idareye başvurmuş olması ve idarenin bu zararı tazmin etmeyeceğine dair ön kararının olması gerekir.</p>
<h2>Tam Yargı Davasında Zamanaşımı Nedir?</h2>
<p><strong>Tam yargı davasında dava açma süresi idari işlemden mi yoksa idari eylemden mi kaynaklı olduğuna göre değişiklik göstermektedir. Buna göre;</strong></p>
<ul>
<li>İdari işlemlere karşı doğrudan doğruya açılan tam yargı davası, idari işlemin yazılı olarak bildirilmesini izleyen günden itibaren altmış gün,</li>
<li>İdari işlemin uygulanmasına karşı doğrudan doğruya açılan tam yargı davası, idari işlemin uygulanmasını izleyen günden itibaren altmış gün,</li>
<li>İptal davası ile tam yargı davası birlikte açılır ise tam yargı davası, idari işlemin bildirimini izleyen günden itibaren altmış gün,</li>
<li>İptal davasının sonuçlanması üzerine açılan tam yargı davası, iptal davasının gerekçeli kararının yazılı olarak bildirilmesini izleyen günden itibaren altmış gün,</li>
<li>İdari eylemlere karşı açılan tam yargı davası, zarara uğrayan tarafın zararı öğrendiği tarihten itibaren bir yıl ve her halde beş yıl,</li>
<li>İdari sözleşmelere karşı açılan tam yargı davası, idari işlemlere karşı açılan tam yargı davalarında olduğu gibi altmış gündür.</li>
</ul>
<h2>Tam Yargı Davasının Koşulları Nelerdir?</h2>
<p><strong>Tam yargı davası</strong> da diğer idari davalar gibi İYUK&#8217;da öngörülen koşullara dayalı olarak ikame edilir. İYUK’un 3. ve 5. maddelerinde tam yargı davasının açılma koşulları düzenlenmiştir. Buna göre, idari yargılama usulü yazılı yargılamadır. İdari davalar; Danıştay, İdare ve Vergi dairelerine yazılacak olan dilekçeler ile açılır.</p>
<p><strong>İYUK M.3’e göre dava dilekçesinde;</strong></p>
<ul>
<li>Taraflar,</li>
<li>Davanın konusu; davaya konu olan işlem ya da eylemin ne olduğu belirtilmelidir. Aynı zamanda vergi, resim, harç, para cezası, gecikme zammı ya da tazminat davalarında uyuşmazlık konusu olan miktar, vergi veya vergi cezasının türü, miktarı, yılı,</li>
<li>Bildirim tarihi; davaya konu olan idari işlem ya da kararın yazılı bildirim tarihi, idarenin sessiz kalması üzerine dava açılıyor ise idareye yapılan başvuru tarihi,</li>
<li>Hukuksal nedenler ve kanıtlar,</li>
<li>Dava dilekçesinin ekleri ve emsal kararlar,</li>
<li>Sonuç ve idari işlemden veya eylemden meydana gelen zararın giderilmesi için talep edilen husus belirtilmelidir.</li>
</ul>
<h2>Tam Yargı Davasında İdarenin Hukuki Sorumluluğu</h2>
<p><strong>Tam yargı davalarında</strong> idarenin hukuki sorumluluğundan bahsedebilmemiz için idarenin eylemi ya da işlemi bakımından, karşı tarafın uğramış olduğu zarar ve fiil ile zarar arasında bir illiyet bağı mevcut olmalıdır. İlliyet bağının mevcut olması halinde ise idarenin hukuki sorumluluğuna gidilebilmektedir. Bu noktada idarenin hukuki sorumluluğu hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.</p>
<p>Hizmet kusuru olarak da bilinen idarenin kusur sorumluluğu halinde idarenin kuruluşundan ya da işleyişinden doğan nesnel nitelikli bir aksaklık, bozukluktur.</p>
<p>Bilindiği üzere idari işler, idare adına kamuda görevli gerçek kişilerce yürütülür. Dolayısıyla idari bir işin yapımında kamu görevlileri tarafından yapılması ve yapılan idari işte kusurlu davranışları neticesinde bir zararın mevcut olması halinde idarenin hizmet kusurundan söz edilebilecektir. Bir diğer deyişle hizmetin kuruluşu ve işleyişinde ortaya çıkan kusurdur.</p>
<p><strong>Hizmet kusuru olarak sayılan hallere örnek vermemiz gerekirse;</strong></p>
<ul>
<li>Hizmetin kötü işlemesi,</li>
<li>Hizmetin geç işlemesi,</li>
<li>Hizmetin hiç işlememesi.</li>
</ul>
<p><strong>Hizmet kusurundan kaynaklı olarak idarenin sorumluluğuna gidilebilmesi için mutlaka idarenin kusurunun ispatlanması gerekmektedir.</strong></p>
<p><strong>Kusursuz sorumluluk,</strong> hizmet kusurundan daha farklı bir sorumluluk türüdür. Kusursuz sorumluluk halinde ise idarenin meydana gelen zararda kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın zarar karşılanır. İdarenin kusursuz sorumluluğuna gidilebilmesi için idarenin eylemi ile zarar arasında nedensellik bağının kurulması yeterlidir.</p>
<p><strong>Kusursuz sorumluluk,</strong> daha çok idarenin tehlike taşıyan işlem ve eylemleri neticesinde de ortaya çıkar. Bununla birlikte idarenin kamusal yükümlülükleri sebebiyle eşitlik ilkesine ters düşen davranışlardan ya da işlemler hukuka uygun olsa da kamu hizmeti neticesinde meydana gelen zararlar neticesinde doğar.</p>
<p><strong>Kusursuz sorumluluk hallerine örnek vermemiz gerekirse;</strong> nükleer santral, baraj gibi tesisler, mayınlı alanlar, terör tehlikesinden kaynaklı meydana gelen zararlar idarenin kusursuz sorumluluğunu doğurur.</p>
<h3>Tam Yargı Davasında Tazminatın Biçimi ve Hesaplanması</h3>
<p><strong>Tam yargı davasında</strong> tazminatın farklı şekillerde giderilme imkanı vardır. Bu haller zararın niteliğine göre değişiklik göstermektedir. Buna göre eski durumun geri getirilmesi, aynen ifa, bir miktar bedel ödenmesi gibi tazmin sağlanabilir.</p>
<p>Bununla birlikte dikkat edilmesi gereken husus, idare mahkemelerinin taleple bağlılık ilkesini kabul etmesidir. Yani zarara uğrayan taraf, zarar kalemini belirtmişse ve yapılan yargılama neticesinde zarar daha fazla çıkmış ise idare mahkemesi zarara uğrayanın talebi kadar tazminata hükmeder.</p>
<p>Bu noktada idari davalarda ıslah müessesinin olup olmadığı akla gelmektedir. İdarenin ıslah müessesi bulunmamaktadır. Ancak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin “OKÇU / TÜRKİYE” kararında AİHM idare mahkemelerine ıslah usulünün getirilmesini talep etmiştir.</p>
<h3>Tam Yargı Davası İle İptal Davası Aynı Anda Açılabilir mi?</h3>
<p>Bazı idari işlemlerde aynı anda hem iptal davası hem de <strong>tam yargı davası</strong> ikame edilebilir. Her iki davanın birlikte açılması mümkündür. Hem Danıştay’ın yerleşik içtihatları hem Danıştay Kanunu hem de İYUK ile mümkün kılınmıştır.</p>
<p><strong>Tam yargı davasının</strong> iptal davası ile birlikte açılması halinde öncelikle iptal davasının karara bağlanması gerekmektedir.</p>
<h3>Tam Yargı Davası ve İptal Davası Arasındaki Farklar</h3>
<table>
<tbody>
<tr>
<th>İptal Davası</th>
<th>Tam Yargı Davası</th>
</tr>
<tr>
<td>Sadece idari işlemler dava konusu olur.</td>
<td>İdari işlemler, idari eylemler ve idari sözleşmeler dava konusu olur.</td>
</tr>
<tr>
<td>İdari işlemin iptali talep edilir.</td>
<td>Bir hakkın yerine getirilmesi, saldırının durdurulması, eski hale getirilmesi, uğranılan zararın giderilmesi talep edilir.</td>
</tr>
<tr>
<td>Nesnel niteliklidir. İdari işlemin hukuka aykırı olup olmadığı tespit edilir.</td>
<td>Öznel niteliktedir. Bir hakkın ihlal edildiği ileri sürülür ve idareye ihlal edilen hakkın tazmini talep edilir.</td>
</tr>
<tr>
<td>Bir menfaatin ihlal edilmiş olması gerekmektedir.</td>
<td>Bir kişisel hakkın ihlal edilmiş olması gerekmektedir.</td>
</tr>
<tr>
<td>Davanın neticesinde yalnızca davacı değil aynı zamanda kararla ilgili olan herkesi kapsar.</td>
<td>Davanın neticesi sadece davacıyı bağlar.</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<h3>Tam Yargı Davasının Sonuçları</h3>
<p><strong>Tam yargı davasının</strong> kabul edilmesi halinde Mahkemece zarara uğrayan davacının talebi ile bağlı olarak idareyi bir şey yapmaya tabi kılar.</p>
<p>Davanın reddedilmesi halinde ön koşullarda eksiklik mevcutsa bu eksikliklerin giderildiği halde ve eğer süresi içerisindeyse davacı, <strong>tam yargı davasını</strong> yeniden açabilir. Dava, esastan reddedilmişse Danıştay’ın kararı kesin hüküm niteliğindedir.</p>
<h3>Tam Yargı Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme</h3>
<p>Tam yargı davalarında <strong>Görevli Mahkeme,</strong> idare mahkemeleri veya vergi mahkemeleridir. <strong>Yetkili Mahkeme</strong> ise zararın meydana geldiği yer ya da zarara uğrayanın ikamet ettiği yer mahkemesidir.</p>
<h3>Tam Yargı Dava Dilekçesi Örneği</h3>
<p style="text-align: center;"><strong>İSTANBUL (&#8230;) İDARE MAHKEMESİ’NE</strong></p>
<p><strong>DAVACI :</strong> ….</p>
<p><strong>VEKİLİ :</strong> Av. Buğra ÇAPA</p>
<p><strong>DAVALI :</strong> … Belediyesi</p>
<p><strong>KONU :</strong> Hizmet Kusuru Nedeniyle Maddi Tazminat Talepli Dava Dilekçemizdir.</p>
<p><strong>AÇIKLAMA :</strong></p>
<ul>
<li>Davacı müvekkil, … Belediyesinin … mahallesinde ikamet etmektedir. Belediyenin … tarihindeki .. adresindeki gecekondunun yıkımı esnasında moloz parçaları müvekkilin üzerine düşmüştür. Yaşanan olay sonrasında müvekkil %&#8230; oranında geçici, %&#8230; oranında tam iş göremezlik raporu almıştır. Burada … Belediyesinin kusuru bulunmaktadır.</li>
<li>Belediye tarafından gerekli ekipman, araç gereç ve personel sağlanmamıştır. Hizmet sağlansaydı, müvekkil zarara uğramayacaktı. Müvekkil, 45 gün hastanede kalmış ve daha sonrasında 50 gün fizik tedavi görmek zorunda kalmıştır. Eşine ve 2 çocuğuna bakmakla yükümlü olan müvekkil, bu süre içerisinde ailesinin geçimini sağlayamamıştır. Belediyenin hizmetinin kusurlu olduğu sabittir.</li>
<li>Bu nedenler ile davalı Belediyenin müvekkilin tedavi masraflarının karşılığı olarak &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.. TL, 95 gün süre ile çalışamaması nedeni ile &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230; TL, %&#8230; oranında tam iş göremez hale gelmesi sebebi ile … TL olmak üzere toplam &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230; TL maddi ödemesini istemekteyiz.</li>
</ul>
<p><strong>YASAL NEDENLER :</strong> İYUK, Belediye Kanunu ve İlgili Mevzuat</p>
<p><strong>YASAL DELİLLER     :</strong> Bilirkişi Raporu, Hastane Raporu</p>
<p><strong>SONUÇ VE TALEP   :</strong> Açıklanan nedenlerle Davalı İdarenin &#8230;&#8230; maddi tazminat ödemesine, yargılama giderlerinin davalıdan alınmasına, karşı taraf vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep ederiz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a href="https://www.capa.av.tr/tam-yargi-davasi/">Tam Yargı Davası</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.capa.av.tr">Çapa Hukuk Bürosu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.capa.av.tr/tam-yargi-davasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
