Ceza HukukuMakalelerimiz

Ceza Hukukunda İçtima

Ceza hukukunda, “kaç tane fiil varsa o kadar suç, kaç tane suç varsa o kadar ceza vardır” kuralı geçerlidir. Ancak içtima bu kuralın istisnası olup, birden çok suç işlenmiş olmasına rağmen faile tek suçtan dolayı ceza verilir.

Bu yazımızda ceza hukukunda içtima konusunda genel bilgiler paylaşılmış olup, hukuki uyuşmazlığınıza ilişkin detaylı bilgi için iletişim bölümündeki bilgilerden Çapa Hukuk Bürosu’na ulaşabilirsiniz.

Cezaların İçtimaı Nedir?

Cezaların içtimaı, bir kimse hakkında hükmolunan birden çok cezanın belirli bağlantılar ile bir arada bulunmasını ifade etmektedir. Aynı fail hakkında tek veya farklı yargılamalarda verilmiş olan birden fazla cezanın bir araya getirilmesine olanak sağlamaktadır. Failin birden fazla hareketle, her biri cezalandırılabilir olan birden fazla ihlale yol açması ve bunun sonunda birden fazla sayıda cezaya mahkum edilmesi halinde cezaların içtimaından bahsedilir.

Suçların İçtimaı Nedir?

Suçların içtimaı, bir kimsenin birden çok suç işlemesi halinde sorumluluğunun ne şekilde belirleneceği hususuyla ilgili bir konudur. TCK’da “suçların içtimaı” başlığı altında yer alan hükümlerle, bir kimsenin birden çok suç işlemiş olmasına rağmen, çeşitli sebeplerle tek ceza ile cezalandırılması gerektiği kabul edilmiştir. Suçların içtimaı ile içtima eden suçlardan bazılarının cezası fail hakkında uygulanmaz.

Suçların içtimaı, birden çok suç arasında çeşitli bağlantıların olmasını gerektirir. Fikri içtima hallerinde, birden çok suç tek fiille işlenmektedir. Tek fiille işlenen birden çok suç aynı suç olabileceği gibi (TCK m.43/2 aynı neviden fikri içtima), farklı suçlar da olabilir (TCK m.44, farklı neviden fikri içtima). Fiilin tek olduğu her durumda suçun da tek olduğu söylenemez.

Belirtmekte fayda var ki, fikri içtima ve zincirleme suç hallerinde suçların çokluğu ortak özellik olarak karşımıza çıksa da, fikri içtimada birden çok suç tek fiille işlenirken, zincirleme suçta aynı suçun birden çok kez işlenmesi ancak birden çok fiille mümkündür.

İçtima Türleri

Gerçek içtima, failin işlediği her suçun karşılığında ayrı ayrı cezalandırılmasıdır. Gerçek içtimada failin hareketleri birden çok suça sebep olmakta ve her suç için kanunda yazılı cezayı almaktadır.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda suçların içtimaı başlığı altında bileşik suç (m. 42), zincirleme suç (m. 43) ve fikri içtima (m. 44) düzenlenmiştir. Ancak doktrinde, kanunda düzenlenmemiş olmamakla beraber, görünüşte içtima kurumundan da söz edilmektedir.

Görünüşte içtima halinde suçların çokluğu sadece görünüşte olup, gerçekte fiile uygulanacak tek norm bulunmaktadır. Bir fiilin ihlal ettiği birden fazla ceza normundan birinin uygulanması, fiilin haksızlık içeriğini karşılıyorsa, diğerlerinin uygulanmasından kaçınılacaktır.

Fikri İçtima Nedir?

Fikri İçtima, Türk Ceza Kanunu Madde 44/1 uyarınca; “İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır.”

Fikri içtima, failin aynı fiille farklı suçları veya aynı suçu birden fazla işlemesidir. Fikri içtimaın iki şartı bulunmaktadır. Bunlar, fiilin tek olması ve tek fiille birden çok suçun işlenmesidir. İşlenen suçların farklı olması halinde farklı neviden fikri içtima, aynı olması halinde aynı neviden fikri içtima söz konusudur. Fikri içtima halinde birden çok suç bulunduğu halde faile sadece bu suçlardan en ağırından dolayı ceza verilmesi, ceza hukukunda kişinin bir fiilden dolayı ancak bir defa cezalandırılabileceği kuralından kaynaklanmaktadır.

Aynı Neviden Fikri İçtima

Bir fiille aynı suçun birden fazla kişiye karşı işlendiği hallerde aynı neviden fikri içtima söz konusudur. Aynı neviden fikri içtimada, aynı fiille aynı suçun farklı kişilere karşı aynı anda işlenmesi gerekmektedir. Örneğin; bir kurşunla birden çok kişinin öldürülmesi, bir fiille birden çok kişinin hakarete uğraması veya tehdit edilmesi, bir gazete ilanı ile birden çok kişinin dolandırılması hallerinde aynı neviden fikri içtima söz konusudur.

Aynı neviden fikri içtima söz konusu olduğunda, failin cezası belirlenirken zincirleme suç hükümleri ile aynı oranda bir artırıma gidilir. Yani ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar arttırılır.

Farklı Neviden Fikri İçtima

Farklı neviden fikri içtimada, tek fiilin farklı suçları oluşturması, en azından iki farklı suçun bulunması zorunludur. Farklı suçtan maksat, kanunda farklı suç tiplerini düzenleyen hükümlerdir. Örneğin; failin bir kişinin camını kırmak için atmış olduğu taşla aynı zamanda odada bulunan bir kişinin yaralanmasına da sebebiyet verdiği hallerde farklı neviden fikri içtima (mala zarar verme ve kasten veya taksirle yaralama suçları) söz konusudur.
Farklı neviden fikri içtimada ortada birden çok suç bulunmasına rağmen fail, bu suçların hepsinden değil, sadece en fazla cezayı gerektiren suçtan cezalandırılmaktadır.

Fikri İçtima Koşulları

Gerek aynı neviden gerekse farklı neviden fikri içtimaın iki ortak şartı bulunmaktadır. Bunlar, fiilin tek olması ve tek fiille birden çok suçun işlenmesi. Aralarındaki tek fark ise farklı neviden fikri içtimada tek fiille farklı suçlar işlendiği halde, aynı neviden fikri içtimada aynı suç birden çok defa işlenmektedir.

Fiilin Tek Olması

Fikri içtimaın en önemli şartını, fiilin tekliği oluşturmaktadır. Fiilin tekliği ise doğal anlamda hareket tekliği ve hukuki anlamda hareket tekliği olarak ele alınabilecektir. Fikri içtimada, icra hareketleri tüm suçların gerçekleşmesi bakımından en azından kısmen ayniyet göstermelidir.

Tek Fiilin Birden Fazla Suçun Oluşumuna Sebebiyet Vermesi

Farklı neviden fikri içtima söz konusu olduğunda, aynı fiilin işlenmesiyle meydana gelmiş en azından iki farklı suçun bulunması zorunludur.

Aynı neviden fikri içtimada ise aynı fiille birden fazla kişiye karşı aynı suç aynı anda işlenmektedir.

Suçların Her Birinin Kovuşturma Şartlarının Gerçekleşmesi ve Başlı Başına Cezalandırılabilir Olması

Fikri içtimada varlığı zorunlu olan her suç yönünden, maddi, manevi ve hukuka aykırılık unsurlarının gerçekleşmesi gerekir. Ancak sadece suçun kanuni tanımındaki haksızlık unsurlarının gerçekleşmesi yeterli değildir, her suç bakımından kovuşturma şartlarının (izin, talep, karar, şikayet gibi) ve cezalandırılabilirliğin gerçekleşmesi de şarttır.

Fikri İçtimanın Sonuçları

Farklı neviden fikri içtimaın söz konusu olduğu durumlarda, failin tek fiille işlediği suçlardan sadece “en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı” cezalandırılması öngörülmüştür. İşlenen suçlardan ağır cezayı gerektirenin belirlenmesinde, o suç için kanunda öngörülen soyut ceza esas alınmakla birlikte, suçun nitelikli halleri de göz önünde bulundurulur. Suçların ihtiva ettikleri cezalar farklı türden ise de ağır olan cezayı içeren hüküm uygulanır. Örneğin; suçlardan biri hapis, diğeri adli para cezası öngörüyorsa, hapis cezasını içeren hüküm tercih edilecektir.

Aynı neviden fikri içtimaın sonucu ise zincirleme suçla aynıdır; faile tek suçtan ceza verilecek ve fakat bu ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar arttırılacaktır.

Fikri içtima sadece cezaların belirlenmesi bakımından tek suç sayılır, diğer hallerde her suç bağımsızlığını koruyacaktır. Kovuşturma şartları, zamanaşımı ve af kanunlarının kapsamının her suç için ayrı ayrı değerlendirilmesi öngörülmüştür.

Zincirleme Suç Nedir?

Zincirleme Suç, Türk Ceza Kanunu Madde 43’e göre;

(1) Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır.

(2) Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır.

(3) Kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağma suçlarında bu madde hükümleri uygulanmaz.

Zincirleme suç, bir suç işleme kararı çerçevesinde, aynı suçun aynı kişiye karşı değişik zamanlarda birden fazla işlenmesidir. Eski kanunda aynı suçun tek bir kararla birden fazla kişiye karşı işlenmesi durumunda da zincirleme suçun varlığı kabul ediliyordu. Ancak yeni TCK ile aynı suçun ancak aynı kişiye karşı işlenmesi ya da tek bir fiille işlenmesi halinde zincirleme suçun varlığı kabul edilmektedir. Diğer taraftan, bazı suçların zincirleme suç şeklinde işlenemeyeceği kabul edilerek (TCK m.43/3) zincirleme suçun uygulama alanı daraltılmıştır.

Zincirleme Suçun Koşulları

Zincirleme suçun üçü objektif, biri sübjektif olmak üzere dört şartı bulunmaktadır. Bunlar; birden çok fiilin bulunması, bu fiillerin aynı suçu oluşturması ve farklı zamanlarda birden fazla işlenmesi, bu suçların aynı kişiye karşı işlenmesi ve sübjektif koşul olarak da birden çok suçun, bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesidir.

  • Birden Çok Fiilin Bulunması:

Zincirleme suçun varlığı için ortada her bir başlı başına suç oluşturan birden çok fiilin bulunması gerekmektedir. Her fiil bakımından suçun tipiklik ve hukuka aykırılık unsurları gerçekleşmiş olmalıdır. Ancak hareketlerin hukuki anlamda tek fiil oluşturduğu hallerde birden çok fiilden bahsedilemez. Örneğin; faile çok sayıda tokat ve yumruk atması halinde kasten yaralama suçunun icra hareketleri oluşur, zincirleme suç söz konusu olmaz.

Zincirleme suç, icrai hareketlerle işlenebilen suçlarda mümkün olduğu gibi, ihmali suçlarda da söz konusu olabilir. Zinciri oluşturan hareketlerden bir kısmının icrai, bir kısmının ihmali olması halinde de zincirleme suç kabul edilmektedir.

  • Fiillerin Her Birinin Aynı Suçu Oluşturması:

Zincirleme suçun ikinci şartı, birden fazla fiilin hepsinin aynı suçu oluşturmasıdır. Aynı suç kavramından ne anlaşılması gerektiği kanunda açıkça belirtilmiştir: “Bir suçun temel şekli ile daha ağır ya veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır.” Örneğin; aynı mağdura karşı ve aynı suç işleme kararıyla önce hırsızlık suçunun temel şeklini işleyen fail, daha sonra bu suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hallerinden birini işlerse, hırsızlık suçları arasında zincirleme suçun varlığı kabul edilecektir.

Zincirleme suçun varlığı bakımından, birden çok aynı suçun farklı zamanlarda işlenmesi gerekir. Örneğin; fail bir hırsızlık suçunu işledikten sonra diğerini işlemelidir. İkinci hırsızlık suçu birincisinden hemen sonra olabileceği gibi, aralarında belli bir zaman aralığı da bulunabilir. Fiillerden bazıları farklı bir suçun konusunu oluşturuyorsa, fail işlediği suç sayısınca cezalandırılacaktır.

  • Aynı Suçun Birden Çok Defa Aynı Kişiye Karşı İşlenmesi:

Zincirleme suçun varlığı için işlenen birden çok suçun hepsinin mağdurunun aynı kişi olması gerekir. Bir suçun, aynı suç işleme kararı kapsamında olsa bile, farklı kişilere karşı birden çok defa işlenmesi halinde zincirleme suç hükümleri uygulanmayacaktır. Bu hususta somut olayda işlenen suçun mağdurunun doğru tespit edilmesi önem arz etmektedir. Örneğin; bir otoparkta bulunan otomobillerin camları kırılarak radyo teyplerinin çalınması halinde, her bir kişiye ait otomobildeki hırsızlık bağımsızlığını korur ve cezaların içtimaı hükümleri uygulanır. Ancak otoparka bırakılan araçlar üzerindeki zilyetliğin araç sahipleri tarafından otopark görevlisine bırakılmış olması durumunda, tüm otomobillerin zilyedi otopark görevlisi olacaktır ve hukuki anlamda tek fiilin varlığı ve dolayısıyla tek hırsızlığın oluştuğu kabul edilmelidir.

Topluma, millete ve devlete karşı suçlar kısmında yer alan suçların mağduru toplumu oluşturan herkes olduğundan, bu suçlardan birinin aynı suç işleme kararıyla birden çok defa işlenmesinde zincirleme suç hükümleri uygulanacaktır. Ancak bunun için somut olayda doğrudan doğruya belli bir kişi ya da kişiler suçun mağduru konumunda olmamalıdır.

  • Birden Çok Suçun Bir Suç İşleme Kararının İcrası Kapsamında Gerçekleştirilmesi:

Aynı suçun bir suç işleme kararının icrası kapsamında birden çok defa işlenmesi zincirleme suçun sübjektif unsurunu oluşturmaktadır. Şayet suçlar arasında sübjektif bir bağ bulunmuyorsa ya da sonradan bu bağ kopmuşsa, zincirleme suçtan bahsedilemez. Failin sonraki fiilleri öncekinin devamı niteliğindeyse ve failin tüm hareketleri arasında tek sübjektif bağlantı varsa, aynı suç işleme kararının kabulü söz konusudur. Aynı suç işleme kararının belirlenmesinde, suçların işlenme zamanı ve yerleri, işleniş şekillerindeki benzerlikler ölçüt olarak kullanılabilir.

Zincirleme Suçun Sonuçları

Zincirleme suçun şartlarının gerçekleştiği tespit edildiğinde, işlenen suçlardan dolayı faile sadece bir suçun cezası verilecektir. “Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar arttırılır.” Bu arttırma TCK’nın 61. Maddesine göre belirlenecek somut ceza üzerinden yapılır.

Öncelikle TCK m.61 uyarınca temel ceza belirlenecek, suçlardan birisinde cezayı arttıran ya da azaltan nitelikli haller varsa ceza arttırılacak ya da azaltılacak ve akabinde belirlenen bu ceza üzerinden sırasıyla teşebbüs, iştirak ve zincirleme suça ilişkin hükümler uygulanacaktır.

Bileşik Suç Nedir?

Bileşik suç, Türk Ceza Kanunu Madde 42/1 uyarınca; “Biri diğerinin unsurunu veya ağırlaştırıcı nedenini oluşturması dolayısıyla tek fiil sayılan suça bileşik suç denir. Bu tür suçlarda içtima hükümleri uygulanmaz.”

Bileşik suç, her biri farklı suçları oluşturan fiillerin unsur olarak bir araya getirilerek tek fiil oluşturması ve yeni bir suçu meydana getirmesi olarak tanımlanabilir. Bileşik suç halinde ortada “tek fiil sayılan suç” bulunmaktadır. Örneğin; TCK m.148’de düzenlenen yağma suçu, cebir veya tehditle malın alınmasından oluşan çok hareketli bir suçtur. Ancak bileşik suçlarda hukuki anlamda tek hareket bulunduğu kabul edilmekte ve dolayısıyla tek suç söz konusu olmaktadır. Bu nedenle bileşik suç, suçların içtimaı hallerinden birisi değildir ve buna ilişkin düzenlemeler suçların içtimaı kapsamında değerlendirilmez.

Sapmanın İçtima Yönünden Değerlendirilmesi

Sapma, kastedilen ile gerçekleşen sonuç arasındaki farkı ifade eden kavramlardan biridir. Failin kastı olmaksızın dışsal bir etken dolayısıyla, failin amaçladığı neticenin yanı sıra ya da sadece amaçladığından farklı bir neticenin meydana gelmesine “sapma” denir. Örneğin; (A)’ya atılan taşın (B)’yi yaralaması halinde sapma vardır. Failin kastı (B)’yi yaralamak olmasa da, netice bu yönde sonuçlanmıştır.

Sapma, kusurluluğu etkilemez. Çünkü suçun mağdurunun değişmesi, bütün unsurları ile gerçekleşmiş bir suçun varlığına engel değildir.

Hedefte Sapma

Hedefte sapma, hedefte tek neticeli sapma ve hedefte çok neticeli sapma olmak üzere iki alt başlıkta incelenebilir.

Hedefte Tek Neticeli Sapma

Neticenin başka bir şey veya kimse üzerinde gerçekleşmesine hedefte tek neticeli sapma denir. Örneğin; failin (A)’ya ateş etmesi halinde merminin o anda yoldan geçen (B)’ye isabet ederek (B)’nin kurşuna maruz kalması durumunda tek neticeli sapma vardır. Bu halde ortada tek netice ve tamamlanmış tek suç vardır. Doktrinde başkaca görüşler de mevcut olmakla ve somut olay bakımından her bir suç konusu fiilin ayrıca değerlendirilmesi gereğiyle beraber, hedefte tek neticeli sapma bakımından suçun kast olunan kişiye karşı işlenmiş varsayılarak çözümlenmesi gerektiği savunulabilir.

Hedefte Çok Neticeli Sapma

Failin kastettiği netice ile birlikte, istemediği diğer netice ve neticelerin meydana gelmesi halinde hedefte çok neticeli sapma söz konusu olur. Örneğin; (A)’ya sıkılan kurşunun (A)’nın vücudundan çıkarak (B)’ye de isabet etmesi durumunda hedefte çok neticeli sapma vardır. Doktrinde, çok neticeli sapmada gerçekleşen neticelerin aynı olması halinde, zincirleme suç hükümlerinin; sonuçların farklı olması halinde ise fikri içtima hükümlerinin uygulanması gerektiği savunulmuştur. Tek bir fiilin söz konusu olamayacağı çok neticeli sapma halinde, netice de “çok” olduğu için fikri içtimaı kabul etmek mümkün değildir. Failin (A)’yı öldürmek için sıktığı kurşun (A)’nın vücudundan çıkıp (B)’yi de öldürürse; fail, (A) bakımından kasten adam öldürmeden, (B) bakımından ise taksir, bilinçli taksir veya olası kasttan biriyle sorumlu olmalıdır.

Suçta Sapma

Kastedilen ile gerçekleşen arasında netice farkı var ise suçta sapmadan söz edilir. Örneğin; fail (A)’nın arabasına taş atmış, ancak taş (B)’ye isabet etmişse, suçta sapma söz konusudur. Bu tür sapmada, suçun niteliğinde bir değişiklik olmaktadır. Suçta sapma da tek veya çok neticeli olabilir.

Suçta tek neticeli sapma durumunda fail, kastettiği ancak gerçekleştiremediği sonuca teşebbüsten sorumlu olacak, gerçekleşen sonuç bakımından ise olası kast veya taksir gereğince sorumlu tutulacaktır.

Suçta çok neticeli sapmada ise fail, işlediği tüm suçlardan sorumlu olmalı ve gerçek içtima kuralları uygulanmalıdır. Örneğin; arabaya taş atan fail, hem arabanın camını kırmış hem de (B)’yi yaralamışsa; mala zarar verme ve yaralama suçundan ayrı ayrı cezalandırılacaktır.

Nedensellik Bağında Sapma

Nedensellik bağında sapma, belirli bir tarzda gerçekleştirilmek istenen bir suçun, başka bir tarzda meydana gelmesi halini ifade eder. Örneğin; (A)’nın (B)’yi boğulması için denize atması, fakat (B)’nin boğularak değil kafasını taşa çarptığı için ölmüş olması durumunda, nedensellik bağında sapma meydana gelmiştir. Nedensel sürecin, failin öngörüsünden farklı olduğu ancak yine de istenen sonucun meydana geldiği durumda, sapma kusurluluğa etki eden bir neden olarak kabul edilmez.

Av. Buğra Çapa

Av. Buğra Çapa, Tekirdağ Anadolu Lisesi’nden mezun olduktan sonra Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde hukuk eğitimi almıştır. 2019 yılında Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun olmuştur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Hemen Bilgi Al!